Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Suikastçının Davranış Biçimi

Yayınlanma Tarihi : 23 - 12 - 2016 : 08:41
Suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş’ın, örgüt bağlantıları derinlemesine araştırılırken, olay sırasındaki davranışları da mercek altına alındı.
Nitekim tüm uzmanlar, suikastçı Altıntaş'ın bu konuda özel eğitimli olduğu ve silah tutuş tekniğinin bir batı ülkesinin eğitim taktiğine benzediği görüşünde hemfikirler.
 
Çevik Kuvvet polisi Altıntaş’ın Rus Büyükelçi Andrey Karlov’a yönelik suikastı birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor.
Meslekte sadece 2,5 yıl geçirmiş bir polis suikast düzenleyebilir mi?
Yakasındaki rozet neyi temsil ediyor?
Operasyonda neden öldürüldü? Canlı yakalanamaz mıydı?
 
Bu soruları uzmanları şöyle yanıtlıyor:
“Çok profesyonelce yapılmış, istihbaratlı bir operasyon. Eylemi yaptıktan sonra çok soğukkanlı olduğunu görüyoruz. 2,5 yıllık bir polis memurunun silahı bu kadar güzel kullanabilmesi, bu kadar otokontrolünün olması, bu kadar soğukkanlı olması çok dikkat çekici. Duruşuyla, fiziki koordinasyonuyla, bakışlarıyla, kontrolleriyle, mimikleriyle çok profesyonel… Bu basit bir çevik kuvvet polisi değil. Muhtemelen bir eğitimden geçmiş. Silah kavrayış tekniği bir ülkenin eğitim taktiklerine benziyor. Bir batı ülkesinin. Biz bu teknikleri biliyoruz, görebiliriz. 
Uzmanı olmayan bir kişi göremez..."
 
"Büyükelçinin yanına koruma almamış olması zafiyet yaratıyor. Bunun istihbaratı çok güzel yapılmış. Ayrıca o polis orada tek başına olmayabilir. Yanında ya da çevresinde talimat aldığı kimseler olabilir. Yakasındaki rozet, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla devlet büyüklerini koruma polislerinin rozetine benziyor. O rozetler korumada çalışan polislere zimmetli verilir. Mesela terör şubesindeki polisin öyle bir rozeti olmaz..."
 
Suikastçının ölü mü, sağ mı ele geçirilmesi konusunda uzmanların farklı görüşleri var:
Birincisi; “Operasyonu yapanlar doğru yaptılar. Diyelim ki, o şahsı sağ almak için bir rehine kurtarma operasyonu uygulanıyor. Bir saat sonra teslim alındı ya da bir şekilde zaman geçti. Büyükelçi hastaneye getirildiğinde doktorlar ’10 dakika önce gelse yaşatacaktık’ dese ne olacaktı? Orada önemli olan şu; eylem yapılmış ve bir büyükelçi vurulmuş yerde yatıyor. Belki yaşıyor. Mecbur rehineyi kurtaracaksınız. Riske giremezsiniz. Bu çok kritik bir karar...”
 
İkincisi; “Yetiştirildiği hangi zihniyetse beyni uyuşturulmuş. Son noktaya kadar kendini tutmuş. Vurduktan sonra da heyecana kapılıyor. Davanın gereğini yerine getirmiş artık. İntihar bombacısı gibi. O kişinin elinde rehine yok, herhangi bir talebi yok. Kimseyi etki altına alabilecek durumda değil. Elinde bombası yok. Silahının şarjör kapasitesi belli. Kaçabileceği bir yer de yok. Bu tür insanların elindeki silahla etrafına verebileceği zarar belli. Bence öldürülmesine gerek yoktu. Canlı yakalanmalıydı. Ölmemiş olsaydı şu anda çok daha fazla bilgi sahibi olacaktık. Emniyet güçlerine ateş ettiği için mi vurdular bilemiyorum..."
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN