Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Anlatamayınca Anlatıyorlar...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 06 - 2016 : 09:25
Bir Ermeni şoku da Almanya’dan... Dün Fransa’dan ve değerlerindendi, bu gün de “100 yıllık dost”tan... Devamı da elbet de gelecek... Çünkü Ermeni lobisi, yılmadan, usanmadan anlatmaya, kandırmaya devam ediyor... Her yılın 24 Nisan’ında yapacağı periyodik açıklamada “soykırım” kelimesini kullanmamasından mutluluk duyduğumuz ABD başkanları da gün gelecek, o kelimeyi mutlaka kullanacak...
Çünkü, Ermeniler’in boş dünya meydanlarında özenle işlediği “soykırım” yalanının karşı ve haklı tarafı olan bizler sustuk, İngilizler’in, Fransızlar’ın, Ruslar’ın silahlandırdığı Ermeni çetelerinin katlettiği, tecavüz ettiği, soyduğu 100 binlerimizin adını bile anmadık. Hatta o talihsizlerimiz anısını Ermeniler’in tün dünyaya andırdıkları 24 Nisan ve benzeri bir tarihi “Ermeniler tarafından katledilen Türkler’i anma günü” olarak bile düşünmedik.
Daha da ileri gidip; aynı katliamlarda can veren 100 binlerimizi bir kenara bırakıp, 24 Nisan’da mesajlar yayınladık, özür dilemeye bile yeltendik. Peki dışarıya anlatamadık da içeride kendi insanımıza “Osmanlı bu katliamın başlatıcısı olmadı, Ermenilerin ellerindeki katliam silahlarını dağıtmadı, eğer iddia edildiği gibi bir soykırım olsa, yok etmek yerine kendi toprakları üzerinde güvenli bir bölgeye taşıma girişimini neden başlatsın” diye anlatamadık. Hatta bu konunun canlı tanığı, bilgi ve görgü sahibi Yüce Atatürk’ün özenle anlatımlarına bile itibar etmedik.
Kim ne derse desin; nasıl algılarsa algılasın, geldiğimiz üzücü kararlar, Ermeniler’in hücumları karşısında sürekli savunmada kalıp, bir kaç cılız ve bireysel ses dışında hiç bir tez, uluslararası konferans, tahir semineri, toplantısı, yeni belge açıklaması gibi bir zahmete katlanmamışızdır.
Alman Parlamentosu’nun, hatta Türk kökenli Alman milletvekillerinin aldığı aleyhte kararda, kendi anlatım, savunma, gerçeklerin üzerine gitme konusundaki gösterdiğimiz zayıflığın payı büyüktür. 
Hatta diyebilirim ki; 65 yıldır iç siyaset dizaynı ile uğraşan siyasilerimizin, dış siyaseti ve tarihsel gerçekleri savunmayı bırakmasının sonucudur ve bundan sonrası için de bir hayli geçtir.
 
Sahipsiz kalan bireysel zafer...
Doğu Perinçek’in İsviçre’de alınan “inkar” kararından sonra verdiği mücadele ve sonrasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden aldığı “parlamentolar tarih yazamaz” kararı, bundan sonrası için de rehber niteliği taşımasına rağmen ne yazık ki Türk Hükümeti, Türk Dışişleri ve Türk vatandaşları tarafından sahiplenilmemiş, ortaya çıkan zafere bile sevilmemiştir. Alman Parlamentosu ve değer parlamentoların bundan sonraki benzer kararları için izlenecek yol ulaşılması hedeflenen sonuç, bazı kesimler için “zor” da olsa, Doğu Perinçek’in izlediği ve aldığı yol olacaktır.
Nitekim önceki gün, Alman Parlamentosu da bir “tarih yazma sevdası”na tutulmuş, sonrasında Alman Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden döneceğini bile bile “tek fireli” ve 100 yıllık Türk-Alman dostluğuna hançer niteliğinde, başarılı Alman ekonomisinin Türk karıncalarını da üzen bir karar almıştır. 
Böylesine tarihi bir kararı tek fireyle kabul eden Alman Parlamenter çoğunluk gerçeğini bir kenara bırakıp, Başbakan Merkel’i “grubuna sahip çıkamamak, özgür iradelerine engele olmamamak”la suçlamak, bu kargaşa ortamında bizden başka hangi ülke siyasetçilerinin aklına gelir?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN