Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Urla-Alaçatı:Cazip Paslaşma

Yayınlanma Tarihi : 31 - 05 - 2016 : 09:12
Duyunca çok sevindim.
Urla Şarap Üreticileri ve Bağcılık Derneği ile Alaçatı Turizm Derneği ortak projeler gerçekleştirme kararı aldılar.
Sevindim çünkü..
***
— Bölgelerine ekonomik canlılık getirirken, tarih ve geleneklerden beslenen lezzet ve kültürlerin yaşaması için yoğun çaba gösteren her iki dernek, bu ortak amaç için daha birçok etkinlikte buluşabilir.
— Birliktelik Urla-Çeşme yarımadasına katma değer yaratabilir.
— Bölgenin sahip olduğu zenginliklerden verimli bir şekilde yararlanılabilir.
— Deniz turizmi ile şarap turizmi güçlü sinerji oluşturabilir.
— Bu ortaklıkla yarımadadaki otel, gastronomi ve agro-turizme yönelik yatırımlar daha hareket kazanabilir.
— İki ayrıcalıklı bölge, tatilcilerin-turistlerin ilgisini daha fazla çekebilir.
***
İki dernek de son derece doğru adım attı, doğru buluşma yarattı.
Cazip paslaşma sayesinde yüksek kazanımlar sağlayacaklarına da inanıyorum.
 
Roland Garros
 
Geçtiğimiz hafta dünyanın en büyük tenis organizasyonlarından, sezonun ikinci grand slam turnuvası Fransa Açık’a (Roland Garros) gittim.
Türkiye Tenis Federasyonu İzmir Temsilcisi Bülent Necimoğlu ile birlikte, birbirinden şahane maçları ve kortların büyük yıldızlarını yakından izleme fırsatı bulduk.
Her gün 10 saate yakın hiç kıpırdamadan müsabakaları seyrettik.
Organizasyon ve ortam o kadar güzeldi ki, ne yalan söyleyeyim hiç dönmek istemedik. 
***
Tenis turnuvası deyip geçmeyin.
O turnuva, Paris’i neredeyse ağzına kadar doldurmuş durumda.
Dünyanın en iyi oyuncularını seyretmek için onlarca ülkeden insanlar akın etmişler.
Otellerde, restoranlarda, kafelerde yer bulmak imkansız gibi..
Her yer hareketli, her yer kalabalık.
Fransa’da işçilerin ciddi bir grevi ve hükümete yönelik sokak protestoları olmasına rağmen, kimse turnuva programını iptal etmemiş.
Dolayısıyla..
Paris standartlarının dışında büyük bir turizm canlılığı yaşanıyor tenis sayesinde..
 
Paris’te neler oldu
 
— Öncelikle, Roland Garros’a katılan üç milli sporcumuzun ana tabloya kalmasından övgüyle bahsedildi hep..
— Fransa Açık’ın resmi internet sitesinde yer alan “3’lü Türk lokumu” başlıklı haberde, Marsel İlhan, Çağla Büyükakçay ve İpek Soylu’nun turnuvada ana tabloya kalması Türk tenisi için tarihi bir başarı olarak nitelendi.
— Büyükakçay ve Soylu, “bir grand slam’de ana tablo maçına çıkan ilk Türk kadın tenisçiler” unvanını aldı.
— İlhan ise kariyerinin 12. grand slam turnuvasına katılma başarısını gösterdi.
— Oyuncularımızla röportajlar yapıldı.
***
Turnuva sırasında Marsel İlhan’la uzun süre sohbet ettik.
Organizasyona katılmaktan dolayı gururluydu ve umutluydu.
Çağla ile de görüşmemiz oldu.
Yüreğinin kıpır kıpır çarptığı ve büyük heyecan yaşadığı her halinden belliydi.
İpek ile ise maç saatleri çakıştığından karşılaşamadık.
***
Ancak şunu söylemem gerekir ki..
Başta Çağla olmak üzere bu çocuklar sayesinde Türkiye’de tenis daha süratle gelişecektir.
Gençlerimiz; Gülberk Gültekin, Mert Ertunga, İpek Şenoğlu ve Pemra Özgen’in açtığı yolda Çağla’nın önderliğinde süratle ve emin adımlarla yürüyorlar.
Bundan sonraki turnuvalarda onların adlarını çok daha fazla duyacağımıza eminim.
Tabii ki son yıllardaki gelişmelerden dolayı Türkiye Tenis Federasyonu’na teşekkür etmeliyiz.
Ki, ben şimdi ediyorum.
Başarılı çalışmalarını taviz vermeden sürdürmelerini diliyorum.
 
Fiziksel gücü yüksek en zor turnuva
 
—  Roland Garros eskiden “Fransa Şampiyonası” olarak anılırdı.
—  1968 yılında “open” statüsüne geçen (yani hem amatör hem profesyonel tenisçileri barındıran) ilk turnuva oldu.
—  Kortları yavaş zemine (toprak) sahip.
—  Son setinde tie-break uygulanmayan beş setlik statüsü ile en fazla fiziksel güç gerektiren turnuvadır.
—  Top toplayıcılar 12 ila 16 yaş arasındaki kız ve erkek çocuklardan seçiliyor.
—  Hepsi bir örnek giyiniyorlar.
—  Top toplamak için 3 bin civarında çocuk başvuruyor, 300’ü seçiliyor ve eğitiliyor.
—  Roland Garros kupaları “Maison Mellerio dits Meller” şirketi/kuyumcusu tarafından yaratıldı.
—  Hepsi saf gümüşten.
—  Teklerde kadın ve erkeklerin birincilerinin isimleri kupanın dibine yazılıyor.
—  Şampiyonlara kupanın ısmarlanmış birebir kopyaları veriliyor.
—  Onlar da saf gümüşten.
 
Daha yakına taşınsaydı
 
- Eşi Yılmaz Erdoğan’ın Köyceğiz’e yerleşmesiyle ayrılacakları konuşulan Belçim Bilgin, “insanların dip dibe yaşaması gerekmiyor” demiş.
- Tabii ki gerekmiyor, ama böyle birbirinden yüzlerce kilometre uzakta yaşayınca da, adına evlilik denmiyor, bilesiniz!..
 
İzleyenler perişan
 
- Kilo alan ve sahnede dansçılarına ayak uydurmakta zorlanan Hadise eleştirilere kızmış, “kilo yorumları beni incitiyor” demiş.
- Sen incinmekle kurtuluyor olabilirsin ama seni izleyenler o görüntünün etkisinden nasıl kurtulacaklar, hiç düşündün mü?
 
O filmi çekmeyin
 
- Oyuncu Mehmet Günsür, İtalyan yönetmen eşine 30 dakikada aşık olduğunu söylemiş, “film ilişkimiz yüzünden yarım kaldı, aşk sürüyor” demiş.
- Eğer bir gün film çekimi tekrar başlarsa, aşka ara verildiğini anlamış olacağız demek ki!..
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN