Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Onun Gibi Vali Yok Artık

Yayınlanma Tarihi : 22 - 09 - 2016 : 09:46
Aydın Valiliği'ne atandığında, henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır.
vakit kaybetmeden hastaneye gider.
Tebdil-i kıyafet acil bölümünden girer. Oradaki görevli bir hemşireye;
"Başhekimin odası nerede?" DİYE SORAR.
Hemşire şöyle bir bakar Recep Yazıcıoğlu'na ama tanıyamaz.
Küçümseyici bir ses tonuyla; "Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda" der. Yazıcıoğlu üst kata çıkar. Başhekimin odasını bulur. Kapısı açıktır ama başhekim odasında yoktur. İçeri girer. 
Tam o sırada başhekim gelir. "Buyrun ne istiyorsunuz ?" diye sorar. 
Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyler. 
Başhekim kendisine;
"Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın" der. 
Yazıcıoğlu, "Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey?" der.
Başhekim sinirlenir ve Yazıcıoğlu'nu odasından kovar.
 
 
Yazıcıoğlu sessizce aşağı iner, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına biner, arabada kendisini bekleyen yardımcısına;
"Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim" der ve makamına döner.
 
 
Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kravatlı, takım elbiseli olarak gider hastaneye.
Elinde görevden alma yazısı.
Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar gelir.
Herkes şaşkındır...
Dün gördükleri yamalı pantolonlu, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan Aydın valisiymiş.
Vay be! der görevliler...
 
 
Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıkar.
İçeri girer.
Başhekim dona kalır...
Siz; ama siz? diyebilir sadece.
Bugün itibariyle başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız der, elindeki görev azli belgesini uzatır ve ayrılır hastaneden.
 
 
Yıllar önce, rahmetli Recep Yazıcıoğlu'nun Denizli'ye tayin edildikten sonra bir kahve molasında dinlemiştim kendisinden bu yaşanmış olayı.
Durduk yerde nereden mi geldi aklıma?
Ankara yolunda geçirdiği kaza gününü hiç unutmam.
Tarih 8 Eylül 2003'tü.
Aklımda net kalışının nedeni, doğum günümden bir gün önce oluşudur.
Mesleğim nedeniyle Yazıcıoğlu'nun çok meslektaşını tanıdım.
Recep Yazıcıoğlu gibi olanını görmedim desem, bilmem haksızlık etmiş olur muyum?
O, bu ülkeye üç-beş gömlek fazla biriydi.
Adam gibi adam, vali gibi valiydi...
Siyasilerin değil, devletin emrindeydi.
Hatırlı kişilerin değil, halk ve haktan yanaydı.
Ölümüne neden olan trafik kazasının, normal olduğuna o gün de inanmadım, bugün de aynı görüşteyim.
Tıpkı helikopter kazasında yaşamını yitiren Muhsin Yazıcıoğlu gibi, eminim ki o da o yıllarda birilerinin çok ciddi ayağına basmış olmalı ki kaza süsü verilen bir suikast kurbanı oldu.
Öldüğünde 55 yaşındaydı.
Bir şeyler mi biliyorum; hayır!..
Öngörüm böyle.
Neyse;
Sayın Valim;
Mekanın cennet olsun inşallah...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN