Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Kereden Her Şey Olur!..

Yayınlanma Tarihi : 09 - 04 - 2016 : 11:19
Önce yaşanmış bir olay:
Yıl 1932.
İtalya Diktatörü Mussolini, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı İsmet İnönü’yü İtalya’ya davet etmiştir.
İki dışişleri bakanları tarafından bir ziyaret protokolü hazırlanmış, karşılıklı olarak mutabakat sağlanmıştır.
Bu program uyarınca İsmet İnönü trenle yola çıkmıştır.
Mussolini tren garına gelerek İsmet İnönü’yü bizzat karşılayacaktır.
Tren yoluna devam ederken, İsmet İnönü’ye yeni bir mesaj gelir; bu yeni habere göre Mussolini hazırlanan protokole rağmen karşılamak için tren garına kadar gelmeyecek, İsmet İnönü’yü devlet konukevi kapısında karşılayacaktır.
İnönü bu yeni gelişmeyi Atatürk’e bildirir.
Atatürk hemen yanıtlar;
"Telgrafını aldım. Tereddüt edecek bir durum yoktur. İlk protokol gereği sizi istasyonda karşılamadığı takdirde, aynı gün ve aynı vasıta ile Türkiye’ye döneceğinizi kendisine bildiriniz.  
Burada protokol değil, Türk Devleti’nin saygınlığı önemlidir. Gözlerinden öperim, aziz kardeşim.”
İsmet İnönü, Atatürk’ün mesajını telgraf ile Mussolini’ye bildirir.
Alaca karanlıkta, Mussolini tren garına gelmiş ve İsmet İnönü’yü bizzat karşılamıştır!
 
Son günlerin bir moda deyimi var ya, hani; "Bir kereden bir şey olmaz" deyişi.
Önemsememeyi ifade eden bu deyim, aslında çok önemlidir.
Neden derseniz, yaşanan ya da yaşatılmak istenen bir olayı, "canım, bir defadan bir şey olmaz" mantığı ile içimize sindirirsek, saygınlığımızı kaybeder, mağdur olanı yaralamakla kalmaz, kendimizi de bozuk para gibi harcamış oluruz.
Tıpkı yaşanan cinsel taciz olayındaki gibi...
 
Bir karar vermeliyiz
 
Kırk yıldır uğraşıyoruz.
Önce silahla denedik.
Sonra "süreç" dedik, olmadı.
Ayaklarına çadır mahkemesi gönderdik, olmadı.
Akil adamlarla barış masaları kurduk yine olmadı.
Askere, polise, "dokunmayın" dedik o da olmadı.
Şivan Perver’le türkü söyleyip ağladık, o bile olmadı.
Artık, sonuç alacak çözümler denemek zorundayız.
 
Bugün sözün bittiği yerdeyiz.
Al bayraklı tabut gelmeyen günümüz yok gibi.
Peki, nereye kadar?
 
Terörün, iktidarın "analar ağlamasın" parolası üzerinden şehirlere yığınak yaptığını artık sağır sultan bile biliyor.
O zaman kesin bir istihbarat sorunumuz var.
Cumhurbaşkanımızın "Milli Polis" ten kastı buysa, istihbaratımız acilen yeni bir modelle, yeniden yapılandırılmalıdır.
Çünkü bu yangının ve terörün sadece valilerin görüş ve talimatlarıyla yürütülemeyeceği anlaşılmıştır.
Askerimizi, polisimizi, tuzakların üstüne sürüp her gün kayıplar verilmesine neden olan mevcut mücadele yöntemi terkedilmelidir.
Bu işin şakası yok.
Bu bölgede darhal sıkıyönetim ve olağanüstü hal uygulanmalıdır.
Aksi halde bugüne kadar beslediğimiz karga gözümüzü oymak üzeredir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN