Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kadının da Cenneti Var...

Yayınlanma Tarihi : 08 - 08 - 2016 : 09:14
İçinde bulunduğumuz ve çağımıza hiç de yakıştıramadığım “olağanüstü hal yönetimi”nin, günlük yaşantımızı etkileyeceği konusunda beklentilerim ve kişisel hazırlıklarım vardı ama, kurumları ortadan kaldıracak, onunla bağlantılarını koparıp buna bağlayacak, daha doğrusu her biri ayrı kanun gereği olan ve ülkenin geleceğini ilgilendiren kararları peş peşe sıralama yönetimi olduğunu bilmiyordum.
Her gün “yeni bir şey”le uyanmanın uyuşturulmuşluğu içinde, tarihin derinliklerinde, günümüze ışık alabilecek pırıltılar aramaya, insanlığın geçmişinde yer alan düşünürlere, kuramcılara saygı duymaya devam ediyorum. Bir ayı geçti; hala Montesqiue’nün İran Mektupları’nın sayfaları arasında dönüp duruyorum. 300 yıl öncesinden bu yana Avrupalı hala Avrupalı, doğulu hala doğulu...
 
“Rika’dan....
......Şeyh Ali Han zamanında İran’da Zülema adında bir kadın yaşarmış. Bu kadın kutsal Kuran’ı ezbere bilirmiş. Aziz Peygamberimiz’in geleneklerini ondan daha iyi anlayan derviş yokmuş. Arap alimleri onun bütün anlamlarını kavrayamadığı bir şey söylemeyi henüz başaramamışlar. Bunca bilgi bu kadında şen bir ruhla birleşmiş. Öyle ki; konuştuğu kişileri eğlendirmek mi, yoksa eğitmek mi istiyor tahmin edilemezmiş.
Zülema bir gün kadın dostlarıyla sarayın salonlarından birinde otururken, içlerinden biri öteki dünya hakkında ne düşündüğünü, alimlerimizin cennetin sırf erkekler için var olduğuna ileşkin eski geleneğine itimat edip etmediğini sormuş.
“Herkesin paylaştığı duygu budur” demiş Zülema onlara...
* Kadın cinsini alçaltmak için yapmadıkları şey yok. Hatta İran’ın her yerine dağılmış Yahudi denen bir halk var. Onlar kutsal kitaplarının nüfuzuna dayanarak, bizim ruha sahip olmadığımızı iddia ediyorlar.
 
Erkeklerin kibri...
Bu hakaretamiz şeylerin yegane kaynağı, kendi üstünlüklerini bu dünyadaki hayatlarının da ötesine taşımak isteyen erkeklerin kibridir. Düşünmezler ki o büyük gün geldiğinde bütün varlıklar Tanrı karşısında birer hiç haline gelecek, aralarında erdemin sağladığı ayrıcalıklardan başka ayrıcalık olmayacaktır.
Tanrı, mükafatlarında kendine sınır tanımayacaktır. İyi bir hayat sürmüş, üzerimizdeki nüfuzunu iyi kullanmış erkekler ilahi güzellerle dolu bir cennete girecekler.
Bunlar öyle güzel olacak ki, bir ölümlü görecek olsa, onlara kavuşma sabırsızlığı içinde o an intihar ederdi. Erdemli kadınlar da zevklerle dolu bir mekana gidecek. Burada kendilerine kul köle olacak ilahe erkeklerle hazdan mest olacaklar, her biri içinde bu erkeklerin hapsedildiği bir saraya sahip olacak. Bizim harem ağalarından daha sadık harem ağaları bu erkekleri muhafaza edecek...”
Tabii ki bunlar Avrupalılar’ın yazdığı kitaplardaki Müslüman dünyası.
Abartı olabilse de, bir kök gerçekten, yani yerinde yaşamışlıktan alıntıları kimse inkar edemez. Bazılarımız kadınları erkeklerin yazdığı din kitap ve yorumlarıyla değerlendirse, daha doğrusu erkeğin zevkleri için yaratılmış kul olarak görse, hatta Tanrı’nın cenneti bile erkekler için yaratmış olduğu işlense de, görülüyor ki, kadın din alimleri de kadın cinsine cennetten pay ayırmayı Tanrısal hak olarak görüyor.
İslam dünyasında özellikle köreltilen “cennetteki kadın imajı”, batı kaynaklarında hala vardır ve itibar görmeye devam etmektedir. Kadının “namusu”nun bile kendisinin dışında babasına, eşine, ya mahalleye ait olması gibi...
Hepinize sağlık içinde mutlu günler dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN