Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sıfırcı Hocanın En Sevdiği Öğrenci

Yayınlanma Tarihi : 13 - 05 - 2016 : 09:21
Piyasalar onu “Sıfırcı Hoca” olarak tanıyor, tanıtıyor.
Çünkü eli çok sıkı ve iyi notu çok zor veriyor.
Herkesin notunu sürekli düşürürken, kırarken, ondan “aferin” alabilmek büyük beceri gerektiriyor.
Ama alan var..
Mesela İzmir Büyükşehir Belediyesi..
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, belediyeye uzun süredir “aferin” çekiyor.
Son olarak da, belediyenin Aa3 olan ulusal ölçek kredi notunu, en yüksek seviye olan Aaa’ya yükseltti.
İzmir’e yönelik bu yükseltmeler 10 yıldan beri devam ediyor.
Belediye, artırılan not ile 2010 yılından bugüne kadar, ulusal uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi görünümleri de dahil olmak üzere, notunu 17 basamak artırmış oldu.
Tartışılmaz bir başarı..
 
***
 
İyi de, Moody’s şirketi İzmir’i sevdiği, kenti pek beğendiği için mi hep güzel karne veriyor?
Tabii ki ilgisi yok.
Bu kurum 28 ülkede yaklaşık 6.400 çalışanı ile “kredi derecelendirme, araştırmalar, analizler” yapıyor.
Ortaya koyduğu analizler, mali piyasaların “güvenilir ve şeffaf çalışmasında” çok büyük rol oynuyor ve tüm dünya piyasaları gözünde önemli bir yer teşkil ediyor.
Moody’s, dünyanın en eski kredi derecelendirme kuruluşlarından biri.
Tecrübesi ve uzmanlığı ile mali piyasalara sağlıklı veriler sunuyor.
110 ülke, 15 bin ihracatçı, 25 bin kamu ihracatçısı ve 110 bin yapılandırılmış finansman tahvillerini ve borçlarını izliyor.
Yani..
Sorumluluğu ve etki alanı oldukça geniş.
 
***
 
Dolayısıyla..
 
***
 
— Asla duygularla hareket etmez.
— Sadece faaliyet performansına, finansal yönetime, şeffaflığa, planlamaya, borç yönetim stratejisine, uygulamaların kalitesine, bütçe prosedürlerine, ödeme kapasitesine, mali gelişmelere bakar.
— Bütün bu işlemlerin en üst düzeyde, tutarlı, sağlam, şeffaf ve güçlü olmasını şart koşar.
 
***
 
İşte..
“Sıfırcı Hoca” öğrencisi İzmir’i beğeniyorsa, ona hep iyi not veriyorsa, aferinleri peşpeşe sıralıyorsa, sebebi o şartları yerinde görmesindendir.
Aşkından değil..
 
Engelli komşunuz olsun ister misiniz?
Hemen “evet isterim” demeyin, çünkü doğru söylemiyorsunuz.
En azından yapılan anketler doğru söylemediğimizi kanıtlıyor.
 
***
 
2009 yılından bu yana engellilerin topluma daha fazla katılımlarını hedefleyen projelere destek veren, bugüne kadar 20 projeyi destekleyen Sabancı Vakfı, Türkiye’deki engelli ayrımcılığını ortaya koyan bir araştırma yaptı, vatandaşlara sorular sordu.
Cevaplara göre..
 
***
 
— Toplumun önemli bir bölümü, engelliler için ayrı okullar yapılmasını (% 57.3) destekliyor.
— Engelsiz kişiler, engellilere yönelik özel yapılmış mahalle ya da site projelerine destek vermezken (%67.5), buna sebep olarak engellilerin toplumdan soyutlanmamaları gerektiğini (% 80.2) gösteriyor.
— Bununla birlikte engelsiz kişilerin % 70.3 gibi ezici bir çoğunluğu ortopedik engelli bir komşu istemediğini belirtiyor. 
—Yüzde 98.9 engellilerin çalışması gerektiğini belirtirken, yüzde 80.4’ü engellilerin evden çalışmasına destek veriyor. 
 
***
 
Anlayacağınız..
Farkında olalım ya da olmayalım, hepimiz engellilere karşı ayrımcılık yapıyoruz.
Onlar için ayrı okullar, ayrı siteler yapılması fikri bile ve komşu olarak istenmemesi de bu düşüncenin ürünü.
Oysa, engellilerin eğitim hakkı, yaşıtlarıyla aynı okullarda ve onları toplumun diğer kesimlerinden ayırmadan kullanılması gereken bir hak.
Aslında yasalarımız da bütün okulların engellilerin erişimine uygun olma zorunluluğunu getiriyor, ama yasayı takan yok tabii ki..
 
Maalesef durum bu
— Engellilerin % 70’i çalışmıyor.
— Büyük çoğunluğu ailesi ile birlikte yaşıyor. 
— Boş zamanlarını bilgisayar (% 23.3) ve televizyon (% 27.8) ile değerlendiriyor.
— Yüzde 46.3’ü yaz tatillerini evlerinde geçiriyor.
 
***
 
Bu tablo, Engelliler Haftası’nı idrak ettiğimiz şu günlerde, onlar için yapılacak daha çok işimiz olduğunu kanıtlıyor.
 
Teşekkürler Küçük Kulüp
 
Bakmayın siz adının “Küçük Kulüp” olduğuna..
Onlar her zaman “büyük işler” başarıyorlar.
Tıpkı şimdi olduğu gibi..
 
***
 
İzmir Alsancak’taki “Küçük Kulüp Tenis Derneği Alliance”dan bahsediyorum.
Geçtiğimiz ay toprak kortları yenilemeye başladılar.
Bir aylık çalışma süresinin ardından da tamamladılar.
 Son sistemle yapılan yeni antuka kortlar, “yumuşak zemini” ile sakatlanmaları en aza indiriyor.
Ayrıca, yağmurdan da etkilenmiyor.
 
***
 
Bu kortlarda oynamak artık herkese büyük keyif veriyor.
Biz tenisseverlere bu güzelliği yaşatan kulüp başkanı, sevgili dostum Emre Sarıgedik
başta olmak üzere, tüm
yönetici arkadaşlarına ve 
kulübün destekçilerine teşekkür borcumuz var.
Kendi teşekkürümü buradan iletiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN