Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ağır Bir Hatırlatma!...

Yayınlanma Tarihi : 18 - 02 - 2016 : 09:00
Torbalı İZBAN devreye girdi, tıkır tıkır halka hizmet vermeye başladı. Ancak, “kim yaptı-kimin eseri-kim ne kadar katkıda bulundu?” kavgası ve CHP’lilerle AKP’liler arasındaki laf yetiştirmeler trenden daha hızlı...
Vay efendin “o şunu demiş, bu bunu demiş, aslında öyle değilmiş, gerçek buymuş...”
Polemiğe ben katılayım ve bir-iki laf da ben yetiştireyim!.. Torbalı İZBAN hattı ister hükümet kanadından gelen paralarla, ister İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla yapılmış olsun, neticede, her partiden, her görüşten, her ırktan, dinden mezhepten vatandaşların vergileriyle yapıldı. İster oraya çekin, ister buraya çekin, bu iş için uzanılan el vatandaşın cebidir...
Daha da ötesinde belirteceğim gerçek ağır; Bu ülkede hangi mevki ve makamdan olursa olsun bir kamu görevlisiyseniz, bir milletvekili, belediye başkanı, vali ya da bürokratsanız, vatandaş vergilerinden maaş alan kişilersiniz ve aldığınızın karşılığını vermek zorundasınız. Siz “hizmet” yapıyorsanız, kamu da size en yükseğinden maaş veriyor, makam veriyor, makam aracı veriyor.
Sonuç olarak ne olmuş; vatandaş vergileriyle beslenen iki kamu kurumunun olanakları bir araya getirilmiş, vatandaş menfaatine kullanılmış... Devlet de bu mesainin karşılığını fazlasıyla ödemiş...
 
Kendimden Örnek...
Size kendimden örnek vereyim; 45 yıl çeşitli firmalarda filen çalıştım, iyi-kötü karşılığını aldım. “Ben bu kuruma şöyle hizmet veriyorum, böyle hizmet veriyorum, şöyle fedakarlık yapıyorum, böyle kendimden veriyorum” gibi bir düşünce dilimden dökülmediği gibi, samimi söyleyeyim aklımdan bile geçmedi...
 
Çünkü ben belirli bir ücret karşılığı o işi yapmak üzere o göreve getirildiysem, ben o iyi yapmak kurum yönetimi de o ücreti vermek zorunda. İşimi beğenmezlerse beni orada tutmazlar, ben de ücreti beğenmezsem kısmetimi başka yerde ararım... 46 yıllık aktif iş yaşamımda bir tek gün işsizliğim olmadığı gibi, hiç de “işten çıkarılma” durumu ile karşılaşmadım...
 
Vicdanımda sık sık sorduğum soru da şu oldu; Bu gün bana verilen ücretin tamamını hak ettim mi? Fazladan emeğim, mesaim geçtiyse helal olsun...
 
Bunları, kendimi anlatmak için değil; “hizmet-ücret dengesi”nin kutsallığını vurgulamak için yazdım.
Bakıyorum; kendi kişisel olanakları ile hayır-hasenat yapan, okul-kültür merkezi-cami diken, devletin eksik kaldığı eğitim-kültür alanlarına milyonlarını döken vatandaşlar bile, devlet olanaklarıyla üstelik de mesailerinin karşılığını eni iyi şekilde alan siyasiler kadar övünmüyor, kişisel geleceklerine harç olacak puan toplamaya girişmiyor...
Bunun adına da, ilkel bir yaklaşımla “siyaset” deniyor...
Siz bunun üzerine ne derseniz deyin...
Yeter ki; “karşılıksız hizmet ediyorlar, fedakarlıkta bulunuyorlar... “ demeyin...
 
“Polemik Mesaileri” Bile Ücretli...
Bu “polemik mesaileri”nin bile ücretli olduğunu, vergilerimizden ödendiğini unutmayın...
Bunları kamu hazinesinden şu veya bu şekilde doyan, geçimlerini temin edenleri karalamak-kötülemek, aşağılamak için yazmıyorum... Ara-sıra, aldıklarıyla verdiklerinin dengesini kendi içlerinde kurmalarını, aldıkları ücretlerde tüyü bitmemiş yetimlerin hakkının bulunduğunu hatırlamalarını amaçlıyor, bu münasebetle analarının ak sütü gibi helal kazançlarıyla bu memleketin bir eksiğini gideren, açlarını doyuran, başlarını örten, çocuklarını okutan, gerçek hayır-hizmet sahiplerinin önünde saygı ile eğiliyorum... Bu dünyayı güzel eserler, güzel izler bırakmış olarak terk edenleri de rahmet, minnet ve şükranla anıyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN