Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Rüyamda Görsem Kabus Diye Uyanırım

Yayınlanma Tarihi : 23 - 05 - 2016 : 12:08
BEN HABER GAZETESİ 45.SAYI
 
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
 
 
Kılıçdaroğlu “Başkanlık Sistemi’ni kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” dedi, ortalık bir anda ayaklandı. AK Parti’den bu açıklamaya çok sert yanıtlar geldi. Öncelikle bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Türkiye’de bu “kan” tartışmaları ilk kez yaşanmıyor. Geçmişte rahmetli Erbakan da böyle cümleler kullandı. Ben işin o tarafında değilim. Aslında söylenmemesi gereken bir cümle. Ben işe farklı bir boyuttan bakmak istiyorum. Başta TÜSİAD olmak üzere ekonomiyle ilgili çok ciddi sinyaller verilmeye başlandı. Özellikle Türkiye’nin yurtdışı algısı gittikçe kötü olmaya başladı. Özellikle yabancı yatırımcı huzur ister, siyasi istikrar ister ve özellikle sorunsuz bir ülke ister. Türkiye’de bu üçü de hemen hemen yok. Görünen o ki AK Parti Başkanlık Sistemi’nde ısrarcı olacak, Kemal Kılıçdaroğlu da insanları sokağa dökecek ve ülkede bir kaos ortamı olacak. “Kan akacak” ne demek? “Birtakım olaylar gerçekleşecek, bu olaylarda da kan akacak” demek bu. Böyle bir Türkiye’yi ben hayal bile edemiyorum. Rüyamda görsem kabus diye uyanırım. Bu durum Türkiye için Suriye, Irak, Somali gibi bir imaj yaratır. Ve bu Türk ekonomisini inanılmaz derecede vurur. Bu karşılıklı verilen cevaplar bile bütün iş adamlarını tedirgin ediyor. Bir de siz kendinizi yabancı yatırımcının yerine koyun. Veya Türkiye’ye turist olarak gelmeyi düşünen insanların yerine koyun. Evinizde televizyon seyrediyorsunuz, ekranda parçalanmış cesetler, patlamış bombalar, atında da Türkiye yazıyor. Türkiye’nin yurtdışındaki imajı son dönemde çok kötüye gidiyor.   
 
 
 
BAŞKANLIK SİSTEMİ’NE HAZIR DEĞİLİZ
 
Peki siz bir gazeteci olarak Başkanlık Sistemi’ne nasıl bakıyorsunuz?
Bana göre bu aşamada Türkiye Başkanlık Sistemi’ni kaldırmaz. Toplum henüz buna hazır değil. Yüzde 51-52’nin Başkanlık Sistemi’ni istemesi her şeyin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Bunun karşısında yüzde 48-49 var demektir. O zaman o 48-49’u da ikna etmek zorundasınız. Bu süreçte muhalefetin bir şekilde kendini toparlayıp toplumla daha farklı bir şekilde diyaloga geçmesi lazım. Şu anda iki parti de kendi iç işlerine kapanıyor gibi göründüğü için toplumun genel ihtiyacı olan bilgilendirmeyi yapamıyorlar.
 
 
Davutoğlu’nun gidişini nasıl yorumluyorsunuz? Bundan sonraki süreçte ne olur? Partinin oyları bu durumdan etkilenir mi?
Eğer parlamenter sistem varsa bunlar yanlış işler. Milli irade deniyorsa, milli iradenin seçtiği bir başbakan vardı. Ortada hiçbir hata, hiçbir gerekçe yoksa… Sonuçta bir gerekçe yok. 
 
 
 
YENİ PARTİ KURULURSA MHP TABELA PARTİSİ OLUR
 
MHP’de de muhalifler kazan kaldırdı. Başlangıçta bu kongreyi yapacağız dediler. Sonrasında da Yargıtay’ın kararını bekleyeceklerini söylediler. Sizce MHP’de kongre yapılmazsa partiyi ileride nasıl günler bekliyor?
 
MHP, hızla baraj altına doğru gidiyor. Bunu ben söylemiyorum, bunu aklıselim köşe yazarları, yapılan anketler söylüyor. MHP’yi gelecekte hiç de iyi günler beklemiyor. MHP artık kesinlikle bir değişim istiyor. Ya bu değişimi yapacak ya da baraj altı kalacak. Zaten bunu 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında gösterdi. 80 milletvekilinde 40 milletvekiline düştü. MHP’nin Genel Başkanı, anlamakta zorluk çektiğim bir isim. Nasıl bir genel başkan var o partinin başında ve nasıl bir biat kültürü var o partide anlayamıyorum. Muhalifler delegeden 600 imza topladı el insaf. Genel başkanların Genel Kurul’da nasıl hakimiyet kurduğu bilinen bir gerçektir. Bakın CHP’de Mustafa Balbay, Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıktı, imza bile toplayamadı. Demek ki senin yüzde 100 hakimi olduğunu düşündüğün delegelerinin 600 tanesi, senin gitmen için imza topluyorsa, bir genel başkan olarak artık senin oturup bir düşünmen lazım. Bu arada bazı senaryolar da var. Muhalefet başka bir partinin çatısında buluşup, merkez sağa yakın farklı bir parti kurup, seçimlere öyle girebilir. Çok net söylüyorum; Meral Akşener başka bir partiyle birlikte seçime girerse MHP tamamen silinir.  
 
Sayın Bahçeli 15 Mayıs için; “Bu yaşananlar şerefli mazimizin hiçbir döneminde görülmeyen çirkinlik, rezilliktir.”diyor. Acaba bu çirkinlik ve rezilliğe kimin sebep olduğu sorusunun cevabını da Bahçeli vermeli? Bahçeli halen bir şeyin mesajını almamış! “Genel Merkez’e size destek olmak için 150 kişilik bir topluluk zor gelirken, Anadolu Oteli’nin orada 20 binden fazla MHP’li bu 4 adayı destekliyor. Siz daha neyin direncindesiniz Sayın Bahçeli? Acaba bu rezillik ve çirkinliğin ana sebebi sizin bu kongreyi yaptırmamak için olmadık oyunlara başvurmanız olabilir mi? Bugüne kadar iktidarın hukukla ilgili yaptıklarını eleştirirken bugün aynı hukuktan siz de faydalanmaya çalışmadınız mı? Eğer Bahçeli partisini ve tabanını iyi algılayabilseydi “benim devrim tamamlanmış, benim artık evimde oturmam lazım” derdi. Ama ne yazık ki Sayın Bahçeli, devrinin tamamlandığını anlamamakta ısrarcı. Şu anda toplumun gözünde biraz kalmış prestijinin son demlerini de kaybetti. Eğer kongreyi yapmazsa muhalifler başka bir çatı altında toplanacaklar ve ilk yapılan seçimlerde de MHP tabela partisi olacak, baraj altı kalarak. 
 
Ufukta bir erken seçim görünüyor mu sizce?
Eğer her iki partide yani MHP ve CHP’de bir genel başkan değişikliğine gidilmezse, Türkiye Ekim’de bir erken seçim yaşayabilir. 
 
 
FATURAYI EYLÜL’DE GÖRECEĞİZ
Yaşanan terör saldırıları, ülke içindeki güvensizlik ortamı turizme ciddi oranda darbe vurdu. Antalya’da çok sayıda otel kapandı, kapanmaya da devam ediyor. Sezon başladı sayılır. Siz bu sezonu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bugüne kadar gelen bilgilerde başta Antalya, Kapadokya ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin turist çeken bölgelerinde yüzde 30’dan fazla bir düşüş var. Bu daha da tırmanacak gibi görünüyor. Bunun neticelerini de biz işsizlik anlamında göreceğiz. Çünkü o bölgelerde mevsimlik işçiler vardı. Eylül Ekim aylarında da yaşanan bu sıkıntının faturalarını göreceğiz. 
 
 
2 TANE FES, 3 TANE EŞARPLA EKONOMİ DÜZELİR Mİ?
 
Peki Çeşme’yi nasıl görüyorsunuz?
Çeşme tabii yerli turizme açık bir bölge. Orada da sezonun pek iyi geçmeyeceğini görüyorum. Çünkü Çeşme’ye farklı bir kesim davet edilirdi. Eğer Bodrum, Antalya iç turizme yönelirse bu durumdan en çok Çeşme etkilenecek. Çeşme’nin tanıtım atağına kalması gerekiyor. Ben Çeşme ile ilgili bir tanıtım yapıldığını görmüyorum şu an. Çeşme Belediye Başkanı “sezon çok iyi geçecek, 85 gemi gelecek” diyor ama. Gemiler gelince ne olacak? Ellerinde bir şişe su ile dolaşıp gidiyorlar. Gelenler oradan 2 tane fes, 3 tane eşarp alınca ekonomi mi düzeliyor orada?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN