Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Demokrasi ve Buharlaşan Deve!

Yayınlanma Tarihi : 03 - 04 - 2016 : 09:20
Muhalif yazarların son yıllarda en çok köşesine aldığı hikayelerden birisi “Hz. Ali, Muaviye ve dişi deve” hikayesidir. Ancak, yönetim tarzları içinden “kötülerin iyisi” diye öne çıkan demokrasinin, kültür ve yetişme homojenitesi alabildiğine bozulmuş toplumlarda nasıl bir kontrolsuz, dizginlenemeyen, insafa getirilemeyen güce dönüştüğünün anlamlı bir hikayesi olduğu için daha uzun yıllar yazılıp çizileceğe benzer.
Aslında demokrasi rejiminin ortaya çıkması ve binlerce yıldır özenle olgunlaştırılmaya çalışılmasının ana nedeni, ülkeleri ve insanları tek adam kararlarından olabildiğince koruma amacından kaynaklanan cazibedir. Ama, çoğunluk olmanın gücünü, demokrasiye en aykırı olgu “tek adam”a yükledin mi, demokrasinin “gücü” karşısında çaresizliği düşenler, teselliyi bu tür hikayelerde araması da doğallaşıyor.
Bu kadar atıf yaptığımız o hikayeyi bir kez de bizim hatırlatmamızda ne sakınca olabilir ki...
 
Muaviye Şam’da, Hazreti Ali de Küfe’de validir. İki vali arasında derin anlaşmazlık vardır ve savaş çıkması an meselesidir.
Bir gün Küfeli bir tüccar, devesine yüklediği malları satmak üzere Şam’a varır.
Ancak, tüccarın görkemli devesi bir açıkgözün dikkatini çeker ve yanına yaklaşıp “Bu dişi deve benimdir” der.
Ancak Küfeli telaşlanmaz. Çünkü devesi erkektir...
Saçma sapan tartışma uzar ve iş Şam Valisi Muaviye’ye kadar gider.
Tüm ahali “devenin gerçek sahibinin kim olduğu”nu konuşmaktadır.
Halk bir meydanda toplanır.
Muaviye “bu dişi deve benimdir” diyen Şamlı’ya sorar;
Bu dişi deve kimindir?
Benimdir...
Muaviye de onaylar; bu dişi deve Şamlı’nındır...
Sonra halka döner;
Bu dişi deve kimindir?...
Hep bir ağızdan cevap verirler:
Bu dişi deve Şamlı’nındır!...
Devesini kaybetmek üzere olan Küfeli olup-biteni şaşkınlık içinde izlemeye devam ederken Muaviye yanına çağırır;
Ey Küfeli dinle!... Sen de, ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil erkektir. Ama Küfe’ye dönünce Ali’ye anlat ve de ki “Ey Ali!... Muaviye’nin dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var...”
 
Hele bir de rejiminizin adı “demokrasi”yse, arkanızda da demokrasinin olmazsa olması “halk çoğunluğu - sayı çoğunluğu “ varsa, derin, dizginlenmiş ve eğitimden geçmiş vicdanınızdan başka sizi kimse tutamaz... “Altta kalanlar”ın canını teker teker çıkarsanız bile...
Bu da demokrasi rejiminin en vahşi halidir...
Hep söylerim; bir kez daha söyleyeyim... Rejiminiz ne olursa olsun, yeter ki iş başında adam gibi adamlarınız olsun...
 
İskoçya’dan bir tavuk hikayesi
Bir fıkra ile bağlayalım;
İskoçyalı’nın tavuğu İngiliz’in bahçesine yumurtlamış...
İskoçyalı ısrarlı:
Tavuk benim, yumurta benimdir.
İngiliz inatçı:
Bahçe benim, yumurta benimdir...
En sonunda İskoç:
Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın....
İngiliz kabul eder. Yazı turadan ilk tekmeyi atması çıkan İskoç eve gider, en ağır postallarını giyip gelir ve iyice bir abanıp İngiliz’in bacaklarının arasına tekmesini atar...
Acı içinde yere yıkılan İngiliz yarım saat sonra kendine gelir ve tam tekmesini atacakken İskoç “dur” der...
Al senin olsun... Bir yumurta için değmez valla...
 
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN