Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Deniz Baykal’ın Düşündürdükleri...

Yayınlanma Tarihi : 17 - 02 - 2016 : 11:47
Yıllardır 2-2.5 saat süre ile televizyon başında oturduğum vaki değildi. CNN Türk’ün Tarafsız Bölgesi’nde, günümüz usta gazetecilerinin karşısına çıkan CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ı dinledim ve bu ülkenin geçmişinde önemli görevler almış kişilerin birikimlerinden ülke adına yararlanma ahlakının yerleşmemişliğine, ülkemiz ve bu ülkede gelecek, refah ve mutluluk bekleyen insanlarımız ve özellikle çocuklarımız adına üzüldüm.
Hangi ırktan, dinden, mezhepten veya siyasi görüşten olursa olsun, bu ülkenin bir çok alanda yetişmiş, kendini yetiştirmiş insanlarını, mutlak faydalanılması gereken, yine bu ülkenin verimli ovaları, ırmakları, madenleri ile eş değerde gördüğüm için, Deniz Baykal gibi bir siyasi değerden de sadece kendi partisini yönetenlerin değil, diğer parti ülke yöneticilerinin de yararlanmamış olmasını, “kötü bir alışkanlık, yetişmemişlik kaynaklı siyasi kompleks” olarak değerlendirdim.
Tabii ki bende bir hayli eski olan bu düşüncem kaynağı da, medeni ülke uygulamalarından alıyor, onların eski siyasi değerlerinin bizzat geçmişteki seçim rakipleri tarafından devleti adına değerlendirilmiş olmasına imreniyorum.
 
MANŞETLER
Bunu da “gelişmekte olan, ama bir türlü gelişemeyen” ülkemiz hanesine bir “neden böyleyiz notu” olarak düştükten sonra Baykal’ın “o akşam”ına dönüyorum. Deneyimli siyasetçi, Türkiye’nin çok yakın tarihini, büyük bir olgunluk, dinginlik içinde değerlendirirken, soru sormak üzere karşısına karşısına geçen Moderatör Ahmet Hakan’la birlikte, Deniz Zeyrek, Hande Fırat ve ve Mehmet Tezkan’dan oluşan 4 deneyimli gazeteci, tam oturan tabirle ağzı açık dinledi. Bu gün ve geleceğimizde baş derdi olarak karşımıza çıkan veya çıkarılan Suriye bataklığından girip,  “Avrupa Birliği’nin vaktiyle bizi içine almamakla yaptığı yanlışlığı yeni yeni farketmeye başladığı”nı anlattı. Ortadoğu’nun “laik, model ülkesi” olarak çıktığımız yolda geldiğimiz noktanın, bu ülkenin gerçek aydınları için tam bir “hüsran” olduğunun altını çizdi.
Deniz Baykal, reklam aralarıyla birlikte 2 saat 45 dakika süren “sorgulama”da çok önemli değerlendirmelerde bulundu, yönetimi bir çok alanda ciddi eleştiriler getirdi, ama günümüz medyası için manşetlerini 5-6 dakikada attı; “Halep-Türkiye hattını açık tutmak için PYD hedeflerini vuran hükümet haklı, CHP iyi yönetilmiyor...”
Dünkü gazetelere baktığımda; gerçek de olsa, güç odaklarının hoşuna gitmeyecek şeyler yazmama konusunda iyice şartlandırılmış ve de sindirilmiş medyamızın yöneticileri bu iki konuya ağırlık verirken, hükümete ve yönetim tarzına yönelik eleştirileri es geçmiş. Maalesef tam da tahmin ettiğim gibi.
 
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ  
O programın bir özelliği de şuydu: Herkese her soruyu soramama, verilen cevapları yutkuna yutkuna kabul etmek durumunda kalan 4 gazetecinin alabildiğine kendilerini özgür hissetmeleri, her şeyi sorabilme özgürlüğünün tadına varabilmeleri, kendilerini gerçek gazeteci hissetmeleriydi. Kendilerini hiç bir kısıtlama içinde hissetmeden her şeyi sorabildiler, verilen cevaplar içinde beklentilerini karşılamayan cümlelerini sık sık “ama...” diye kestiler, kendi yorumlarını eklediler...
Kısacası “basın özgürlüğü”nün tanıdı çıkardılar...
Baykal, partisi CHP’nin iyi yönetilmediğini de söyledi ama, devamında “kem-küm”e düştü... Tekrar tekrar “eğer bana görev düşerse...” gibi sözlerinden, kenarda-köşede kalmaktan sıkıldığı anlamını çıkardım.... Yukarıda da özellikle belirttiğim gibi; bu ülkenin iyi yetişmişlerinden sonuna kadar faydalanmak lazım... 
Kişinin doğrularını, geçmişteki hatalarının altında boğmama olgunluğundaysak...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN