Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir Neyin Kenti

Yayınlanma Tarihi : 11 - 10 - 2016 : 09:02
Bu soru senelerdir sorulur bu kentte..
Çeşitli yanıtlar da verilir.
Ticaret kenti denilir, üretim kenti denilir, sanayi kenti, denilir vs. vs..
Ya da şehir için çeşitli hedefler konulur.
Turizm, kongre, tarım vs. gibi..
Hepsi doğrudur aslında..
Genelde, bütün kentlerin gelişmek adına önlerine kattığı amaçlardır bunlar..
 
Ancak..
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli’nin “farklılık yaratmak” için değişik bir teklifi var.
Kestelli, başka kentleri taklit etmek yerine yenilik oluşturmak gerektiğine inanıyor.
Ki, fikrine yüzde yüz katılıyorum.
Kestelli’ye göre, İzmir’in yıldızını parlatabilmek için orijinal bir girişimde bulunmalıyız.
Bu orijinallik için önerisi de, elektronik ticaret..
 
Kestelli, serbest bölge benzeri avantajlarla donatılacak bir modelle, İzmir’in pekala elektronik ticarette önemli bir merkez olabileceğini savunuyor.
Türkiye’de elektronik ticaretin gelişmiş ülkelerin 10’da 1’i seviyesinde olduğunu söyleyerek, İzmir için şöyle bir tablo çiziyor:
 
Yasal ve fiziki altyapı oluşturularak, bu alandaki dünya devlerinin kentimize yatırım yapması sağlanabilir.
— İzmir’de kurulacak elektronik ticaret şirketlerine özel teşvik mekanizmaları geliştirilebilir.
— Hazırlıkları süren yeni yatırım teşvik düzenlemelerine bu konu eklenebilir.
— Zira Avrupa başta olmak üzere büyük bir pazarın tam ortasındayız.
— Çandarlı’da yapılacak liman, yeni havaalanı yatırımları gibi lojistik avantajlar ile İzmir dünyadaki e-ticaret şirketlerinin bir dağıtım üssü olabilir.
— Sadece İzmir değil, bölgemiz ve ülkemiz de böyle bir oluşumdan büyük kazanç sağlar.
— Bağlantılı sektörlerde yaşanacak gelişme ile İzmir tarih boyunca devam eden ticaret şehri unvanını koruyabilir.
 
Ben bu öneriyi sevdim ve beğendim.
Umarım, kentin kanaat önderlerinin de dikkatini çeker.
Madem yaratıcılık, yenilik arıyoruz, işte size somut bir proje..
Kestelli’den projesinin peşinden ısrarla gitmesini ve konuyu her platformda dile getirmesini bekliyorum.
Çünkü bu işlerde birinin liderliği üstlenmesi, ortamı geliştirmesi gerekir.
O görev de, bu güzel fikrin sahibi sevgili dostumuza yakışır.
 
Başarılı olması mümkün değil
 
Başarı için gerekli en temel şartlar yok..
Mesela..
***
— İstikrar yok.
— Ekol yok.
— Sistem yok.
— İskelet yok.
— Devamlılık yok.
— Felsefe yok.
— Düzen yok.
— Tempo yok.
— Teknik yok.
— Taktik yok.
— Lider yok.
 
Bu kadar “yokluk” içindeki Milli Takım’dan başarı beklenir mi?
Ben zaten beklemiyorum, bekleyenlere ise şaşırıyorum.
 
Resimdeki gözyaşları
 
Milli Takım’daki “yok”lukları saydık, bir de “var”lıkları sayalım bakalım.
Bizim ekipte bunlardan da bolca var mesela..
 
— İm’para’torumuz var.
— Sürekli bahanemiz var.
— Santrforsuz oynuyoruz ama kulübede yığınla santrforumuz var.
— Stopersiz oynuyoruz ama kulübede yığınla stoperimiz var.
— Sağaçıktan santrfor yaratma merakımız var.
— Orta sahadan stoper devşirme hasletimiz var.
— Oyuncuları, oynayamayacakları mevkilerde oynatma takıntımız var.
—Her maça garip kadrolar çıkarma keyfimiz var.
— Her karşılaşmada yeni felsefeler arayışımız var.
— Son üç yılda 80’den fazla oyuncu deneme lüksümüz var.
— Durmadan zaman harcama şampiyonluğumuz var.
— İstediğimiz oyuncuyu çiğ çiğ yeme hevesimiz var.
— Savrulacak milyonlarca euromuz var.
— Sanki büyük sırlar keşfediyoruz havamız var.
— Çözümü değil, çözümsüzlüğü tercih eden aklımız var.
— Ee, bir de kimselerde olmayan muhteşem egolarımız var.
 
Yukarıda saydıklarım, milli takımın yarattığı hayal kırıklığının resmidir.
Bu resimdeki tek sorumlu da Fatih Terim’dir.
Çünkü, bu kötü resmi çizen bizzat kendisidir.
 
Denetim yoksa suyu da yutturur
 
Bugün birinci sayfamızın sürmanşetinde haberi okudunuz herhalde..
Meryem Ana Evi’nin bulunduğu Bülbül Dağı eteklerinden akan su, bazı sömürücüler tarafından rant haline getirilmiş.
Bazı firmalar, çeşme ve dağlardan akan suları şişelere doldurup ‘Kutsal Su’ diye pazarlıyormuş.
Bazıları da Meryem Ana Evi bölgesinde bulunan ağaçların kabuklarını ve yapraklarını paketleyerek satıyormuş.
Oysa, ortada ne kutsal su var, ne de kutsal yaprak..
 
Bu tablo, bizim yaşlıların Hac dönüşü onca zahmetle taşıdıkları zemzem sularına benziyor.
Tamamen turistik pazarlamaya dönüşen suları, “kutsanmış” diye satın alıyorlar.
Bence burada asıl mesele, kontrolsuzluk ve denetimsizlik..
Eğer ortam boş kalırsa, mutlaka birileri çıkar, boşluğu doldurur ve yararlanır.
Yapın sıkı denetim, bakalım kimse buna yeltenebilir mi?
Mümkün değil..
 
Uğraşmaya gerek yok
 
— Oyuncu Öykü Çelik, “Hayat Sevince Güzel” dizisindeki rol arkadaşı Burak Çelik ile aşk yaşamaya başlamış.
— Hem aynı dizideler, hem de soyadları aynı.. Zahmetsiz bir aşk olduğu için doğru tercih bence!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN