Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Aytun Çıray Bu Noktaya Nasıl Geldi?

Yayınlanma Tarihi : 12 - 04 - 2016 : 17:04
BEN HABER GAZETESİ 43.SAYI
 
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın Kemal Kılıçdaroğlu dahil tüm muhalefet partilerin genel başkanlarını istifaya çağırmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Aytun Çıray, sadece CHP’de değil MHP’de de bir değişimin gerekliliğinden bahsediyor. Açık net orada da ülkenin selameti açısından acil lider değişikliğine gidilmesi gerektiğini söylüyor. Aytun Çıray haklı mı? Belli yere kadar haklı. Ama tabii Aytun Çıray neden bunları bugün söyleme gereği hissetti, onu da düşünmek lazım. Bugüne kadar Kemal Bey’e çok yakın çalışan bir insan bugün nasıl böyle bir noktaya geldi? Bunu iyi irdelemek lazım. Çıray ile bu konuya ilişkin gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde Aylin Nazlıaka’nın Atatürk olayıyla ilgili partiden uzaklaştırılmasının akabinde grup toplantısına katılması bana göre Çıray’ın kırılma noktalarından biri. Yani partiye bu kadar zarar vermiş bir insanın yeniden partide kabul görmesi bu söylemlerin gelişmesinde etkili oldu. Bence de her iki partide de lider değişikliğine ihtiyaç var. Bunu aklıselim, siyasetle ilgisi olan herkes görüyor. Çünkü bugüne kadar hiçbir seçimi kazanamamış Kemal Kılıçdaroğlu var ki Türkiye bu kadar olayla boğuşurken eğer muhalefet oylarını arttıramıyorsa orada muhalefetin kendisini şiddetle gözden geçirmesi lazım. CHP’den önce aslında MHP’nin kendisini gözden geçirmesi lazım. Ama görünen o ki MHP’nin böyle bir şeye hiç niyeti yok. Olası bir değişiklikte MHP’de öne çıkan isim ise Meral Akşener. Akşener’in Türkiye gezisini incelediğiniz zaman şu çok net bir biçimde görülüyor. Meral Akşener, MHP’nin genel başkanı olursa partisini bulunduğu konumdan daha yukarılara taşıyacağına yönelik havayı şu an parti tabanına yaydığı gibi merkez sağ boşluğundan yakınanlara da çok sıcak gelen mesajlar veriyor. Onun için eğer önümüzdeki günlerde dengeler değişirse Meral Akşener’in bu çizgisinden dolayı değişecektir. Eğer MHP Akşener’e genel kurul yaptırtmazsa benim hissettiğim kadarıyla Akşener yeni bir parti kurulmasına kadar gidebilir. 
 
Peki böyle bir durumda yeni partinin şansı olur mu?
Bana göre olur. Meral Akşener’in partisi çok rahat bir şekilde barajı geçer ve hatta MHP’yi baraj altında bırakır.  
 
 
Aytun Çıray’ın bunu basın aracılığıyla paylaşması biraz tepki çekti…
Hiç olmazsa bunu kamuoyuyla paylaşmasıyla birlikte kamuoyunun olaya bakış açısını değerlendirmiş oluyorsunuz. Bugün kamuoyunun geldiği nokta; tamam Kemal Bey iyi hoş, ekranlarda güzel laflar ediyor ama bunun toplumda karşılığını bulamıyor. Türkiye’nin özellikle başta terör olmak üzere yangın yerine döndüğü bir ortamda hala muhalefet partisi yüzde 25’in üzerine çıkamıyorsa orada bir değişime ihtiyaç vardır. 
 
 
GÜRSEL TEKİN, SIRTI AÇIK UYUMUŞ
 
Gürsel Tekin bir gazeteye verdiği röportajda ül­ke­nin için­de bu­lun­du­ğu ka­os­tan kur­tul­ma­sı­nın tek yo­lunun bir er­ken se­çim olduğunu söyledi. Siz buna katılıyor musunuz?
O röportajı okuduğumda rahmetli annem aklıma geldi. Benim annemin bir sözü vardı. Günün koşullarına göre annemin yerine getiremeyeceği bir isteğim olduğunda annem bana “oğlum sen dün gece sırtın açık mı yattın” derdi. Gürsel Tekin çok sevdiğim bir siyasetçi, dostluğumuz da var. Ama bana göre sırtı açık uyumuş. Türkiye’nin gündeminden, şu anki siyasi konumundan haberi yok ve acil seçim istiyor. Bu röportajın üzerinden baya bir zaman geçti ama zannediyorum AK Parti Gürsel Tekin’i ciddiye almadı. Çünkü eğer ciddiye alsaydı bu önerinin üzerine atlardı. Zaten şu anda, Anayasa çalışmalarının geldiği tıkanıklık noktasından dolayı AK Parti içindeki belli gruplar erken seçimi istiyor. Çünkü son yapılan anketlerde HDP baraj altı, MHP belirsiz bir konumda. Bu iki partinin baraj altı kalması durumunda AK Parti 400’e yakın milletvekili alır. Sokaktaki vatandaş bile bunu bilir. Gürsel Tekin gibi deneyimli bir siyasetçi nasıl olur da “Türkiye’nin kurtuluşu en erken seçimdir” diyebilir. Neyine güvenerek bu lafı ediyor. Ben buradan şunu anlıyorum. Nasıl Aytun Çıray’da bir sıkıntı varsa Gürsel Tekin’de de bir sıkıntı var. Tekin belki bu sıkıntısını genel başkan değişimi olarak yansıtmıyor da olmayacak bir şey söyleyip partisini güç duruma düşürerek yansıtıyor. Çünkü bugün aklı başında hiçbir CHP’linin erken seçim isteyeceğini ben düşünemiyorum. O zaman hakikaten muhalefet konusunda Allah Türkiye’nin yardımcısı olsun. Türkiye’nin siyasi gündemi algılamaktan bu kadar uzak bir muhalefetin elindeki Türkiye’yi düşünemiyorum. Yaklaşık 40 yıllık meslek yaşamımda ben böyle bir muhalefet görmedim. 
 
 
DALGIÇ İLE EKİM’DE GÖRÜŞÜRÜZ
 
Çeşme’nin içinde bulunduğu sıkıntılarla ilgili ne söylersiniz?
Biz Ayayorgi ile ilgili gerekli cevabı verdik. Anlayan anladı, anlamayan anlamamakta ısrar etti. Sayın Muhittin Dalgıç’a şunu söylüyorum, o Çeşme bitmez diyor, biz de Çeşme’nin bitmeyeceğini biliyoruz. Ben Çeşme’de ekonomi biter diyorum. Sayın Dalgıç bunu anlamak istemiyor. Eğlence sektörüne yapılan bu darbeler, bu cezalar ve Dalgıç’ın bu cezaların uygulanmasındaki öncü rolü devam ettiği sürece Çeşme’de ekonomi biter. Eğer bu sene geçen sene yaptıklarını yaparsa o zaman Eylül-Ekim ayında görüşürüz. 
 
 
ALGI YÖNETİMİNİ İYİ YAPAN SANDIKTAN GALİP ÇIKAR
 
2019 yerel seçimleri için çalışmalar da şimdiden başladı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İzmir özellikle 2002 yılında AK Parti'nin iktidara geldiği günden beri İzmir hep farklı algılanan bir şehir olarak Türkiye'nin gündeminde. Yerel yönetimlere baktığımızda 2019 seçimlerinin çok önemli olacağı görünüyor. Hem Aziz Kocaoğlu'nun söylemlerine hem AK Parti'nin söylemlerine baktığımız zaman yoğun bir 3 yıl geçireceğiz. Ben bu kadar erken başlayan seçim atışmaları görmedim. 2017 yılında İzmir kurdelelerin kesildiği, temellerin atıldığı, hizmet anlamında her iki partinin de yarıştığı bir şehir haline gelecek. Elbette bundan İzmir kazanacak. İzmir'in eksikleri çok var. İnşallah bunlardan İzmir faydalanır. Algı yönetimini en iyi yapan 2019'da sandıktan galip çıkar.
 
GENÇ BAŞKANLAR BÜYÜKŞEHİR’E ADAY OLABİLİR
 
2 yıllık süreci değerlendirdiğinizde en parlayan başkan sizce hangisiydi?
İlçe belediyelerin yapabileceği belirli şeyler var. Büyükşehir olarak baktığımızda tramvay Aziz Bey'in güzel bir hamlesi. Körfez ve gemi konusunda çok eleştirilmişti, gemiler artık İzmir'i kullanır hale gelmeye başladı. İzmir-Midilli arasında feribot seferlerinin başlayacak olması, metronun uzatılması, toplu ulaşım araçlarının daha farklı yaygınlaştırılması anlamında İzmir güzel hamleler yapacak gibi gözüküyor. AK Parti de bir takım atılımlara başlayacak. Çünkü AK Parti şunu gördü ki İzmir'i cezalandırarak bir yere gelemiyor. İzmir cezalandırıldığını hissettikçe daha büyük tepki koyuyor. Bu tepki de CHP'ye yarıyor. Aziz Kocaoğlu açıklamalarıyla bir dönem sonra 'ben yokum' demeye başladı. Şimdi önümüzdeki 3 yılda veliahtların ortaya çıktığını göreceğiz. Bana sorarsanız Aziz Bey bir dönem daha düşünecek gibi geliyor. Narlıdere'de Abdül Batur güzel kentsel dönüşüm projelerini başlatıyor. Bana göre büyük bir başarı. Karşıyaka'da Hüseyin Mutlu Akpınar'ın çocuklara yönelik Karşıyaka'nın Filizleri Projesi çok güzel bir proje. Olgun Atila Bornova ile bütünleşmeye başladı. Sıkıntılara çözümler buluyor. Levent Piriştina Buca'yı çok güzel toplamaya başladı. Güzel işler yapıyor ve Bucalıyla bütünleşti. Aziz Kocaoğlu gerçekten 'bir dönem daha yokum' derse önümüzdeki 2 yılı iyi değerlendirecek genç belediye başkanlarından bir tanesi İzmir'de aday olabilir. Sema Pekdaş da Konak’ta güzel işler yapıyor.
 
 
Büyükşehir'de 2.Piriştina dönemini görür müyüz sizce?
Onu parti bilir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN