Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Algıyı İyi Yöneten 2019’da Kârlı Çıkar

Yayınlanma Tarihi : 13 - 06 - 2016 : 13:54
BEN HABER GAZETESİ 46. SAYI
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
 
 
 
Artık Türkiye’nin İzmirli bir Başbakan’ı var… Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?
İzmir’den bir Başbakan’ın olması İzmir’e çok büyük katkı sağlar. Özellikle merkezi hükümet yatırımlarının artacağının bir göstergesi olarak görüyorum ben bu durumu. Ama şu da bir gerçek; İzmir’de şu anda iki tane genel başkan var. Hem iktidarın hem de ana muhalefetin genel başkanı İzmir’den. Ben, 2019’un hedeflenerek siyaset ve hizmet boyutunun şekilleneceğini düşünüyorum. Çünkü AK Parti şunu çok net gördü; bu şehirde yatırımların engellendiği yönünde yaratılan her izlenimin onlara zararı dokundu. Binali Bey 1 Kasım seçimleri öncesinde de söylemişti. “Yerel yönetimlerle hiçbir şekilde hasım olmayacağız, bilakis onlarla birlikte el ele çalışacağız” demişti. Yıldırım, bu söylediğinin bir kısmını Ulaştırma Bakanlığı döneminde yerine getirdi. Ancak gücü ve yetkisi sınırlıydı. Bu yüzden de tam anlamıyla istediğini yapamıyordu. Ama şu anda Başbakan ve her yetki kendi elinde toplanıyor. Ben 2019’a kadar kalan 2,5 yıllık sürecin tamamen proje ve kurdele kesme odaklı geçeceğini düşünüyorum. Bu hem yerel yönetimler açısından hem de hükümet açısından böyle olacak. Sonuçta bu bir algı operasyonudur. Algıyı kim en iyi hizmet ve proje anlamında İzmir üzerinde oluşturursa, o taraf çok farklı bir biçimde 2019 seçimlerinden sonuç alacaktır. Böyle baktığımız zaman görüyoruz ki AK Parti bu konuda çok iyi. Çok iyi projeler yapıyor ve ekiplerini de çok iyi kuruyor bu şehirde. Özellikle de Başbakan olduktan sonra Binali Bey… 
 
 
 
AZİZ BEY BÜROKRATLARINI DEĞİŞTİRMELİ
 
Peki İzmir Büyükşehir Belediyesi?
Büyükşehir, aynı dinamizmi şu anda pek İzmirliye hissettiremiyor. Aziz Bey’in elbette çok kıymetli bürokratları vardır, ben hepsini kastetmiyorum. Ama belli bürokratları, dinamizmi ortaya koyacak şekilde değiştirmeli veya yeni isimler bulmalı ve İzmir’e yönelik hizmet ve projeler anlamında da kentle daha farklı bir diyalog kurmalıdır. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu tarafını eksik görüyorum. Aziz Bey nereden baksanız 8-9 yıldır ekiplerinden dolayı çok eleştirilir. Ama artık önümüzdeki 2019 seçimleri bugüne kadar CHP’nin kale olarak gördüğü İzmir’de pek kolay olmayacak. Eğer MHP’de bir genel başkan değişikliği olursa ve Meral Akşener genel başkan seçilirse, MHP de burada güçlü bir aday koyarsa, bu en fazla CHP’ye yara açar. Nasıl ki AK Parti her kademedeki kadrosuyla kendini 2019’a çok iyi hazırlıyorsa, Aziz Bey’in de tüm kadrolarını gözden geçirip, belediyeyi daha farklı bir çalışma temposuna sokup, bunu İzmirliyle buluşturması gerekiyor. Bence 2019’un en heyecanlı ve sonucu merakla beklenen kenti İzmir olacak. 
 
 
DAVUTOĞLU İZMİR’İ YILDIRIM KADAR BİLEMEZ
 
Ahmet Davutoğlu ile Binali Yıldırım arasında İzmir’e olan yaklaşımları açısından ne gibi farklılıklar var?
İzmir’e ilk geldiklerinde Davutoğlu Başbakanlık Ofisi müjdesi vermişti, Yıldırım ise Konak ve Karşıyaka’yı birbirine bağlayacak projenin müjdesini verdi. Sayın Davutoğlu da tabii ki İzmir’e önem veriyordu ve İzmir’i kazanmak istiyordu. Ama sonuç olarak Davutoğlu, Binali Yıldırım kadar İzmir’i teneffüs edememiş bir siyasetçiydi. Doğaldır da zaten, çünkü kendisi Konya milletvekiliydi. İnanıyorum ki nasıl Yıldırım Konya’yı Davutoğlu kadar bilemezse, Sayın Davutoğlu da Sayın Yıldırım kadar İzmir’i bilemez. İzmirlinin beklentilerini, merkezi hükümetten ne istediğini bilemez. Onun için Davutoğlu tarafından yaptırılan Başbakanlık Ofisi iş adamları ve bazı yabancı kuruluşlar açısından önemli gibi görünür ama halka fazla hitap eden bir şey değil. Ama siz derseniz “İnciraltı-Karşıyaka arasını 5 dakikaya düşüreceğim”, işte o zaman bu bütün İzmir’in ilgisini çeker. Bu da kenti tanımakla alakalı… 
 
 
DELİCAN GÖREVDEN ALINABİLİR
 
İzmir’e yönelik bazı dedikodular var. İl Başkanı Bülent Delican’ın görevinden alınacağına dair. Siz nasıl yaklaşıyorsunuz bu iddialara?
Benim gördüğüm İzmir’de bir değişime gidilecek gibi bir hava seziyorum. Yani İzmir’de AK Parti İl Başkanlığı’nda bir değişiklik olacak gibi görünüyor. 
 
 
KILIÇDAROĞLU ONUN KARŞISINDA DURAMAZDI
 
Peki CHP’yi nasıl görüyorsunuz? 
Artık bunca yıldan sonra Sayın Kılıçdaroğlu ağzıyla kuş da tutsa, partisini 25-26’ların üzerine çıkaramaz. Ama Türkçede de bir atasözü vardır, “Yenilen pehlivan güreşe doymaz” diye. Son dönemde demeçlerini arttıran Muharrem İnce’nin de şunu görmesi lazım; kendisi bu partide genel başkan adayı olarak tutmuyor. Boşuna orada genel başkanlığa adaymış havası vermemeli. Eğer partisini seviyorsa, oturup arkadaşlarıyla, bir genel başkan adayı bulmak zorundalar. Çünkü Sayın İnce tekrar çıksa yine Sayın Kılıçdaroğlu kazanır. Muharrem İnce iyi bir hatiptir, siyasette farklı algıları olabilir, ama görünen o ki daha kendi partisinde tutmuş değil. Eğer Muharrem İnce Meral Akşener gibi bir hava yaratabilmiş olsaydı Kemal Kılıçdaroğlu onun karşısında duramazdı.   
 
 
 
BAHÇELİ’NİN HEDEFİ: BÖL VE YÖNET
 
MHP’de herkes olağanüstü kongreyi bekliyor. Genel Başkan adayı sayısı da arttı. Bu durum Bahçeli’nin işine mi yarar?
Ben şu anda sayısını unuttum. Bazı adayların tavşan aday olduğuna inanıyorum. Yani Sayın Bahçeli tarafından ortaya çıkarıldı bence. Hepsinin de genel başkanlık gibi bir hedefi olduğunu düşünmüyorum. Tamamen böl ve yönet felsefesinin uzantısı olarak görüyorum bu adaylıkları. Ama toplum eğer bir insanı belli bir yerde görmek istiyorsa onu kimse engelleyemez. Onun için Bahçeli ne yaparsa yapsın ancak ömrünü böyle 3-5 gün uzatabilir. Bahçeli devri artık bitmiştir. Bahçeli çok iyi bir siyasetçi olduğunu söylüyor. Hiçbir aklıselim buna inanmıyor o ayrı. Ama gerçekten iyi bir siyasetçi olsaydı genel başkanlığı bırakırdı. Hiç olmazsa saygı görebilirdi. Onursal başkan unvanları ona verilebilirdi. Korkarım ki, Sayın Bahçeli Yargıtay kararlarına rağmen olayı tırmandırmaya devam ederse o kongre salonundan çok farklı bir şekilde uğurlanacaktır. Bu da onu ömrü boyunca üzecek bir davranış biçimi olacaktır. 
 
TÜRK TÜKETİCİLER UYANIK OLSUN
Son olarak bir de turizm değerlendirmesi alalım sizden…
Görünen o ki iyi bir sezon gelmiyor. Başta Antalya bölgesi olmak üzere birçok turistik bölge kendini yerli turistle idame ettirecek. Ama rakamlarda da pek taviz vermiyorlar. Tamam eskisi gibi uçuk fiyatlar yok ama bir Alman’a bir Rus’a verdikleri fiyatları da vermek istemiyorlar. Bence Türk tüketiciler uyanık olsun. Çünkü sonunda hep fatura onlara çıkıyor. Eğer biraz daha sabırlı davranarak rezervasyon yaptırmazlarsa görecekler ki yabancı turiste verilen fiyatlar yerli turiste de verilmeye başlanacak. Bu dönem Çeşme otelleri de zaten yüzde 30 kapasiteyle gidiyor. O yüzden sektör pek iyi günler geçirmeyecek bu görünüyor. 2016 kayıp bir yıldır ve artık 2017’nin çalışmalarının yapılması lazım. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN