Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ay Fazları ve Biz

Yayınlanma Tarihi : 23 - 05 - 2016 : 11:53
BEN HABER GAZETESİ 45. SAYI
 
 
 
Ay’ın hangi fazında ne yapılır ne yapılmaz? Ay fazları önemli gök olaylarıdır. Günlük yaşamımızın akışı ve şekillenmesi adeta Ay’ın dünya ve diğer yıldızlar ile etkileşimi üzerine kuruludur. Günlük yaşamın akışından sorumlu olma görevi ona verilmiş gibidir. Astrolojide Ay; bizim annemizi, duygu yönetimimizi, uyumumuzu, beslenmemizi, bir şeyi büyütme becerimizi, doğuştan getirdiğimiz duygusal tepkilerimizi, reflekslerimizi, dürtülerimizi, sübjektifliği, duygusal bağ kurma becerimizi, duygusal destek ihtiyacımızı, çabuk değişen şartları, su kenarı olan yerleri, sıvıları, denizleri, aynaları, nemli yerleri, evleri, aileleri temsil eder. 
 
Medikal astrolojide Ay; göğüs, rahim, karın boşluğu, mide, lenfler, hamilelik, doğum, bazı hormonlar, erkeğin sol gözünü kadınınsa sağ gözünü temsil eder. 
Ay Yengeç burcunu yönetir ve 3 derece Boğa’da yücelir. 
 
5000 yıllık astroloji tarihini analiz eden uzmanlar Ay’ın, 8 faz halinin 5000 yıl boyunca toplumların günlük yaşam planlamada kullandıklarını anlamışlar. Bu gerçekten heyecan verici. Aramızda köy kökenli olup da kuracağım şu cümleyi gülümseyerek okuyanlarınız az olmayacak biliyorum. Binlerce yıl göğe bakıp Ay görünüyor mu görünmüyor mu diye bakılırmış. Eğer Ay gökte yoksa, ‘toprağa ekilen tohumdan, saksıya ekilen fideden, kurulacak salamura ve turşudan hayır gelmez’ denirmiş. Tüm bunlar batıl inanç denilip bir kenara konulamaz. Bilimin ukalalığı insanlığa hakim olmadan 100 yıl kadar önce, 5000 yıl boyunca insanlık bu yaklaşımı, yaşamını idare etmek ve planlamak için kullanmıştır. Atalarımız aptal olamaz değil mi? İşe yaramayan bir davranışı en az 5000 yıl boyunca niçin sürdürsünler ki?
Şimdi gelin atalarımızın binlerce yıl boyunca Ay’ın hangi hallerini ciddiye alarak hangi temel davranışları sergilediklerine bir bakalım;
Ay; 28 günde 8 fazlı döngüsünü tamamlar. Bu fazların her biri 3 buçuk gün sürer. Her bir faz arasında 45 derecelik açı farkı vardır. İşte fazlar sırasıyla şöyle;
 
 
Yeniay Fazı: Ay, Güneş’in önünden 0 ve 44 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Dünya’dan bakınca Ay’ı görmeyiz. Burada hayatta kalma mücadelesi çok belirgindir. Bu fazda bir işe ilk kez kalkışacaksanız çok dikkatli olmanız gerekir. Eskiler demiş ya gökte Ay yokken toprağa tohum atmayın diye. Çünkü zaten tutmayacaktır o tohum. Eskileri hafife almayalım. Yeniayda yarım kalan işlerinizi bitirmenizi öneririm. İlk kez yapılacak işleri yapmamanızı öneririm. Yani gördüğünüz gibi sanılanın aksine yeniayda dilek dilenmez. Çünkü dileğin muhatabı Ay, gökyüzünde dünyadan bakınca görülmemektedir. 
 
Hilal Fazı: Ay, Güneş’in önünden 45 ve 89 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Ay’ın gökyüzünde ışığını ilk kez gösterdiği halidir. İşte asıl dilek dileme zamanı şimdi gelmiştir. Ay annemizin ışığı henüz gökte bize gülümserken, o ışık, o an doğum haritamızda hangi evimize denk geliyorsa, o evin konuları ile ilgili dilekler dilemeliyiz. Yani Hilal’de rastgele dilek dilenmez. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Örneğin; Ay, Boğa burcunda Hilal fazına girmiş olsun. Kişi de yaşamına aşk enerjisini çekmek istiyor ve aşk dileği diliyor. Bu kişinin dileğinin gerçekleşme ihtimalinin güçlü olması için onun haritasında aşk konusunu temsil eden evin, Boğa burcu olması gerekir. Yani yükseleni Oğlak olanların 5. evleri Boğa burcu olacağından, Boğa’da gerçekleşecek olan bir Hilal fazında aşk dileklerini dileyebilirler. 
 
İlk Dördün Fazı: Ay, Güneş’in önünde 90 ve 134 derece aralığında bir seyahate başlamış demektir. Kişi bu evrede değişmek, kendini yaratıcı bir şekilde ifade etmek ile ilgili yanıp tutuşur. Dilenmiş bir dilek bu evrede olgunlaşmaya başlar. Ay bu fazında Dünya’ya gönderdiği enerjisi ile kişinin bilinçdışı kayıtlarını, bu dileğin gerçekleşmesi için tetikler. Mücadele verdirtir. Oluşacak bu içsel huzursuzluğu aşmak için ciddi bir mücadele süreci başlar. Görüldüğü gibi bir değişim krizi ve krizi aşma mücadelesi bu fazın dünyaya gönderdiği enerji ile yaşamlarımıza damgasını vurur. 
 
Büyüyen Ay Fazı: Ay, Güneş’in önünden 135 ve 179 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Kişi İlk Dördün fazındaki değişim arzusu ile ortaya çıkan kriz ve krizi çözme mücadelesi sonucuda kendi iç potansiyellerini bu fazda fark eder. Ve onları geliştirmek ister. Bunu yaparken çevresinden yardım bekler. Plan yapmak, net olmak konularında çok beceriklidir. Bu sayede tüm toplum için çalışabilir. Kendi iç potansiyellerini dışarı çıkarıp hepimizin hayrına onları kullanma çabasına girer. Bu yüzden Büyüyen Ay fazında insanlar için bir şeyler yapmak, onlar için daha çok çalışmak, ciddi pozitif sonuçlar doğurabilir. Böyle işleriniz varsa bu faza göre plan yaparsanız iyi olur.
 
Dolunay Fazı: Ay, Güneş’in önünden 180 ve 224 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Bizse dileğimizi tutmuş, hilal fazının enerjisinin bu dileği gerçekleştirmesi için bilinçdışımıza enerjisini iletmesini sağlamışız. Böylece iç dünyamızda değişim için oluşan krizi çözmek amacıyla mücadeleye giriştik. İlk dördün fazında iç potansiyellerimizi fark ettik. Büyüyen ay fazında bu potansiyelleri toplum için, toplumun hayrına kullanmaya kalkıştık. Derken Dolunay gelmiş çatmış oldu. Yani bizim ilerlememizi engelleyen tüm gereksiz anıları, inançları, duyguları, düşünceleri bırakma vaktimiz gelmiş demektir. Çünkü bu evrede tamda toplum ve kendimiz için harika işler yapmaya çalışırken ayağımıza takılıp ilerlememizi engelleyen davranışların ortadan kaldırılması gerekir. İşte bu evre bu işe yarar. Adeta Ay burada tıkanan önümüzü açmak için imdadımıza koşmaktadır. 
 
 
Peki Dolunay’da ne yapılır? Hemen bir örnek üzerinden açıklayayım. Diyelim ki o ay Dolunay Terazi burcunda gerçekleşiyor. Ve kişide eski aşk ilişkisinden kalan ve zihninde sürekli dönüp duran bazı talihsiz anıları artık bırakıp, onlardan özgürleşmek istiyor olsun. Bu anıları bırakmak ve onlardan özgürleşmek için, Dolunay’ın Dünya’mıza göndereceği enerjiyi kullanması harika metodlardan biri olur. Ama bunun için önemli bir şart vardır. O da Dolunay’ın kişinin aşk konusundan sorumlu olan 5. evinde gerçekleşiyor olması gerektiğidir. Yani yükseleni İkizler olan herkesin 5. evi Terazi olacağından aşk konularıyla ilgili geride bırakmak istediği ne varsa bunları bırakmak için 5. evine denk gelen Dolunay’ı kullanması şarttır. Yoksa o yanlış bir enerji çalışması olur. 
 
Küçülen Ay Fazı: Ay, Güneş’in önünden 225 ve 269 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Dolunay fazının enerjisi ile gelişimini engelleyen konuları ayağının önünden çeken kişi, artık bu fazda daha fazla özgürdür. Kendine olan güveni daha gelişmiştir. Kendi inançlarını ve kendi yaşam felsefesini dünyaya duyurmak için daha istekli ve kendinden hiç olmadığı kadar çok emindir. Hatta bazen fanatizme bile yaklaşabilir. Kişi çok yenilikçi, sosyal reformlar için ciddi adımlar atan, çabalar sarf eden biridir. Çok coşkulu, hevesli, iletişimde daha becerikli, toplumsal problemleri bu yeteneklerini kullanarak çözmek konusunda iddialı ve verimlidir. 
 
Son Dördün Fazı: Ay, Güneş’in önünden 270 ve 314 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Bu fazda topluma büyük hizmetler sunan kişi, bu haline o kadar çok alışır ve ilerlerki artık kendini toplumsal olaylara hiç olmadığı kadar çok adamaya başlar. Toplum için yenilikler yapmak mücadelesinin, herkese örnek olması için çabalar. Çok objektiftir. Artık krizlerin insanı dönüştüren, geliştiren ve bu sayede ilerleten yanının bilgeliğini iyice fark etmiştir. Artık bilinçli olarak krizleri dönüştürme gücüne sahiptir. Geçmiş ile geleceğin temalarını bir araya getirmeye çalışır. Bu insanlar toplumda birer filozoftur. Duygusal anlamda gerginliği olan bir fazdır.
 
Balzamik Faz: Ay, Güneş’in önünden 315 ve 359 derece aralığında seyahatine başlamıştır. Tüm bu fazların enerjisi kişiye son kertede hayat hakkında derinden bilgeleşme enerjisi aktarır. Bu faz insanı öngörü konusunda çok güçlendirir. Bu dünyanın tüm hırsları için mücadele edip, tüm o elde ettiklerinin sonunda yaşadığı tatmin ile birlikte artık aidiyet duygusu önemini yitirir. Kişi maddeden spiritüelliğe, manevi olana kaymaktadır. Kişi çok daha spiritüeldir. Bilinmeyeni keşfetme, teslim olma arzusu had safhadadır. Şifacılık eğilimleri öne çıkar. Kişi artık meziyetlerini, kendini unutup başkalarına fayda sağlamak için aralıksız hizmet sunma eğilimine girer. 
 
Görüldüğü gibi faz enerjileri, bir şeyi nasıl başlatacağımızı, o şeyin gerçekleşmesi için hangi yollardan sırasıyla geçmemiz gerektiğini bize anlatır. Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi, doğadaki akış insanoğlunun bilmediğini keşfetme ve keşfedince merakını başka bilinmeye yönlendirme özelliği üzerine kurgulu. Bakın önce bu dünyayı keşfetmek isteriz. İstek ve dileklerimizi ayın enerjisini kullanarak somuta dönüştürürüz. Sonra onu toplum faydasına kullanırız. Topluma katkılar sunduktan, o somut ürünü, fikirleri, topluma yaydıktan sonra tatmin olur ve ‘ee sırada ne var’ sorusuna geçeriz. İşte o süreçte bir bakmışız bizden harika şifacılar, bilgeler, aydınlar, entelektüeller vb çıkmış. Bir tür olarak insanın yaradılış özelliklerini anlamak için, Ay’ın insan davranışları üzerindeki muazzam etkisini anlamak şart. Sizce de öyle değil mi? Bilimin 100 yıllık ukalalığı, atalarımızın kullandığı en az 5000 yıllık bu yaşamı idare etme ve planlama davranışıyla yarışamaz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN