Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


En Gelişmiş Ülkeler Bile Bunun Altından Kalkamazdı

Yayınlanma Tarihi : 31 - 08 - 2016 : 10:28
BEN HABER GAZETESİ 48. SAYI
 
 
 
 
 
Öncelikle darbe girişimiyle ilgili görüşlerinizi almak isterim. Darbe girişimi sonrasında siyasette çok farklı bir atmosfer var. Siyasetteki bu olumlu havayı nasıl yorumluyorsunuz?
 
Ülkede barış ve konsensus havası sağlanacaksa, bu olay toplum lideri olan partilerin başkanlarına düşüyor. Çünkü onların birlik ve beraberliği tabana doğru yayılıyor. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın İstanbul'da yaptığı mitingde hem Bahçeli'nin hem Kılıçdaroğlu'nun konuşmacı olarak katılıp halkla bütünleşmesi, daha sonra cumhurbaşkanının başkanlığında liderlerin toplanması, daha sonra başbakanla iki muhalefet liderinin bir araya gelmesi ister istemez toplumdaki siyasi tansiyonu düşürdü. Darbeden sonra Türk toplumunun yaşadığı en olumlu olgulardan bir tanesi oldu bu. Çünkü darbe sonrasına dikkat ederseniz bugünlerde ekonomik anlamda tehlikeli bir durumla karşı karşıya değiliz. Bunu bu siyasi ortamın belirsizliğinin kalkmasına borçluyuz. Eğer darbe sonrası siyasetçiler darbe öncesi olduğu gibi birbirleriyle çatışsalardı bugün ekonomide yakaladığımız istikrarı yakalayamazdık. Ekonomide mutlaka sıkıntılar var ama bizim yaşadıklarımızı göz önüne alırsak, dünyanın en gelişmiş ülkeleri bile bunun altından kalkamaz. Bu Türk toplumuna has bir yapı. Şu anda toplumun büyük bir kesimi normal yaşamına dönmüş durumda. Terörle mücadele eden bu ülkede en önemli şey siyasi istikrar ve bunu partilerin bir araya gelerek başarması çok olumlu Türkiye adına. Bugünlerde bir resim gördüm; Gaziantep katliamından sonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı ziyareti, Gaziantep AK Parti İl Başkanı bile paylaşmış. Bu zamana kadar iktidar söylediği hiçbir konuda geri adım atmadı. Muhalefet istediği kadar karşı çıksın, uyguladı. Ama Şırnak ve Hakkari'nin ilçe yapılması kararında muhalefetin sesine kulak verdi ve kararından vazgeçti. Bu olumlu hava ileriki günlerde Anayasa değişikliğine de çok farklı bir şekilde yansıyacak. Türkiye 2019'daki seçimlere sakin bir kafayla gidebilecek. Yabancı yatırımcı bu siyasi istikrarı gördükçe Türkiye'ye farklı bakacak. Özellikle bazı siyasi felaket tellalları önümüzdeki sonbaharda ekonomik kriz bekliyorlar. Ben siyasi birlik ve beraberlik içerisinde öyle bir krizi yaşayacağımıza inanmıyorum. 
 
 
O ARTIK YÜZDE 100’ÜN CUMHURBAŞKANI
 
Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Yüzde 50 50 diye tarif ediliyor ya bu ülke ve hiçbir zamanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın ötekileştirdiği yüzde 50'yi kabullenmeme gibi bir durumunun söz konusu olduğu tartışılıyor bu ülkede. Darbeden sonra kendisi de çok açık belli etti “ben artık yüzde 100'ünün cumhurbaşkanı olacağım bu ülkede” dedi. Kendisi de AK Parti'nin kuruluş yıldönümünde verdiği söylemde 'ben bile değişmek zorundayım' diye bir cümle sarf etti. Türkiye önümüzdeki dönem keskin siyasi manevralarla karşı karşıya kalmayacak. Belli bir süre daha bu uyumun süreceği gözüküyor. 
 
 
 
KANAL 35 YAŞATILABİLİRDİ
 
FETÖ operasyonu kapsamında birçok işyerlerine kayyum atandı, devredildi. Ama ne yazık ki bizim sektöre ilişkin bir çözüm bulunamadı. Siz medya organlarının kapatılmasını nasıl görüyorsunuz?
 
Gerçek anlamda FETÖ yuvalanması olan yerlerin kapatılması normal elbette. Ama İzmir'de örneğini yaşadık, Kanal 35. Ben FETÖ yanlısı bir yayın yaptığına şahit olmadım. Kapatmaya karar verenler iyice araştırdıktan sonra kapatmışlar desek bile ben çalışanlara çok üzülürüm. Çünkü orada çalışan birçok insanı çok yakından tanıyorum, FETÖ denen çeteyle hiçbir ilgileri ve alakaları yoktur. Sırf mesleğini seven gençlerdir onlar. FETÖ ile ilgili yayın organları var ama burası öyle bir yayın kuruluşu değildi. Bugüne kadar FETÖ ile iç içe girmemiş. Burası yaşatılabilirdi. 
 
 
DAVUTOĞLU’NUN BÜTÜN TEZLERİ ÇÜRÜDÜ
 
Dış politikadaki gelişmeleri nasıl görüyorsunuz? Siyasi ilişkilerde normalleşme sürecine gidildi. Sizce bu ekonomik ilişkilere ne zaman yansır?
 
En son Binali Yıldırım’ın açıklamalarıyla da görülüyor ki Ahmet Davutoğlu tezlerinin hepsi çürümüştür. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık dönemi dahil çizdiği bütün dış politikalar iflas etmiştir. Bu iflas da Türkiye'ye pahalıya mal olmuştur. Bunu cumhurbaşkanı da görmüştür. Tahmin ediyorum Davutoğlu ile yollarını ayırmasının belki yönetimsel etkileri var ama ana etkilerinden birisi de dış politikada Sayın Cumhurbaşkanı‘nın da Türkiye'nin geldiği konumu farklı bir şekilde görmesidir. İsrail ile başlayan Rusya ile devam eden ve şimdi Suriye ile sürdürülen dış politikadaki ılıman hava elbette Türk ekonomisine çok olumlu yansıyacaktır. Erdoğan’ın da yönlendirmesinin olmaması mümkün değil ama Binali Bey'in çizdiği politika çok doğru bir politikadır. Binali Bey ilk geldiği gün bir cümle sarf etti. ''Düşmanlarımızın sayısını azaltıp dostlarımızın sayısını yükselteceğiz'' dedi. Çünkü denge çok bozulmuştu. Etrafımızda artık dosttan çok düşmanımız vardı. Bunun dengelenmesi ve artıya geçmesi Türkiye'nin lehine bir olaydır.
 
 
İEF BU SENE REKOR KIRACAK
 
Yine bir fuar dönemi geldi. Sizin beklentileriniz nedir?
 
Yanlış politikalara yıllarca kurban edildi. Ne yazık ki fuarda genel müdürlük yapmış olanlar bile panayır oldu diyerek bu fuarı küçümsediler. 'Çağa ayak uydurmak' denen bir laf vardır ya çağa ayak uydurup da bu fuarı farklı taraflara taşıması gereken genel müdürlerin bile burası panayır oldu diyerek küçümsedikleri o dönemde fuar çok büyük bir darbe yedi. Önce rahmetli Piriştina'nın, daha sonra da bayrağı devralan Aziz Kocaoğlu'nun gayretleriyle uluslararası bu fuar yaşatılmaya devam ediyor. Geçmiş fuarlara bakarak yakınacağımıza artık önümüzde daha güzel, şaşalı ve bütün Türkiye'yi davet eden bir fuar yaratabilir miyizin arayışı devam etmeli. Fuar bir aile fuarı. Herkes fuarda kendini buluyordu. Gördüğüm kadarıyla fuarın ana ekseni etrafında özellikle de sponsorluk destekleriyle 85. fuar bu sene çok parlak bir şekilde geçecek. Ana sponsor olan Folkart ve Vestel'e bütün İzmir çok teşekkür etmeli. Çünkü çok büyük kaynaklar ayırdılar. Ve bu kaynaklar sayesinde de fuar kabuğunu farklı bir şekilde kırma şansını elde etti. Çok güzel reklamlar yapılıyor radyolarda ve televizyonlarda. Bütün Türkiye'de İzmir'e dikkat çekiliyor. İnanıyorum ki ben bu sene fuar ziyaretçi rekoru kıracak. Ben şahsen bunlara destek olan herkese çok teşekkür ediyorum bir İzmirli olarak. 
 
 
Fuarla ilgili bir anı rica etsem sizden...
 
5-6 yaşındayken Basmane'de teyzemlerde kalıyordum. Teyzemin elini 1-2 dakikalığına bıraktım bir baktım ne teyzem, ne teyzemin kızı var. Hiç kimse yok. Nasıl oldu bilmiyorum, poliste buldum kendimi. Sonra teyzemlerin evini tarif ettim. Polisler aldılar beni götürdüler. Onlar da fuarda beni arıyorlarmış evde kimse yoktu. Karakola beni getirdiler komşulara haber bıraktılar. Karakolda beni yatırdılar uyuttular sonra gece eniştem geldi. Beni alıp eve götürdü. Yani fuarda kaybolmuşluğum da var. 
 
ÇEŞME’DE BAZILARI UYKUSUZ KALACAK
 
Çeşme'de gürültü kriziyle ilgili yaşanan son gelişmeleri nasıl yorumlarsınız?
 
İzmir Valiliği bir itiraza cevap verdi. Gürültü kavramını kendilerine sakız yapmış olanlar imza topladılar ve 'bu saatleri ortadan kaldırın' dediler. Bizim tezimizin doğru olduğu ortaya çıktı. Çünkü bazı kafalar anlamasa da Çeşme'de baştan beri savunduğum bir şey var. Bu mekanlar elbette şehrin içinden taşınmalı. Ama şu anda Çeşme ve orada yaşayan yaklaşık 50 bin kişinin ekonomisi tamamen eğlence sektörü ve Çeşme'deki yaşam üzerine kurulmuş bir turizm sektörü var. Siz bunun içinden eğlenceyi çeker alırsanız Çeşme terk edilmiş bir kasabaya döner. Bunun örnekleri de ilkbaharda 'Çeşme'de eğlence yasaklanıyor' haberleri çıktığında iptallerin gelmesiyle birlikte görüldü. Bunun bilincine hem kaymakamlık hem de valilik vardı ki bu insanların topladıkları imzaların cevabı olarak 'bu saatlere kadar burada eğlence devam edecek' diyerek cevabı verdiler. Bir anlamda orada bizim tezimizin doğru olduğu ortaya çıktı. Çünkü bütün olaylar bizim haberimizle başladı. Hatta geçenlerde bir yazı okudum. ''Bodrum'a gittim sıkıntılar içinde ama aynı hafta sonu Alaçatı'ya geldim. Sektör hiç zarar görmemiş gibi. Aynı hareketlilik aynı yoğunlukta ve kalabalıkta Alaçatı ve Çeşme karşıma çıktı'' diyor. Demek ki insanlar buraya daha ağırlıklı bir şekilde geliyorlar ki bunun da bir tek sebebi var; eğlence, yeme içme. Onun için İzmir Valiliği bu gürültüden rahatsız olanlara gerekli cevabı verdi. Ama bu demek değildir ki gürültüden rahatsız olanların hakları göz ardı edilsin. Ben öyle bir şey de iddia etmiyorum ama çözüm bulunsun diyorum. Bu çözüm bulunana kadar da kusura bakmasınlar bazıları uykusuz kalacak. 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN