Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bu Kadar Düşmanla Yaşayamayız...

Yayınlanma Tarihi : 11 - 02 - 2016 : 09:09
Her sabahın öne çıkan haberlerini dinlediğimde ağır bir kara günün başlangıcı ile birlikte, sadece yakın gelecek için değil, yarın için, hatta bir-iki saat sonrası için bile endişe ve nafile öfke ile doluyorum. Bizim yarınlarımız neden bu kadar bilinmez, bu kadar karanlık, çevremiz neden bu kadar düşmanla sarılı hale getirildi?Bizim tüm dünyada saygı gören ilkemiz “yurtta sulh, cihanda sulh”umuz, nasıl oldu da “komşularda huzursuzluk, yurtta huzursuzluk” haline dönüştü, dönüştürüldü?
 
Nasıl oldu da komşu ülkeye insan hakları ve demokrasi getirme sevdasına düşerken, kendi ülkemizde “savaş olmasın, çocuklar maça gelsin” pankartını bile yasaklayacak hale geldik?
 
Nasıl oldu da, “vatan hainliği, casusluk” gibi en ağır insanlık suçlarını bu kadar ucuz hale getirip, kendi öz insanımızın, komşumuzun, hatta öz kardeşimizin alnına yapıştırıverir hale geldik?
 
Nasıl oldu da, köylerde mezralarda hayatlarını sürdüren kendi insanımızı ortaçağ yaşam şartlarından kurtaramazken, sayıları 3 milyonu aşan kendi ülkemiz gençlerine iş bulamazken, nasıl oldu da 3 milyon Suriyeli ya da bilmem nereli aç-susuz-sefil insanı kucağımızda bulduk?
 
Ekonomi uzmanları, sınırımızı ihlal eden bir Rus savaş uçağını düşürmenin maliyetinin şimdilik Türk ekonomisine maliyetini 30 milyar dolar olarak hesaplıyor.
 
Olumsuzluktan ‘Algı’ Çıkarmak...
 
Dünyanın en büyük seyahat acentalarından TUİ, önümüzdeki yaz Türkiye’ye yapılacak turistik seyahat rezervasyonlarının yarı yarıya azaldığını söylüyor. Turizmcilerimizin bilseler de bilmek istemedikleri bu gerçek, yüreklerine tay gibi otururken, nasıl oluyor da bizim malum basın “önümüzdeki yaz tatil ucuzlayacak” haberleri pompalayabiliyor...
 
Ya kankamız, müttefikimiz Amerika ile bir terör örgütü yüzünden bozuşmamız... “PYD terör örgütüdür-değildir” yarışına girmemiz...
Daha da ipleri germemiz halinde Amerika-Türkiye ilişkilerinin bozulmasından çok endişeliyim. 
İyi bilir ve iyi hatırlarım ki; Kıbrıs’ta soydaşlarımızın uğradığı katliamlara, zulümlere uluslararası anlaşmalara dayalı olarak müdahalemizin bile ülkemiz insanına nelere mal olduğunu, yaşı 40’ın altında olanlar belki hatırlamaz ama, hatırlatmakta yarar var:
 
Türkiye Cumhuriyeti hazinesi, devrin rahmetli başbakanının ifadesi ile 70 cente muhtaç hale geldi.
Motorlu taşıtlar, elektrik santralları akaryakıt bulamaz hale geldi.
İthal ürüne dayalı sanayimiz çöktü. Ham maddesi ülkemizde olan şeker, pirinç, çay, sigara, margarin ve daha nice temel tüketim maddeleri bulunmaz oldu.
 
Biz o dönemin yetişkinleri olarak şaştık kaldık; fabrikamız var, pancarımız var şekerimiz neden yok, makinelerimiz var, tütünümüz var, sigara neden bulunmuyor, diye... Pirincimize ne oldu, çay bahçelerimizin ürünleri nereye gitti, diye...
 
Hadi bizim nesil, geldi gidiyor... Ya bu ülkenin gençleri, bu ülkenin çocukları bu kadar düşmanla, bu kadar sorunla nasıl baş edecek ve nasıl olup da “Bu günün yöneticilerinin naçiz vücudu toprak olsa da, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak?...”
Ülkemiz daha fazla yara almadan, milli menfaatlerin, diplomasının, aklın, mantığın, ülke geleceği hesaplarının öne geçmesi zamanının gelip geçmekte olduğunu düşünüyorum...
Hiç olmazsa yaraları sarabilme açısından...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN