Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Büyük Skandal! Büyük Rezalet!

Yayınlanma Tarihi : 13 - 02 - 2016 : 17:12
BEN HABER GAZETESİ 41.SAYI
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
 
Öncelikle CHP’deki Atatürk portresi kriziyle başlayalım. Partide bir Aylin Nazlıaka depremi de yaşandı. Sizin bu olayla ilgili yorumunuz nedir? Kılıçdaroğlu’nun söylemine katılıyor musunuz?
CHP gibi Atatürk’ün kurduğu ve Atatürk ile özdeşleşmiş bir partide bunun tartışılıyor olması bana göre en büyük skandaldır, en büyük rezalettir. Bu konuda sap ile saman birbirine karışmıştır. Aylin Nazlıaka sonuç olarak bu işin altında kalacakmış gibi görünüyor. Duvardan eşinin resmini indirmiş olsa tamam, bize ne... Ya da CHP’nin eski genel başkanlarından birinin fotoğrafını indirse, yine bize ne… Parti büyüğüne saygısızlık der geçeriz. Ama indirilen resim Atatürk’ün resmi olunca, Nazlıaka’nın bunu saklama gibi bir lüksü yoktur, saklayamaz. 
 
Tabii bir de konudan prim yapmaya çalışanlar oldu. Bu daha da endişe verici bir şey. Elbette Atatürk Türk toplumunun ortak değeri. Bunu hepimiz konuşacağız, hepimiz tartışacağız tabii ama ne yazık ki CHP’liler süreci iyi götüremedi.  Başta Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve bu olaya şahit olan milletvekilleri olmak üzere hiçbiri süreci iyi götüremedi. Toplumda Atatürk’ü tartışan bir CHP imajı oluştu. Bu durum CHP’ye gönül verenleri çok yaraladı ve kolay kolay da kapanacağa benzemiyor. Bu tartışma CHP’nin ayıbıdır, yüz karasıdır. Kurucularına yapılmış en büyük saygısızlıktır. Sadece resmi indirenlerin değil, konuyu dallandırıp budaklandıranların da konumları sorgulanmalıdır. 
 
Peki sizce bu iddiayı basına kim sızdırdı?
Onu da araştırsınlar, onu da bulsunlar. Resmi indirenler kadar, yaşanan olayı topluma farklı bir şekilde algılatanlar da suçludur.  
 
 
İZMİRLİ VEKİLLERİN YÖNETİMDEKİ ÖMRÜ NE KADAR SÜRECEK?
 
İzmir’e bakacak olursak. CHP’nin A Takımı’nda 4 tane İzmirli var. Bunu İzmirliler nasıl yorumlamalı sizce?
Bence bunu bizim farklı yorumlamamız lazım bence. Çünkü bizim gazetemizi okuyanlar bilir ki bu konuda Kılıçdaroğlu’nu en ağır şekilde eleştirenlerden biri benim. Kendisine en büyük teveccühü gösteren, kendisini kıyılarda en güçlü hissettiren bir şehre bugüne kadar gerektiği değeri vermiyordu. Köyünde bir oy alamayacakları genel başkan yardımcısı yapıyordu ama burada yüzde 50’ye yakın oy almış bir partinin temsilcilerinden bir tanesini parti yönetiminin en tepesine taşımıyordu. İzmirliler tepkisel hale gelmişti bu konuda. Hani derler ya “uyan da balığa gidelim” diye… Sayın Kılıçdaroğlu 2019’un bu şehirde ne kadar önemli olduğunu nihayet anladı. Çünkü 2019’da CHP’nin Büyükşehir dahil burada kaybetme durumu var. Sayın Kılıçdaroğlu bu tercihi yaparak İzmirlilere şirin gözükmek istedi. Ama ben bir şeyi merak ediyorum. Bilindiği gibi CHP’de bu göreve gelenlerin ömürleri 1-1,5 yıl arasında sürüyor. Acaba İzmir milletvekilleri 2019’a kadar bu görevlerinde kalabilecekler mi? 2019 sürecinde karar mekanizmasında olabilecekler mi? Önemli olan bu… Bana sorarsanız olmayacaklar. İzmir’in siyasetteki en büyük şanssızlığı budur. İzmir siyaseten farklı partileri en güçlü şekilde desteklemiştir, ama ne yazık ki karar mekanizması denen masalarda neredeyse hiçbir İzmirli oturmamıştır. İnşallah yanılırım. Bir de şu var; hizipleşme o masaya ne kadar yansıyacak? Zaten şu anda fazlasıyla kutuplaşmış bir parti. O yüzden ben bu durumu taktiksel bir atama olarak görüyorum. Ama ömürleri ne kadar olacak? Onu tartışırız…
 
 
ERDOĞAN KESİNLİKLE AFFETMİYOR
 
AK Parti’de de Bülent Arınç depremi yaşanıyor. Erdoğan artık kendisinden “o zat” diye bahsediyor. Binali Yıldırım da Arınç’ın sözlerinin kıymeti olmadığını söylüyor.
Sayın Arınç ile ilgili ana eleştiri neden bunları görevdeyken bu şekilde dile getirmediği... Bunları Sayın Arınç o günlerde dile getirmiş olsaydı veya bazı konularda sert söylemlerde bulunmasaydı belki bugün daha farklı algılanabilirdi. Ama şu da bir gerçek ki Sayın Cumhurbaşkanı kendi konumunda mutlak hakim olmak istiyor. Kendi sözünün üzerinde söz kabul etmeyen biri olarak görünüyor. O yüzden Sayın Erdoğan bu konuları kesinlikle affetmiyor. Her ne kadar geçmişte dava arkadaşlığı olsa da bir kalemde silip atabiliyor ve yoluna devam ediyor. 
 
YENİ BİR PARTİ EN FAZLA YÜZDE 3 ALIR
 
1 Kasım öncesi çok konuşulan başka parti söylemleri de yine ayyuka çıktı. Nasıl değerlendirirsiniz?
Sayın Arınç ve Sayın Gül gibi birkaç isim yeni bir partinin çatısı altında da birleşebilirler. Ama toplum da gerekli karşılığı görürler mi? Ben pek tahmin etmiyorum. Çünkü AK Parti değil Sayın Erdoğan hala olayın simgesel ve doğal lideri. Son seçimlerdeki yüzde 50’lik oy potansiyeline de baktığımızda bloklaşmış bir kesim bugün kolay kolay AK Parti’den ayrılıp da başka bir partiye yönelmez. Ancak yüzde 2 ya da 3’lük bir sempatizan kesim alabilir. Bu yüzden söylemlerinin de toplumda fazla bir yankı uyandıracağını düşünmüyorum. Tabii ki AK Parti kanadından bahsediyorum. Elbette muhalefet hemen yeni bir söylem bulmuş gibi Sayın Arınç’ın arkasında durmaya çalışıyor. Bunlar sadece AK Parti’ye oy vermeyen yüzde 50’nin tatmin aracı olabilir. Ama etki aracı olamaz.
 
 
ÖMRÜ BOYUNCA BU UTANÇLA YAŞAYACAK
 
MHP’de şu anda bir yargı süreci başladı. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?
Sayın Devlet Bahçeli bence Türkiye’nin görüp görebileceği en kötü liderlerden biri. Partisine bu kadar kötülük yapabilen bir insan düşünemiyorum. Partisini yerlerde süründüren bir insanın MHP’yi mahkeme kapılarına götürmüş olması ayrı bir ayıptır. Ben inanıyorum ki sayın Bahçeli ömrü boyunca bu utanç ve ayıpla yaşayacaktır. Ona belli bir süre sonra kendi partilisinin de saygısı kalmayacaktır. Kişilik anlamında büyük bir erozyona uğrayacaktır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN