Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Nasıl Anılmak İsterler?

Yayınlanma Tarihi : 12 - 02 - 2016 : 09:09
İzmir’de “stadyum polemiği” ile 10 yılı geride bırakırken, ortaya ne bir stadyum çıktı ne de benzeri bir spor tesisi... Ama, görülüyor ki İktidar Partisi’nin milletvekilleri bu polemiğin devamından memnun, çünkü ellerinde “işleyebilecek” bir konu var.
Büyükşehir veya ilçe belediye başkanı Karşıyaka sahiline stadyum yapılmasını ellerindeki şehircilik planlarına, geleceğin şehir gelişim hesaplarına uymuyor. Eğer mutlaka yapmak istiyorsanız, şehircilik planlarımızda işlenen alanlara yapın. Daha da olmadı, koyun halkın önüne referandum sandığını, çıkan sonuca siz de saygılı olun, biz de...
Bu haklı ve mantıklı ve kent gelişimine uygun gerekçe ve gerekçeler, kentin en yoğun yaşam alanlarına iki stadyum yapma inadını kırmaya yetmiyor.
Son yıllarda bunlara bir de Alsancak Stadı eklendi ve bir anda koskoca stadyum önce çürük ilan edildi, arkasından yerle bir edildi. Oysa daha düne kadar maç yapılıyordu ve henüz alternatifi de yoktu.
Son haftalarda fark ediyorum ki; ilgili belediyelerin başkanları tüm itirazları, dil dökmeleri yaptıktan sonra baktılar işe yaramıyor, son çare olarak mahkemelere başvurup sonuç beklemeye; yürümekte olan ihale yapım gibi süreçleri de mümkün olduğu kadar uzatma çabalarına girdiler.
Sürekli “güçlendireceğiz” söylemleri içinde, arka arkaya çıkarılan kanunlarla, kentin gelecek planlarında bile etkisiz, yetkisiz, işe yaramaz hale getirilen yerel yönetimlerin düşürüldükleri durum gerçekten acıklı...
 
Bu Nasıl Hemşerilik?
Karşıyaka için “hukuki süreç”in tamamlanmasını beklemekten başka çare görünmüyor. Göztepe Stadı için belediyenin arsa devir pazarlıkları sürüyor. Alsancak Stadı için de, belediyenin elindeki 4 bin küsur metrekare arsanın Gençlik ve Spor Bakanlığı’na devrinde direniliyor. “25 yıllığına tahsis edelim” teklifi bile, iktidar partisi milletvekillerinin Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiri kaynağı... Onu da sonuna kadar kullanıyorlar.
İzmir’in mezbahasız bırakılmasına, söz konusu arsanın para ile bile satılması konusunda kılını kıpırdatmayanların, İzmir’in en değerli arsasının bedava tahsisini istemeleri ne garip bir “yetişmişlik”in eseridir?
Bu nasıl bir hemşerilik?
Görmüş, geçirmiş, bu kentin 50 yılına tanıklık etmiş, bulunduğu yeri hak ettiği nokta olarak görmeyen, merkezi yönetimler tarafından sürekli ihmal edilmiş, itilmiş-kakılmış-çelmelenmiş, hakkı başka kentlere yedirilmiş, vergisi kuruşuna kadar toplanmış ama, bu vergilerin hizmet olarak dönüşümü yüzde onlara kadar düşürülmüş bir sakini olarak belediye başkanlarına (her ne kadar inisiyatife dayalı kanunlarla bağlanmış da olsa) seslenmek istiyorum;
Bu kente, gelecek kuşakları zor durumda bırakacak, çağdaş şehircilik ilkelerine uymayan, kabul görmüş şehircilik uzmanlarının onayından geçmemiş çivi bile çaktırmayın, çaktırmamakta direnin.
Bu kentin Alsancak’tan Güzelyalı’ya uzanan tarihi yapılarını betona teslim eden, güzelim parke taşlarının üzerine asfalt döken geçmişin belediye başkanlarını bugün bizler nasıl “kent güzelliklerine kıyanlar” olarak anıyorsak, gelecek kuşaklar da sizleri ve diğerlerini öyle anacak.
Bugün yerel yönetimler olarak elinizi kolunuzu bağlayan kanunların, “hedeflenen yönetim sistemi değişikliğine uygun olarak oya gibi işlendiği” gerçeğini bilsem de, tek dayanağınız hukuk sistemini sonuna kadar kullanmanızı rica ediyorum. Yönetimler gelip geçici, ama ülkenin, kentlerin mezarlıkları kalıcıdır... Ayrıca; Karşıyaka’da ve Göztepe’de neden bir “stadyum referandumu” yapmıyorsunuz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN