Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Hafta Evliya Gibiydim

Yayınlanma Tarihi : 06 - 03 - 2016 : 12:35
Huyum değildir ama, şans işte.
Digitürk'ü bırakıp D-Smart'a geçince, şöyle ne var ne yok diye kumanda ile tura çıktım.
Yemin ederim kanalın ismini bile anımsamıyorum, dini bir program vardı.
Ekrandaki kişi, İlahiyat Fakültelerinin birinde dekanmış.
Eski dönemlerde yaşayan maneviyat büyüklerinden bahsederken;
- Onlar, göz ucuyla da olsa nisa taifesine bakmazlarmış dedikten sonra, "Nerde şimdi o büyük evliyalar?" demez mi?
Merak ettim.
Nisa taifesi acaba ne demekti?
Araştırınca öğrendim ki, bu Osmanlıca kelimeyi Selahattin Duman, kadınları anlatırken kullanmaktan zevk alırmış.
Nisa taifesi, basit söylemle; kadın kısmı demek.
iki ya da daha çok sayıda kadının bir arada bulunması durumunda eski devirlerde bu tanımlama 
yapılırmış.
Böyle olunca damarıma dokundu.
Adam resmen, her erkeğin yapması gereken bir şeyi hiç yapılmıyormuş gibi gösteriyordu.
Sinirlendim, bu kanalı geçtim.
 
Ama taktım ya, düşünüp-taşınıp müthiş bir karar aldım.
Bir haftalığına evliya olacaktım.
Bu hoca efendiyi; nisa taifesi dediği hanımlara, konuşmak için bile olsa bir hafta boyunca bakmayacak, bugün de evliyalar olabileceğini ispatlayacaktım.
 
Ertesi gün merdivenlerden inerken, alt kata yeni taşındığı söylenen kiracılarla karşılaştım.
Evde ne kadar kadın, kız, çoluk-çocuk varsa hepsi kapıdaydı.
Hanımlardan biri, beni tanımış olmalı;
Hamdi Bey... Hamdi Türkmen değil mi? Yazılarınızdan tanıdım. Biz yeni komşunuzuz...
Evliya olacam ya, bakmamak için hemen başımı eğdim;
"Hoş geldiniz" dedim.
Ama başım önde. Kazayla hanımları görürüm diye gözlerimi kaldıramıyorum.
 
İnmek için merdivenlere yöneldim, arkamdan başladılar saydırmaya:
- Ben sana, bu adamın kendini beğenmiş olduğunu söylemiştim. Yüzümüze bile bakmadı görmedin mi?
Bir diğeri:
Yok be, adam çok mahcup zavallıcık. Anlaşılan küçükken çok dövmüşler!..
 
Sokağa çıkınca, "her evliyanın başına gelen sıkıntılar" diye geçiştirmeye çalıştım.
Şöyle yapacaktım.
Yürürken sadece yere bakacak ve bana doğru yaklaşan kişilerin ayakkabılarından erkek olduğunu anladığımda, başımı kaldırıp rahatça yürüyecektim.
Bir kaç adam attığımda neye uğradığımı şaşırdım.
Moda ya; kadınların çoğunda pantolon var. Ayaklarında da aynen benimkiler gibi ucu küt, tabanı geniş erkek ayakkabısı ya da koca koca asker postalları.
Dikkatli olmalıydım. Yoksa evliyalık güme gidebilirdi.
Başımı hiç kaldırmadan giderken, yanımdan geçen kadınların seslerini duyuyordum:
- Bu adamda bir tuhaflık var ayol. Boşuna dememişler dost başa, duşman ayağa bakar diye.
Diğeri daha farklı görüşteydi:
- Benim de gözüm tutmadı kardeş. Belli ki çapkının teki. Yere bakan, yürek yakan cinslerden...
Ben, yine evliya sabrıyla ve aynı şekilde yürürken, birden ne olduğumu anlayamadan kendimden geçmişim.
Bir baktım, yerdeyim. İki kişi etrafımda, eğilmişler biri kolumu tutuyor, diğeri kalbimi dinliyor.
Şöyle konuştuklarını duyuyorum:
- Acaba niye kendinden geçti ki?
Diğeri;
- Zavallı önündeki elektrik direğini görmedi, fena tosladı.
İlk meraklı, sırıtarak espri yapmaktan kendini alam
- Biraz önceki elektrik kesintisi, demek ki bu yüzdenmiş. İyi adam direği devirmemiş!..
Ayağa bir kalkabilsem, ben neyi devireceğimi çok iyi biliyorum ama ne mümkün?
Başım dönme dolap gibi dönüyor, beynim zonkluyor.
 
Bakıyorum, üstüm başım da çamur içinde.
Eve dönüyorum mecburen.
Apartmanın girişinde alt kattaki yeni komşularımıza rastlıyorum yine.
Sanki beni bekliyorlar kapıda.
Halimi görünce hanım ve kızları, geçmiş olsun diyorlar.
Ben evliya olacam ya, yine yüzlerine bakamıyorum, başım önde.
Bu kez anasının elini tutan çocukları olacak o haylaz velet, haince fısıldıyor:
- Bizim züppe cezasını bulmuş!..
Asansöre komşularımın yardımıyla biniyorum.
Ama biliyor musunuz; eve girerken, kendi kendime verdiğim sözü, bunca başıma gelenlere rağmen bir hafta boyunca eksiksiz tutmaya kararlıyım.
Başaracağım ve o zaman, "Evliya sözü işte böyle olur" diye kasım kasım kasılacağım!..
 
Bu Yazı Espri Anlayışına Sahip Kadın İçin
 
- Erkek ve kadın, yazı-tura gibidir; asla yüz yüze gelmezler, ancak hep beraberdirler. 
Hemant Joshi 
- Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olursunuz. Eşiniz kötü olursa filozof olursunuz. 
Socrates 
- Kadınlar bize her zaman büyük hedefler gösterir, ve onlara ulaşmamızı engeller. 
Dumas 
- Hiç yanıtlayamadığım en büyük soru şu olagelmiştir: 'Bir kadın ne ister?' 
Sigmund Freud 
- Karıma bir tek söz ederim, o bana bazı paragraflarla cevap verir. 
Anonim 
- Bazı kişiler uzun evliliğimizin sırlarını sorarlar; Biz haftada iki kez restorana gideriz. Biraz mum ışığı, akşam yemeği, hafif müzik ve dans... 
O salı günleri gider, ben cuma... 
Henny Youngman 
- Terörizm beni hiç endişelendirmez. İki yıldır evliyim. 
Sam Kinison 
- Fon transferi için elektronik bankacılıktan hızlı tek yol vardır ve buna evlilik adı verilir. 
James Holt McGavran 
- Her iki karımla da talihim kötü gitti. Birincisi beni terk etti, ikincisi terk etmedi. 
Patrick Murray 
- Evliliğinizi iyi götürmek istiyorsanız, 1) hatalı olduğunuzda itiraf edin, 2) haklı olduğunuzda susmayı bilin. 
Nash 
- Karınızın doğum gününü unutmamanızın en iyi yöntemi, bir kez unutmanızdır. 
Anonim 
- Karımla ben 20 yıl çok mutlu yaşadık. Sonra da tanıştık. 
Rodney Dangerfield 
- Bir kadın, kendisinin yaptığı her hatasında kocasını affedendir. 
Milton Berle 
- Evlilik, kişinin düşmanıyla yattığı tek savaş şeklidir. 
Anonim 
- Adamın biri evlenecek kadın aradığı ilanını verir. Ertesi gün aynı mesajı ileten yüzlerce mektup alır:
Benimkini alabilirsin... 
Anonim
 
Türkişingilişce!..
 
Belki mesleğim nedeniyle, belki de merakımdan "dil"e önem veririm.
Ama şimdi hangi dili konuştuğumuzu tanımlayamıyorum.
Gençlik yıllarımızda da benzeri saptırmalar olmuştu.
Örneğin; "hostes" sözcüğüne "gök konuksal avrat" diyen yazı okuduğumda çok gülmüştüm.
Ama "şaka" olduğu için üzerinde bile durmadım.
Atatürk, o kadar ileri görüşlüydü ki, Türk Dil Kurumu'nu kurdu. Bu kurum yıllar boyunca ana dilimizi, yani güzel Türkçe hazinemizi yenilemek ve düzenlemek, yabancı sözcüklerden ayıklamak için unutulmaz çalışmalar yaptı.
12 Eylül sonrası bir çok güzel kurum gibi, bu kurumda darbe yedi ve eski işlevini kısmen unuttu.
Bugün ise "rezil" durumdayız.
İngilizce Türkçe karışık bir "ucube" dille anlaşmaya çalışıyoruz.
Ben adına; Türkişingilişce diyorum.
Zamane çocukları diyeceğimiz genç insanlar, ne yazık ki kendi buluşları olan bu "dille" konuşuyorlar.
Size, zamanelerin hiç bir zaman güncellik kazanıp kalıcı olmayacak bazı sözcüklerini "eğlencelik" olarak sunmak istiyorum.
Ne me lazım; kulağınızda kalsın...
Gün gelir, torunlarınızdan duyarsanız hiç şaşırmayın:
Çayyaş:
Çay bağımlısı kimse.
Dekılte:
Erkeklerin gömleklerini yarıya kadar açarak sergilediği kıllı ve altın kolyeli görüntü.
Hiç çamaşırı:
Transparan kadın çamaşırı.
Cinekologcin:
Menapoza girmiş kadınlara cinsel tacizde bulunan hoca, üfürükçü.
Kankamatik:
Yolsuz kaldığınızda borç para aldığınız yakın arkadaş.
İçerdöver:
Her akşam eve sarhoş gelip karısını, çocuğunu döven koca veya kötü baba.
Sinirbaz:
Sizi her defasında sinirlendirebilen özel kimse.
Lafıza kaybı:
Söyleyeceğiniz sözü unutmanız.
Keldiven:
Saçı olmayan erkeklerin, kafalarını soğuk hava, yağmur gibi dış etkilerden korumak için kullandıkları şapka, peruk gibi gereçler.
Markalemun:
Saç şeklini ve rengini üzerindeki marka giysiye göre değiştiren, dış görünüşüne aşırı önem veren boş ve sığ insan.
Jeloğlan:
Saçlarına jöle sürmeden asla dışarı çıkmaya genç erkek.
Tö be or not tö be:
Kötü alışkanlıkları olup da bir türlü bırakma cesareti gösteremeyen.
Keşportacı:
Sokağa tezgâh açmış uyuşturucu satıcısı.
Shopşal:
Alışveriş merkezlerinde saatlerce aylak aylak dolaşan, boş boş vitrinlere bakan işsiz, güçsüz kimse.
Şenformasyon:
Müjdeli haber.
Tükürükçe:
Konuşurken ağızlarından çok fazla tükürük saçan kişilerin ana lisanı.
Tıntınager:
13-19 yaşlarında boş ve cahil genç.
Keneffüs:
Ders aralarında verilen hacet molası.
Notlakçı:
Sınavlara başkalarının notlarından fotokopi çekerek hazırlanan kopyacı öğrenci.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN