Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kadın-Doğum Uzmanının Not Defteri!..

Yayınlanma Tarihi : 25 - 09 - 2016 : 10:11
Mesleğinde yetkin ve İzmir'in ünlü bir kadın-doğumcu uzmanı, tıbbi terimle jinekolog dostum, hastalarının kendisine sıklıkla sordukları soruları yanıtlamak için meslek yaşamı boyunca not defterine bazı kayıtlar düşmüş.
Bu sevgili dostum, bir gün bana uğradığında, bu not defterinden uzun uzun söz etmişti.
Çantasından çıkartıp gösterdi bile.
Sohbet koyulaşınca, masamın kenarında unutup gitti.
Meraklı tazeyim ya; bir göz atmak için sesimi çıkartmadım.
O kapıdan, ben bacadan denir ya, arabasına biner binmez açtım ve çoğunu okudum.
İki yıl önceydi, İzmir'de yaşadığı ve seri halde doğum yaptırdığı için notlarından bir tekini dahi "ayıp olur" diye yazamadım.
Bu dostum jinekolog aniden karar verdi ve çok uzaklara; çoluk-çocuk yerleşme kararı aldı.
Gitti de...
Geçenlerde kütüphanemi düzenlerken, o not defterini buldum.
Vallahi ben de unutmuştum.
Hemen açıp, okumadığım sayfaların içine daldım.
Bittiğinde kıyamadım; sevgili doktor dostuma not defterinin bende olduğunu bildirdim.
Sevindi, yaz aylarında İzmir'e geleceğini ve saklamamı istedi.
Mail ile en kritik soruyu patlattım:
Acaba bazılarını kullanabilir miyim?
Önce "hayır", ısrarcı olunca, "peki sen bilirsin ama isim yok" diye izin verdi.
Tamam dedim...
Bu doktor dostumun bazı hasta sorularını ve esprili ilginç yanıtlarını bugün sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
- 35'ten sonra çocuk yapmak doğru mudur?
Yanıt: Hayır, 35 tane yeterli görünüyor.
 
- Bebeğin cinsiyetini öğrenmek için en güvenilir yöntem nedir?
Yanıt: Doğurmak.
 
- Arkadaşlarım bana doğum yaparken hissedeceğim şeyin acı değil sadece normal bir baskı olacağını söyledi, bu doğru mu?
Yanıt: Tabi, bakınız meteoroloji uzmanları da kasırgayı normal bir doğa olayı olarak tanımlar.
 
- Bebeğimiz geçen hafta dünyaya geldi. Karım ne zaman kendini yeniden iyi hissetmeye ve normal davranmaya başlayacak?
Yanıt: Çocuklar ayrı eve çıktıkları zaman.
 
- Kocam külot yerine boxser don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
Yanıt: Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.
 
- Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
Yanıt: Yılda bir kere seks yaparak.
 
- Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
Yanıt: Eğer gripseniz iyileşirsiniz.
 
- Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü. Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
Yanıt: Evet, idrar torbanız.
 
- Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı. Neden?
Yanıt: Çünkü onlardan daha şişmansınız.
 
- Hamileliğin son zamanlarındaki seks, hangi şartlarda doğumu başlatır?
Yanıt: Eğer bu olay, kocanızla başka bir kadın arasında olursa.
 
- Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
Yanıt: Göğüsleriniz.
 
- Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
Yanıt: Evet, bebek dudakları.
 
- Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
Yanıt: Dişleri çıkmaya başladığında.
 
- Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
Yanıt: Evet ama önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha kolay olur.
 
 
Kaptırmayın Kendinizi
 
Bana sormayın. Ben kaptırıp koyuvermem.
”Rakı şişesinde balık olsam n’olcak bu memleketin halleri be abi?” modlarım yoktur.
İlkelerim vardır.
1.Elinden geleni yap,
2.Korkma, düşünceni söyle. İşin ucu, eninde sonunda “benim sadık yârim kara topraktır” dizesine varır.
Ama diğer düşüncelere de saygılı ol.
Demokrasi tahammül edebilmektir. Karşıdakine saygı göstermektir.
Yeri gelince canı pahasına da olsa demokrasiyi korumak en büyük erdemdir.
15 Temmuz Şehitleri,  “acaba başıma bir iş gelir mi?” diye düşünmeden sokağa çıktılar.
Şehitlikte bir mertebe, bir sıra varsa bence en öndeler… 
3. Gerisi?.. İş olacağına varır. Kaptırıp koyuvermeyin kendinizi.
 
“Nereden çıktı şimdi bu?”  derseniz cevap vereyim.
Hitlerden çıktı.
“Unutulmazfilmler.com” sitesinden seyrettim.
Bir Alman komedisi. Özgün adı “Er ist wieder da”; Türkçeye “Bak kim döndü” diye çevriliyor.
İnternette “O Geri Döndü” diye ararsanız da bulabilirsiniz.
“Hitler 2015 yılında Almanya’ya geri dönerse ne olur?” sorusuna cevap arıyor film.
 
Önce “Vaktini boşa harcamışsın, Almanlar kim, mizah kim?” diyenlere cevap vereyim.
Haklısınız.
Konu komediye çok uygun ama, filmi yapan Almanlar…
Siz ara sıra burada gülmem lâzım deyip kendinizi gıdıklayabilirsiniz.
Öyleyse vaktini niye boşa harcadın sorusuna cevap vereyim.
Filmin sonundaki diyaloglar için.
Sırasıyla yazayım.
Kendisinin Hitler olduğunu anlayan ve Almanya’nın başı yeniden derde girmesin diye kendisini öldürmeye gelen kişiyle konuşuyor Hitler.
Seçimle iş başına geldiği 1933’den söz ediyor.
- 1933 yılında halk propaganda yapılarak falan kandırılmadı.
- Beni Almanlar seçti.
- Bana cani diyorsunuz… Öyleyse bana oy verenleri de suçlamalısınız. Hepsi de cani miydi? Sıradan insanlardı.
- Ne yapacaksınız seçimleri mi yasaklayacaksınız?
- Hiç oturup kendinize insanların peşimden niçin gittiğini sordunuz mu?
 
Ya işte böyle.  Hitler de demokrasi ürünüyüm diyor.
Stalin, Hitler, Mussolini…
Hiç birisi ben diktatörüm demedi.
Ben şimdiye kadar "diktatörüm" diyen lider duymadım…
Ama siz yine de kendinizi kaptırmayın Allah muhafaza FETÖ başarsaydı, başımıza gelecekleri düşünüp kendinizi teselli edin…
Günlük sıkıntılara bakıp da kaptırıp koyuvermeyin kendinizi.
Demokrasi güneşi her bataklığı kurutur.
Çok şükür ki, ülkemiz serbest seçimlerle yönetimlerin el değiştirebildiği bir rejime sahip…
 
 
Yemek keyfi
 
Ye iç keyfine bak.
Keyfin temeli yemek demek ki.
Maslow’un ihtiyaçlar sıralamasını bilir misiniz?
 
(Üçgen grafik girecek)
 
Görüyorsunuz temelde Fizyolojik İhtiyaçlar var.
Yani yeme, içme, ısınma…
Ben sadece temel ihtiyaç olarak görmem. Benim için keyiftir yeme, içme.
Daha doğrusunu söylersem yemenin içmenin keyfini çıkarmaktır benim için esas olan.
Sofrada bal kaymak, havyar olması şart değil.
Sahana iki yumurta kırsam, içine de güzel dilimlenmiş sucuk koysam bile (öyle özledim ki sormayın, yasak hala devam ediyor) keyifle yemek isterim.
Nereden mi geldim buraya?
Çınaraltı Restoran’ın masalara koyduğu servis altından.
Resmi yanda. Güzel sözlerle donattıkları bir servis altı koyuyorlar masaya. 
Hem ye hem oku…
Her söz bir kitap...
Yemek keyifli hale geliyor…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN