Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sarmaşk

Yayınlanma Tarihi : 12 - 02 - 2016 : 15:40

BEN HABER GAZETESİ 41. SAYI

Hayatımın İstanbullu yıllarının son dönemlerinde, çok değerli insan, usta yazar, usta gazeteci, rahmetli Çetin Altan ile O’nun ‘yaşamına saygıya’ ve O’ndan ‘öğrenmeye dayalı’; özenli, dingin, güzel bir dostluğumuz oldu. Doğrusu, aslında ben O’nun dostluğunu paylaşma şansına sahip oldum. Sevgili kardeşim, değerli Nebil Özgentürk ile sık sık Çetin Ağabey’imizi İstanbul Kadıköy’deki evinde ziyaret ederdik. Uzun sohbetlerimiz olurdu; O saatlerce anlatır, biz dinlerdik. 
 
Çetin ağabeyi yitirdikten sonra, anlattıklarının, hayat ile bütünleşen entelektüel birikiminin, hayatıma kattıkları, benim için çok daha değerli oldu. Benden ‘Sevgililer Günü’ için ‘o güne’ özgü bir yazı istenince, dağarcığımda bulunan bir ‘Çetin Altan’ anısı geldi aniden aklıma. 
 
Bir gün İstanbul’daki evinde, gecenin ilerleyen esrik saatlerinden birinde, ‘aşk’ın geniş anlamları üzerine sohbet ederken, Çetin Ağabey, usta şair Edip Cansever’in bir dizesini hatırlatmıştı hemen bize: “Aşk iyidir bak / duyumunu artırır insanın.”  diye… Sonra kadın erkek arasındaki büyünün, ‘yerçekimi kanunu’ gibi, tamamen doğaya ait, evrensel yasaların parçası olduğunu söylemişti. Bir de aşkı en iyi tarif eden kısa sözcüklerin, Fransız Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Lamartine tarafından dile getirildiğini vurgulamıştı: “O kişi yok ise, bütün dünya insansız kalmış gibidir.” 
Bu yazı, şimdi sonsuzlukta uyuyan Çetin Altan’ı anmak için de bir vesile oldu. Güzel insan…
 
Her ne kadar “14 Şubat Sevgililer Günü” kapitalist sistem tarafından tam bir “tüketim günü” haline çevrilse de; bu durum ‘aşkın’  güzelliğini, sürekli vurgulamamıza engel değil elbette…
 
Zaten, nasıl ‘deliye her gün bayramsa’, gerçek sevgiliye de her gündür ‘sevgililer günü’…
‘Cupido’ sevdiğim bir semboldür mesela.  Roma Mitolojisi’nde “aşk ve tutku Tanrı”sıdır.
Latince’de ‘cupido’, ‘tutku’ demektir.  Aşk ve güzellik Tanrıçası Venüs’ün oğludur. Ama efsaneden algılanır ki ‘Cupido’ birazcık yaramazdır. Ölümlüler arasında hissettirmeden dolaşır. Taşıdığı aşk okunu, yaramazca rastgele fırlatır ölümlülere…  Bu ‘ok’ kime değerse; aniden ‘aşık’ olur o kimse… 
 
Sonsuz tutkuyla yanar, aşkının peşine düşer. Cupido’nun okunu fırlattığı insanları, ben şanslı sayıyorum. Gerçek aşkı yaşadıkları, paylaştıkları için.
 
Hani “Mutlu aşk yoktur” demiş ya şair Aragon… Mutlu aşk vardır,  aslında… Sadece felsefeci Denis de Rougemont’un dediği gibi; “Mutlu aşkın yazılı bir tarihi yoktur.” belki de… Dağınık oldu bu yazı… Bir yanıyla araya, ‘aşk’ kavramı girince… Birazcık, şair yazısı… Nice büyük şairin yetiştiği bu coğrafyaya çok büyük saygımda; sadece ‘edebi eser olabilmekle sınanan gerçek şiirin’ kalıcı olabileceğine inandığım için; ‘şair yanımı’ çok öne çıkarmıyorum doğrusu. 
“Fahriye Abla”nın şairi Ahmet Muhip Dranas’ın büyük şiiri Olvido’sunda: “Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir / Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir” dediği gibi; yarım bırakmayalım şiiri… Mütevazı şiir yolculuğumda, yedinci kitabımda yer alıp, kitabın adını taşıyan şiiri paylaşayım sizinle. 
 
Önce hatırlatayım: ‘Aşk’ kelimesinin kökü Farsça’dır. ‘Aşk’ kelimesi ‘Aşeka’dan gelir. Anlamı ‘sarmaşık’… Biliyorsunuz, sarmaşık, hangi bitkiyi sararsa, onun hayatıyla ortaklaşır. Ondan alır, ona verir. Doğal aşk halidir bu… Sarmaşık  kelimesi bu nedenle, Farsça’dan Türkçemize aşkı simgeleyerek ulaşır. Benim yedinci kitabımın adı da: SARMAŞK. Size çok tuhaf gelebilir: 
 
“SARMAŞIK” kelimesinden, yalın bir anlayışla “SARMAŞK”  kelimesini türettiğimde; bu tutkuyla sevgili eşim Efsun’a ithaf ettiğim şiiri yazıp, bunu yedinci kitabımın adı olarak seçtiğimde; “SARMAŞIK” kelimesinin etimolojik köküyle ilgili bu bilgiye sahip değildim. Belki de tamamen aşkın sezgisel yol göstericiliğiyle, ‘spiritüel işaretler’dir buna beni ulaştıran. Islık Yayınları’ndan geçtiğimiz yıl yayımlanan  SARMAŞK (lütfen dikkat ‘sarmaşık’ değil!) adlı kitabımda; aynı adı taşıyan şiirimi; birbirlerini derinden, tüm kalpleriyle sevenlere armağan ediyorum, haydi buyurun:  
 
SARMAŞK
 
İzmir şehrinde, Alsancak’ta 
Sonbahar, şefkatli hep yaza 
Kitapçıda susuyorum sana 
Masalsı yıldızlar aramızda 
İşte siyah bir inci öpücüğün 
Manolya kokuyor yanağım 
Çiçeklerce, güzel akıyorsun 
Nergis yasemenden bir atlas 
Sende kollarım işlenen nakış 
Ne kadar çok sarılsam, mucize 
Mavi akşamüzeri ortamızda 
Sırda sis, yıkanıyor ellerimiz 
O an seni öyle seviyorum çok 
Geri dönüş, kaçmak imkansız 
Aşkta, birbirimizin kaderiyiz 
Ben bu göktaşı sevinin Paris’i 
Bekleyen Venedik’sin sanki 
Nefesin nefesimde ah ay kuşu 
Geliyorsun, sarmaşık sarmaşk 
Tuhaf bir cumartesi, kalbimde 
Pazarım, takvimim oluyorsun 
Sonra sevişsek bu uzayda biz 
Minnetiz, ihtilaliz, hep eririz 
Kirpiklerimiz çoğalır, ölürüz 
Çünkü ormana resim gibiyiz 
Tende kazılı bir Babil yazılı 
Buğulu şarkıyız kadifeden 
Merakıyız gülümseyişlerin 
Ömrümüz kıyı, ihtimallerde 
En çok iki sakar aşık oluruz 
Şiir uykusu köpüklerimizde 
Kucağımızda dantelli hüzün 
Aşka değil insanadır sadece 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gazi Mustafa Kemal ve İzmir
(10 - 11 - 2017)
Ders Alınacak Hayatlar
(01 - 11 - 2017)
Mükemmellik
(31 - 07 - 2017)
Maniniz Yoksa
(28 - 06 - 2017)
Boğucu Gündem
(24 - 05 - 2017)
Ruhsal Enflasyon
(24 - 04 - 2017)
Ümit, Uyanık Rüya
(30 - 03 - 2017)
Sevgi Üzerine
(14 - 02 - 2017)
Konuşan Şehir
(02 - 02 - 2017)
Takvimi Atlamak
(01 - 01 - 2017)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN