Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Devletimi Sevmek İstiyorum...

Yayınlanma Tarihi : 26 - 02 - 2016 : 09:44
İzmir’e bin 564 kilometre ya da 20 saat uzaklıkta olan Artvin’de vatandaşların verdiği çevre mücadelesi ile ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama, şahsen çok ilgiliyim. 
 
İşin içinde her ne kadar “yer altı zenginliklerimizin değerlendirilmesi, ekonomiye kazandırılması” gibi katı bir gerçek olsa da, orada vatandaşa reva görülen devletin gücünü gösterme fiilini hoş karşılayamam.
Çünkü; bizzat gidip gördüğüm, hayran kaldığım, bize bu güzellikleri bağışlayan Tanrı’yı huşu içinde binlerce kez şükrettiğim o eşsiz yurt parçasının üstündeki güzelliklerin, altındaki zenginliklere feda edilemeyecek kadar değerli olduğunu düşünürüm.
Benim sade bir vatandaş olarak kıyamadığıma, ülkenin yöneticileri nasıl kıyabilir diye hayretler içinde kalıyorum. Olayları bir-iki kolu kanadı kırık televizyon kanalı ile sosyal medya üzerinden üzüntü ve ümitsizlik içinde takip ederken, Çarşamba günü ilan edilen “hükümet-çevreci anlaşması” ile şaşkınlığa uğradım: Hukuki süreç tamamlanana kadar maden faaliyetleri durdurulmuştur...
Şaşkınlığım şundandır: Madem yürümekte olan bir hukuki süreç var, o halde çevre düşmanı olarak gördüğüm o sahada ne işi var? O makineleri o sahaya sokabilmek için devlet gücünün de en şiddetlisinden gösterilmesine nasıl bir hukuki dayanak var?
Oysa ben, tüm kalbimle, “hukuk devleti” olduğu söylenen devletimin, hukuk düzenini ile uyum içinde olacak tüm kararlarına saygı duymak istiyorum... Biz bu neslin fertleri olarak yeteri kadar elledik, tahrip ettik. Artık, gelecek nesillere de bozabilecekleri, elleyebilecekleri bir şeyler bırakalım ricasında bulunuyorum...
 
Orası Artvin, Burası Karşıyaka
Hafta ortasının İzmir için önemli olaylarından birisi de, Karşıyaka’nın göbeğinde yerel yönetimlerin ve o çevrede yaşayan vatandaşların en az yüzde 80’inin karşı olduğu stadın inşaatının durmasıdır. Gerekçeden anlaşılıyor ki, yine saygı duymak istediğimi “hukuk devleti kuralları” burada da yerle bir olmuş. Ankara 18’nci İdare Mahkemesi’nin verdiği “ihaleyi iptal” kararı dikkate alınmamış, ihaleyi alan müteahhit ortalığı darmadağın ettikten sonra inşaatı başlatmış. Ne zamana kadar? Kendisine “Danıştay’a yaptığımız itirazın sonucu alınana kadar, hak edişlerin ödenemeyeceği” bildirilene kadar...
 
Şimdi ne olacak? “Hukuki süreç” tamamlanana kadar, parasını alamayan müteahhit inşaata devam etmeyecek, o inşaat kalıntısı o “süreç” tamamlanana kadar, bir çirkinlik abidesi olarak orada duracak... Peki ya Danıştay da İdare Mahkemesi karanını onaylarsa? Ya bu süreç de aylar, yıllarca sürerse... Hukuki yönden bunun daha da ilerisi olmadığına göre... Peki; o hukuki süreç tamamlanana kadar eski stat yıkılmasaydı, o ihale yapılmasaydı, o müteahhide yer teslimi yapılmasaydı, “hukuk devleti”ne olması gereken saygımız da yerinde dursaydı olmaz mıydı?
Durumdan şikayet eden vatandaşlara “Malum çevreler bu hizmeti mahkeme yoluyla engellemeye kalkmasaydı, bu çirkinlik burada kalmayacak, Karşıyakalılar da modern bir stada kavuşacaktı. Görüyorsunuz, biz halka hizmet için çırpınıyoruz, ‘istemezük’çüler engelliyor... Ey vatandaş işte CHP zihniyeti...” cümlelerinin kullanılacağını şimdiden görmek, falcılık olmaz...
Tekrar edeyim; devletimi, hükümetimi sevmek, bizi yöneten, vergilerimizi harcayan yöneticilerimize, siyasilerimize saygı duymak istiyorum... 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN