Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Haberiniz Olsun İstedim

Yayınlanma Tarihi : 20 - 09 - 2016 : 11:37
Gemi çok su aldı, battı-batıyor denir ya; Türk turizmi de aynen bu durumda.
Tek bir farkla; batan gemiyi kurtarmaya çalışan çok olur, ama bizim turizmi kurtarmaya, yok olmaması için ayakta tutmaya çalışan bir Allahın kulu bile yok.
Yazık olacak Türkiye'ye.
Çünkü Türk Turizmi son yıllarda gösterdiği sıçramayla, hem yenilenmiş tesisleri, hem işletme ilkeleri, hem de turist memnuniyeti ile ülkemizin en büyük döviz getiri kaynağı haline gelmişti.
Dünya ülkeleriyle yarışıyordu.
Bugün Kongo'nun bile gerisine düştük.
 
 
Bu kötü gidişat turizmcinin, acentelerin, tur operatörlerinin, işletme ve otel sahiplerinin suçu değil.
Turizmin bu durumunu Diyabetli bir hastaya (şeker hastası) benzetiyorum.
Dünyada ilaç ve tedavi masraflarının tamamının devlet tarafından ücretsiz olarak karşılandığı tek hastalık şeker hastalığıdır.
Neden mi?
Çünkü bu hastalık, insanların yaşadıkları süreç içinde edindikleri kötü alışkanlıklarından kaynaklanmaz da ondan.
Bu hastalığa yakalanmak insanoğlunun kusuru değildir.
Bunun için de devlet teşhis, ilaç ve tedavi masraflarının tümünü karşılamayı görev edinmiştir.
 
 
Turizmle ne ilgisi var diyeceksiniz?
O zaman sorum şu; Türk turizmini bugünkü "batık" hale, turizmci ya da isahipleri mi getirdi?
Yanlış mı yapıldı?
Turisti kaçıracak bir politika mı izlendi?
Tesisler mi yetersizdi?
................!
Tabi ki hiç biri değil.
Turizmin gerilemesinin, çökme aşamasına gelmesinin nedeni, peş peşe yaşadığımız; PKK ve İŞİD terörü, ülkenin güneydoğusunda yaşanan iç savaş, kent merkezlerinde meydana gelen canlı bombalı saldırılar, mülteci sorunu, Rus uçağının düşürülmesi, Suriye sınırındaki olaylar ve 15 Temmuz darbe girişimidir.
Sektör bugün kendi dışında gelişen olayların ceremesini, suçlu olmadığı halde cezasını çekmektedir.
Çünkü biz devlet olarak yabancıları, Türkiye'nin güvenli bir ülke olduğuna inandıramadık, çuvalladık.
Cılız tanıtım bütçemiz, onun-bunun elinde çar-çur oldu, birilerinin cebini doldurdu, o kadar.
Tıpkı şeker hastası gibi, Türk turizmcisi de elinde olmadan yaşadığı bu durumla "ölümün-yok olmanın-iflasın" eşine geldi.
 
 
Devlet devletse, Şeker hastaları gibi turizmciyi kurtarmak zorundadır.
Turizm, altın yumurtlayan bir tavuktur. Dış etkenler nedeniyle bu altın yumurtlayan tavuk, bugün veba hastalığına yakalanmıştır.
Banka borçlarının kısa süreli ertelenmesi turizmi kurtarmaz. Uzun vadeli ve kalıcı tedbirler alınmalıdır.
O "reçete" turizmcilerin elinde hazır bekliyor.
Yeter ki birileri çıkıp dinlesin ve harekete geçsin.
Aksi halde; üç aydır çalışanına maaş, elektrik su faturastoptancıya, markete, manava borçlarını, Maliyeye, SGK'ya vergisini, mülk sahibine kirasını, bankaya yatırım için aldığı kredinin faiz ve taksitlerini ödeyemeyen turizmci bir daha geri dönmemek üzere yok olup gidecek.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN