Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Mavi Patik-Kırmızı Patik...

Yayınlanma Tarihi : 28 - 02 - 2016 : 09:12
Ezeli tartışma “kadın-erkek eşitliği” hiç yanına yaklaşmadığım bir konudur. Çünkü; bunu kafamda toptan halletmiş, kadın ve erkeği, birisi olmadan diğerinin olamayacağı, asla birbirleriyle yarıştırılamayacağı bir bütünün yarıları, toplumun ta kendisi olarak kabul etmişimdir.
Biliyoruz ki; her ne kadar Tanrı ilhamı olarak tamamı erkekler tarafından yazılmış din kitapları ve tamamı erkekler tarafından konulmuş din kuralları ve bu öğretinin yetiştirdiği hakim erkekler, kadının eşitsizliğini, kendilerini de yaratan vücut farklılıklarına kadar indirgemişlerdir.
Bugün sizinle sosyal medyada dolaşan bir “kadın-erkek hikayesi” paylaşacağım. Bir kadın yazmış ama, ismini ben de bulamadım...
 
“Erkekler ağlamaz... Erkekler korkmaz...”
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira erkekler genç yaşta Hakk’ın rahmetine kavuşuyorlar.
Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karısını çekiştiren erkek gördünüz mü? Fare görünce bağıran, “Bu ara sinirlerim zayıf” diye ağlayan...
Oysa erkekler de kadınlarla aynı duygulara sahipler. Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle “Ağır ol...” diyoruz. “Ne alakası var mavi patikle?” demeyin... Mavi soğuk ve ciddi bir renktir...
Kime isterseniz sorun. 
Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi. Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir. Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir: 
“Sen erkeksin...”
Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna kadar yükümlüsün! Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli olduğunu unutmamandır. 
Misal; aşık oldun... 
Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla desinler, yeter ki âşık demesinler.
Misal; sevgilinden ayrıldın. 
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün. Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Misal; eve hırsız girdi. Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna geldiniz. 
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk patikleri? Pembe. Ya hırsızınkiyle senin ki? Mavi...
Kural; mavililer boğuşacak, pembeliler bağıracak. Herkes görevini bilsin. Ta doğumhanede yapıldı bu iş bölümü.
Misal; eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın. “Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti” diyemezsin. 
Karın o esnada telefonun başında, arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe!
Misal; evde aniden bir böcek peydahlandı. Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen.. Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı? Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar?
Ama mavi... Brrrrr!..
Misal; savaşa gidilecek.
 Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik... Sen hiç ‘Vatan sağ olsun’ diye bağıran Ayşecik gördün mü?
Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında “Size baba diyebilir miyim amca?” diyordu. 
Ve hatırladığım kadarıyla omzunda tüfek falan da yoktu.
Diyeceğim, mavi patikli olmak zor zanaat! Özellikle de seviyorken...
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN