Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Allahdiyen Kirazına Sakın Yazık Etmeyelim

Yayınlanma Tarihi : 01 - 04 - 2016 : 09:22
—Başka yörelerde Napolyon cinsi kirazların çapı 26-28 milimetre civarında.
— Bizimkinin ise 32 milimetre..
— Bizimkisi ayrıca diğer kirazlardan daha dolgun, daha etli, daha kırmızı.
— Uzun süre dayanıklı.
— Uzun saplı, iri taneli ve çaplı.
— 5-7 yaşındaki ağacı 10-15 kilo kiraz veriyor. 
— Yaşı arttıkça 50-75 kiloya kadar çıkıyor.
— Yüksek kalitesinden dolayı ihracatçıya normal fiyatın 3 katına satılıyor.
— Kalp şeklindeki görüntüsüyle biliniyor.
 
***
 
Bir Türkiye markası haline gelen ve tescili yapılan “Salihli kirazı”ndan, diğer adıyla “Allahdiyen kirazı”ndan bahsediyorum.
Ancak, şu aralar bu önemli meyvemiz büyük bir tehdit altında.
Kirazın en önemli üretim alanı olan Allahdiyen Mahallesi’ne hidroelektrik santralı yapılması planlanıyor.
Eğer bu plan gerçekleşirse..
***
— Doğanın tahrip edileceği..
— Üreticinin meyve ağaçlarını sulayacak su bulamayacağı..
— Ve değerli kirazın yok olacağı endişesi taşınıyor.
 
***
 
Endişeler haksız değil elbet..
Salihli halkı, o güzelim kirazın yaşaması için santrala karşı ciddi pozisyon almış durumda.
Umarım santralcılar da bu eğilimi ve gerilimi görürler de, yatırım fikirlerini tekrar gözden geçirirler.
Yoksa işleri epey zor..
 
ÇED raporu kimdeyse söylesin
İzmir’in körfezin temizlenmesi ve yeni çöp tesisleri kurmak için senelerdir onay beklediği iki ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu var ki, vallahi evlere şenlik..
Yetkili makamlar sürekli açıklamalar yapıyorlar, fakat raporun nerede olduğu hiçbir açıklamadan anlaşılmıyor.
Herkeste devamlı bir top çevirme hali görüyoruz.
 
***
 
—Belediye, “çöp raporu bakanlıkta” diyor.
—Bakanlık, “rapor aracı firmada” diye başka adres gösteriyor.
— Belediye, “körfez raporu da bakanlıkta bekletiliyor” diye konuşuyor.
— Bakanlık, “bekletilen bir şey yok, eksiklerin tamamlanmasını bekliyoruz” diye yanıtlıyor.
— Belediye, “eksikler tamamlandı, yine de bekletiliyor” savunması yapıyor.
— Bakanlık, “tamamlanan eksikler bize gelmedi, demek ki eksiklerde de eksiklik var” cevabı veriyor.
 
***
 
Bu arada konuya milletvekilleri, il başkanları filan da dalıyor.
Onlar da tamamen başka ifadeler kullanıp, kafaları iyice karıştırıyorlar.
***
Karmaşayı gören İzmir Büyükşehir Belediyesi, sonunda ÇED brifingi düzenlemeye karar verdi.
Bugün belediyede gazetecilere uzmanlar tarafından yapılacak sunumlarda, hangi raporun nerede olduğu, hangi işlemlerden geçtiği, evraklarda eksiklik olup olmadığı, son imza için kimde bekleyip beklemediği tek tek, tarih tarih izah edilecek.
Umarım bu bilgilerle İzmir’in ÇED sürecini daha iyi kavrama şansı buluruz.
Zaten bununla da kavrayamazsak, bizler de yakında raporluk oluruz!..
 
Gönlünüze yakın bir sivil toplum örgütünüz yok mu
TEMA Vakfı’nı severim.
Ege Orman Vakfı’nı severim.
İkisi de çevrenin korunması, gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakılabilmesi için gönüllü mücadele veriyorlar.
Ne mutlu ki, her iki vakıf da giderek büyüyor ve gelişiyor.
Gönüllü üyeleri her yıl daha da artıyor.
Mesela TEMA’ya 2015 yılında 56 bin gönüllü daha katıldı ki, bu harika bir sayı..
Çok yakında da 600 bin gönüllü rakamına ulaşacağı belli..
 
***
 
Biliyorsunuz ki, sivil toplum örgütleri güçlerini gönüllülerden alırlar.
Doğal varlıkları koruma mücadelesinde ise onların rolü daha da önemli..
İngiltere merkezli Charities Aid Foundation tarafından yayımlanan Dünya Bağışçılık Endeksi’ne göre, “gönüllülük için harcanan zaman” ölçüldüğünde, Türkiye’nin 135 ülke arasında 132’nci sırada yer aldığını görüyoruz.
Bu oldukça eksikli ve üzücü bir tablo bizler için..
 
***
 
Peki, bu eksiği nasıl kapatırız?
Ancak, çalışmalarını beğendiğimiz bir kuruluşa üye olmakla..
Sizin de mutlaka gönlünüze yakın bir sivil toplum kuruluşu vardır.
Eğer hala onlara katılmadıysanız, bir kez daha düşünün derim.
 
Ne hamburgeri ya
-- Türkiye’de bir asgari ücretlinin, büyük boy hamburger için 3 saat 52 dakika çalışması gerekiyormuş.
-- Türkiye, Meksika’dan sonra hamburger için en çok çalışılması gereken ülkeymiş.
-- Hamburger için Danimarkalı 16, Amerikalı 41 dakika çalışıyormuş.
 
***
 
İyi güzel de, bu araştırmanın mantığından bize ne kardeşim..
Biz Türkler hamburger için değil, köfte-ekmek ya da kuru-pilav için çalışırız, bilmiyor musunuz!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN