Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kentsel Dönüşüm Komşuluğu Bitirir mi?

Yayınlanma Tarihi : 08 - 04 - 2016 : 12:21
Bazı akademisyenlerin araştırmalarından böyle bir sonuç çıkmış.
 
Kentsel dönüşüm komşuluğu bitiriyormuş.
Mustakil evlerde yardımlaşma daha çokmuş, ama yeni düzende eski ilişkiler kalmıyormuş.
 
Bu saptamalar doğru olabilir belki, fakat nedeni sadece kentsel dönüşüme bağlamak mantıklı mı?
Bence değil.
Çünkü..
Komşuluğu, yardımlaşmayı, selamlaşmayı, kaynaşmayı kentsel dönüşüm değil, ülkenin içinde bulunduğu kötü şartlar olumsuz etkiliyor.
Siyasi kutuplaşmalar, politik kavgalar, ayrımcılıklar, menfaat çekişmeleri, bizden-sizden tavırları, ekonomik sıkıntılar, terör acıları; bırakın komşuluğu, yaşamımızı kökten bozmadı mı?
Herkes tedirgin, herkes mutsuz, herkes keyifsizken, komşuluğun tadı mı kalır..
 
İmdaaat! Yine koşan takım!
Futbolda bolca beylik- klişe laf var.
Teknik adamlar takımın başına geçtiğinde ya da yeni bir şey söyleme ihtiyacı duyduklarında hemen onlara sarılıyorlar.
En çok da bu cümlelerle içimizi bayıyorlar:
 
Koşan takım yaratacağız.
90 dakika mücadele edeceğiz.
Üç puana hedefleneceğiz.
Taş gibi, bomba gibi olacağız.
 
Fena sıkıldık artık bu şablon ifadelerden.
Ama ne yazık ki yapacak bir şey yok, çünkü çoğu aynı dilden konuşuyor.
Teknik adamlara sormak istiyorum aslında..
 Ne demek koşan takım?
Yani, diğerleri koşmuyor da, sizinki mi koşacak farklı olarak?
Nasıl olacağını da açıklayın bari, ters mi, yan yan mı, geri geri mi?
Ne demek 90 dakika mücadele eden takım?
Diğerleri 89 dakikaya göre ayarlı da, sizinki 90’a göre mi planlı?
Peki, ya hedefin 3 puan olmasına ne demeli?
4 veya 2 alabiliyorsan gel seni alnından öpeyim, ama 3 ya da 1 veya 0’dan başka alternatifin var mı ki, olanı anlatıyorsun?
 
Dolayısıyla..
Bütün teknik adamlardan ve futbolculardan ricam..
Demeç verirken biraz daha özenli olsunlar.
Daha çok bilgiye, yeniliğe, tekniğe, taktiğe ve futbolun dinamiklerine uygun söylemler üretsinler.
Oyun sistemi, oyuncu kurgusu, futbol yapısı hakkında konuşsunlar.
Ve lütfen, lütfen, lütfen klişelerden acilen kurtulsunlar.
 
 
Siyasetçinin beli neden büküktür
Bizde el öpme iştahı ezelden vardır.
Ayrıca, bu alanda “tarihi hareketlerimiz” de kayıtlara geçmiştir.
Uluslararası çaptaki unutulmaz hareketimiz ise şudur..
 
FIFA, İsviçre maçındaki olaylardan dolayı, Türkiye’yi 2008 Dünya Kupası Elemeleri’nden ihraç etmek üzereydi.
 Dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Zürih’te FIFA Başkanı Blatter’le konuşurken, aniden Blatter’in elini kapmış, öpüp başının üzerine koymuş, “Affet bizi baba” diye yalvar yakar olmuştu.
Sonuç; Türkiye ihraçtan kurtulup, elemelere katılmıştı!..
 
Hele politikada el öpmek ve öptürmek, güzel ülkemizde adeta bir sanat haline gelmiş durumdadır.
El öpücülerde de, Başbakan-Bakan-Vali karşılama ve uğurlama kuyruğuna girenler bir numaradır.
Ancak, benim bu konuyla ilgili uyarmak istediğim bir nokta bulunuyor.
Öpülecek el görüldüğünde, iki metre mesafeden öne doğru eğilerek hedefe varma ve eli kapıp öperek başa götürme hareketinin altında, ciddi riskler de yatıyor.
Mesela, Türkiye’deki disk kayması ve bel fıtığı en fazla bu hareketlerde görülüyor.
Siyasilere şöyle bir bakın; çoğu beli bükük vaziyette dolaşırlar.
Sebebi, bundandır.
 
O nedenle..
Eğilip bükülürken dikkat etmekte fayda var derim!..
 
 
Bravo Muğla’ya
Biliyorsunuz, acil çağrı birimlerine yapılan gereksiz ve asılsız ihbarlar ile kurumların başı dertte..
Neredeyse her 10 çağrıdan 8’i asılsız çıkıyor.
Millette nasıl bir eğilim varsa, oturduğu yerden ambulansı, itfaiyeyi, polisi arayıp saçma sapan ihbarlarda, isteklerde bulunuyor.
Ve kendince bundan keyif alıyor!
 
Benzer durum Muğla’da da yaşanınca, Vali Amir Çiçek mutlaka bir önlem alınması gerektiğini düşündü.
Alındı da..
Kentteki tüm acil çağrı numaraları 112 Acil Çağrı Merkezi bünyesinde toplandı.
Orman, AFAD, Sahil Güvenlik, Polis, Sağlık, Jandarma, İtfaiye ve Milli Parklar’a gelen çağrılara, 112 üzerinden cevap verilmeye başlandı.
Bu yapılanma şimdilik tuttu gibi görünüyor, çünkü gereksiz aramaların oranı yüzde 93’ten yüzde 60 düzeyine inmiş durumda..
Kötü niyetli aramalar saptanıp caydırıcı cezalar da kesildiğinde, acil telefonları sanırım biraz daha rahatlar.
Ama, her önleme rağmen sahte ve sapıkça aramaların sayısı, başka hiçbir ülkede olmadığı kadar yüksek maalesef..
 
 
Pişmesi lazım
Galatasaray’ın yeni hocası Riekerink, hastane ziyaretinde, üzerinde F.Bahçe forması olan hasta çocuğa G.Saray forması vermiş.
Tecrübesiz Danimarkalı, çocuğun kimyasını bozup, iyileşme sürecini ve tedavisini aksattı desenize!..
 
Zahmete gerek yok
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş futbolcularına, “Kalan 7 maçımızda kimliğimizi herkese gösterelim” demiş.
İyi de, göstermekte biraz geç kaldınız Şenol Bey.. Bütün kimlik bilgileri herkesin elinde dolaşıyor zaten!..
 
Bir de onlara sor
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, “Almanya ile Fransa AB’nin motorudur, Türkiye ile yaptığımız sığınmacı anlaşmasıyla motorun teklemediğini gördük” demiş.
Siz kendi motorunuzu tekletmeden kurtardınız ama, sığınmacıların motorları komple kayış yaktı, bilesiniz!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN