Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Erkeklere 364, Kadınlara 1...

Yayınlanma Tarihi : 11 - 03 - 2016 : 12:19
Kadınlara ayırdığımız 365 günlük yılın 1 gününü daha geride bırakırken, siyasiler “bu fırsatı” da propagandaya dönüştürme, “algı yönetimindeki becerileri”ni sergileme ortamı buldular. Biz “tarafsızlıkları ile bile karşı tarafa itilmişler” de, takiye ustalarının, gözümüzün önündeki “kapkara”yı bile “yanlış görüyorsunuz, aslında o ak... Ama illa da kara diyorsanız, eskiden daha mı aktı?” hükümleri karşısında bir kez daha, bölünmüşlüğümüzün, insanlarımız arasında özenle oluşturulan çatlağın kapanamazlığı karşısında bir kez daha hayal kırıklığına uğradık, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği adına üzüldük.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, bir çok da etkinlik düzenlendi, konserler, tiyatrolar, paneller... Örneğin bunlardan birine davetlisiniz... Bir tiyatroya veya bir konsere... Gittiniz, saatinde yerinizi aldınız. Siz sanatçıları beklerken bir de bakıyorsunuz, “organizatör siyasiler” sahnede...
Bir... İki... Üç...
“Biz olmasaydık, siz kadınların hali nice olurdu. Şükür ki biz geldik erkekler karşısında şu şu haklara boğuldunuz... Yatın kalkın bize dua edin, oylarınızı da kadınları süründüren, dininin gereklerini doya doya yaşatmayan başka partilere verip de baş bacılarınızın da günahına girmeyin...”
 
Bizi Öldürten, Dövdüren Kim?
 
“Hani biz tiyatroya, konsere gelmiştik” diye söylenmeye teşebbüs edenler olsa da, kimse “ucuzlatılmış sıfatlardan birinin alnına yapıştırılmasını göze alamadığından” susmuştur.
Ne olsa, bedava etkinlik... Bilet parasını ödediğiniz bir konserin, tiyatronun geç başlamasını protesto edebilirsiniz ama, burada öyle bir şansınız da yok, çünkü bedavadan davetlisiniz...
Tabii siyasilerin bunca “iyi ki biz varız” nutukları karşısında henüz kayıtsız şartsız biat kültürüne tam giriş yapmamış kadınların içinden şunları geçirdiğini biliyorum:
Biz kadınlar için her şey günden güne düzeliyor da, kocaları tarafından öldürülen, ağzı burnu kırılan, tecavüze-tacize uğrayan, daha çocuklarını yaşarken kendilerini gerdek odasında bulan kadınların sayısı neden artıyor? Tamam anladık; siz bizim için en iyileri yapıyorsunuz ama, bizi öldüren, döven, tecavüz için kovalayan, erkeklerin kulu kölesi, ikinci, üçüncü, dördüncü karısı yapan kim?...
Tamam... “Algı eğitimini başarı ile atlattınız...” Buyrun konsere, buyrun tiyatroya...
 
Senkronize Olmamış Beyinler...
 
Meclis’te epeydir süren bütçe görüşmelerini, “hükümetin başarısı” ile atlatmış bulunuyoruz. Her ne kadar “muhalefet” olsa da, bir sözü çıkan ağza göre değil, içinde barındırdığı anlama göre değerlendirme yetişmişliğimizi, beynimizi, insanlığımızı, mantığımızı, yaşımızı, başımızı kimsenin beynine senkronize etme gibi bir girdaba kendimizi kaptırmadığımızdan, doğruları da görebiliriz.
Örneğin, İktidar Partisi’nin “Avrupa görmüş” iki milletvekilinin uyarısının önemini kendimiz söylemiş kadar kıymete bindirerek...
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek: Demokrasi ve ekonomi at başı gider...
Yani ne kadar demokrasi, ne kadar basın ve kişi özgürlüğü, o kadar ekmek, o kadar aş, o kadar iş...
AKP Ankara Milletvekili Ali Babacan:
Hukukun üstünlüğü ilkesinin tavizsiz bir şekilde uygulanması, hem demokrasimizin ilerlemesi, hem de ekonomimizin gelişmesi için elzemdir. Önümüzdeki dönemde Türkiye hem demokraside, hem hukukta, hem de ekonomide eş zamanlı olarak ilerlemelidir.
Yani, demokraside “dünya demokratik ülkeler sıralaması”nda sonlarda, hukukta ise “gel bakalım şu suçsuzluğunu bir ispat et... Biz seni denemeye karar verene kadar misafirimiz ol”a kadar saplandığımıza göre, ekonomide de iyimser beklenti içine girmenin alemi yok...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN