Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“Cennet Fedaileri” İçimizde Yetişiyor...

Yayınlanma Tarihi : 26 - 03 - 2016 : 09:02
Belçika’dan meydana gelen son kanlı terör olayları bizim basına, televizyonların kadrolu yorumcularına bayağı değişik bir malzeme oldu. Hatta, saldırının hedefi ülkenin televizyoncuları, yorumcuları, siyasetçileri bu kadar “bilgi birikimi”ne sahip olamadı. Kral bir-iki üzüntü cümlesi etti gitti, başbakan, bakanlar ortada yok. Çünkü onlar, “algı mühendisliği”ni elde edebilecekleri “siyasi nema”yı akıllarına bile getirmeyerek, “nerede hata yaptık, benzerini önlemek için bundan sonra ne yapmalıyız”a girişti bile...
Dahası; kimsenin aklına yayın yasağı getirmek, tivitir-mivitır’ı yasaklama işgüzarlığı da gelmedi. Terörün dehşetini, insanların çaresizliğini, kaçışlarını, saldırıdan sonra ortalığın ne hale geldiğini, bir bebeğin çığlıklarını izlerken, terör dehşetini bir kez daha görerek, bir kez daha lanetleyerek...
İşid, saldırıyı hemen üstlerinken, aklıma ister istemez bizim “sahipsiz” kalmış kanlı terör olayları geldi. Son aylarda 200’den fazla vatandaşımızın canına mal olan 4 kanlı saydırıdan sadece birini üstlenen çıktı da diğerleri halen ortada. Teröristin ayak izleri İşid’e kadar uzanıyor ama, “olay” da İşid yok... Oysa artık, kendini patlatmaya hazır “cennet fedaisi” bulmak için İşid’e kadar uzanmaya gerek yok. “Hasan Sabah yöntemi ile cennet fedaileri yetiştirme tezgahları”nın atık Adıyaman’da, Gaziantep’te, belki de komşu evde, apartmanda...
 
Her gün, dünü aramak...
 
Elbette ki umutsuz yaşanmaz... Ancak umut, dünden, bu günden daha iyi yarınlar beklentisi içine girmekle yeşerir, hayat bulur, gelecek şekillendirmesine katkı koyar... Ancak yıllar oldu; çok kötü şeyler yaşadık... 
Ne yazık ki, tüm bu olumsuzluklar konusunda ortak bir duruşumuz ve ortak bir anlayışımız bile yok. 
İnanıyorum ki birileri, ne pahasına olduğunu ancak kendilerinin bildiği bir takım nedenlerin, göze girme hesaplarının, paralel düşünme ayarlarının ve belki de korkunun icabı olarak, “bir takım gerçekleri bir takım suçlamaların altında tutma”yı başarı ile sürdürmekteler...
Vay sen;
“Suriye’ye yazık ettiler” derken, katil, cani Esat’a destek çıkıyorsun..
“Rus uçağı düşürülmemeliydi” derken, vatan hainliği yapıyorsun.
“Terörist dağdan şehire inerken...” derken, teröre teröriste destek çıkıyorsun...
“Sen terörü kınamayarak, sesli olarak lanetlemeyerek” şehit kanıyla besleniyorsun...
Durun bakalım... Özgür kalmış zerre kadar beyin bölümünüz varsa, bir soluklanın, beni ve bizi de dinleyin...
“Suriye’ye yazık ettiniz”de ısrarlıyım ve senden daha çok demokrasi, insan hakları, özgürlük yanlısıyım. Esat’ın ve benzerlerinin de canı cehenneme...
“Rus uçağı düşürülmemeliydi” demeye devam ediyorum, çünkü ve senden daha daha çok vatanseverim...
“Vaktiyle dağdaki terörist şehirlerimizde yuvalanırken” diyorum ve senden daha çok terörü de, teröristi de, destekçisini de lanetliyorum. Tabii terörü besleyip büyütenleri, “şöyle olursa, bu sonuç çıkar” hesaplarını tutturmaya devam edenleri de...
“Bağıra bağıra terörü kınamak, lanetlemek” ne anlam taşıyorsa, onun bin katını ben ve biz içimizde yaşıyoruz.
Özetleyelim;
Sevgili “kardeşim!...”; Biz irfanı hür, fikri hür, vicdanı hür vatandaşlar olarak sana ve sizlere bir kez daha sesleniyoruz... Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür vatandaşlar olmayı deneyin... Bizim için olmasa da, eşiniz, çocuğunuz, gelininiz, damadınız, torununuz için.... Ve de salt insanlık için,Yüce Yaratan için...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN