Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Vay Be Emre; Sen Ne Olmuşsun Böyle?

Yayınlanma Tarihi : 07 - 02 - 2016 : 10:13
Anlattıklarını dinledikçe;
Vay anası ya!..
Hadi canım sende?
Doğrumu bu gerçekten? dedikçe, O; 
"Evet Hamdi Amca" diye gülümsemekten yoruldu garibim.
Babası benim çok ama çok sevgili arkadaşım.
İstanbul'a yerleştikten sonra eskisi gibi sık sık görüşemiyoruz ama; çoğunuzun yakından tanıdığı Türkiye'de açık hava ve durak reklamcılığını yaratan ve geliştiren bu sektörün "duayeni" Suat Kamçılı'yı tek geçerim.
İkisi erkekbiri kız üç çocuk sahibidir.
Ziyaretime gelen Emre en büyüğüdür.
Elimde büyüdü kerata. Değişmiş.
Koy babasıyla yan yana keratayı, tıpa tıp birbirlerinin aynısı.
Gülümsemesi, hareketleri, konuşması hatta oturduğu yerde duramayan kıpırdaklığı ile babasının kopyası mübarek.
 
 
Babayı biliyordum da, Emre'nin de Dean Martin’e olan hayranlığını yeni öğrendim.
Babası Suat Kamçılı'dan daha sıkı bir Dean Martinci.
Dean sevgisiyle hobi olarak başladığı edinme ve biriktirme serüveni, Emre Kamçılı'yı bugün 5000’in üzerinde parçanın yer aldığı; "Efsanelerin Hazineleri" (The Legends’ Treasures) isminin verildiği çok özel bir koleksiyonun sahibi yapmış.
Koleksiyonda Dean Martin, Tony Bennett, Elvis Presley, Marilyn Monroe, Beatles, Elizabeth Taylor, Charlie Chaplin, Frank Sinatra ve James Dean gibi dünyaca ünlü Pop Kültür efsanelerinin ve daha birçok ismin çok özel parçaları yer alıyor.
Bizim Emre'nin en büyük hayali, şu an ABD ve Kanada’da bulunan parçaları Türkiye’ye getirerek, bu eşsiz ürünleri konsept bir eğlence müzesi yaratarak sergilemek.
Koleksiyonu kendine saklayabilecekken, bu gencecik girişimci koleksiyoner eserleri tüm dünya ile paylaşmak arsunuda ve bunu da İstanbul’da yapmak istiyor!..
 
 
Emre Kamçılı'nın koleksiyonu ve bu hayali, deniz-kum-güneş aralığında sıkışan turizmimizin destinasyon pazarlaması açısından, ülkemiz adına çok ama çok harika bir değer.
Bugün Elvis’in evini görmek için yılda 800 bin kişi Graceland’e gidiyor.
Sadece Beatles grubunun dünyadaki hayran kitlesine bakıldığında; bizim Türkiye’de futbol hayranlığı gibi bir fenomen kitle var.
Eminim ki, milyonlarca kişi Emre'nin koleksiyonunda yer alan Beatles ürünlerini görmek için ülkemize akın akın geleceklerdir.
 
 
Emre'ye dedim ki;
Oğlum şu senin koleksiyonunda yer alan, John Lennon'ın gözlüğü, Charlie Chaplin'in bastonu, Marliyn Monroe'nun göğüs filmi, Elvis Presley'in dna sertifakası, Frank Sinatra'nın çakmağı Michael Jackson'ın gözlüğü, Elizabeth Taylor'ın makyaj malzemeleri Audrey Hepburn'ün eldivenleri ve diğerlerini...
Görmek istiyorum.
Buyur Hamdi Amca dedi.
İlk fırsatta, hatta İstanbul'a iş için gittiğimde öncelikle, Emre'nin bu ünlü koleksiyonunu göreceğim.
 
 
Emre'nin peşinde kimler yok ki; koleksiyonunu Oscar Ödülleri’nin Academy’si başta olmak üzere, Donald Trump bile satın almak için peşinden koşuyor.
Emre satmamaya kararlı. Çünkü hayali dediğim gibi bu eserleri tüm dünya ile paylaşmak.
Kamçılı’nın koleksiyonu bünyesinde 5000’in üzerinde parça’dan benim en çok ilgimi çeken 10 parçayı sizlerle paylaşıyorum: 
1. Frank Sinatra/ Konserlerinde giydiği gömlekler. 
2. Charlie Chaplin/ Gold Rush filminde kullandığı baston. 
3. Elvis Presley/ GI Blues filminde “Wooden Heart” şarkısını söylerken kullandığı bebek. 
4. Marilyn Monroe/ X-Ray filmi. 
5. Christopher Reeves/ Superman 4 filmindeki kostümü. 
6. John Lennon/ Ikonik yuvarlak gözlükleri. 
7. Beatles/ Hard Days Night’da tüm grubun giydiği kostümler. 
8. Michael Jackson/ Sahne kostümleri. 
9. Whitney Houston/ Sahne kostümleri. 
10. Ve, Kamçılı’nın Garajı: 7 adet araçtan oluşuyor, (Araçlardan bir tanesi de Elvis’in son kullandığı Cadillac) 
 
 
Üşenmeyin; mektup yazın, mektup...
En son ne zaman mektup yazdınız?
Hatırlamıyorsunuz değil mi?
Haklısınız.
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim o kadar hızlandı ki, şimdiki gençler aşk duygusunu bile tam yaşayamaz oldular.
Neden mi?
Benim için aşk özlemektir.
O özlemle hayaller kurmaktır.
 
Ne yazık ki bugünkü nesil, hemen aşık oldum deyip karşısındaki insanı tam tanıyamadan
evleniyorlar.
Çok geçmeden de boşanıyorlar ve ortaya analı, babalı yetimler çıkıyor...
Acizane tavsiyem şudur:
Sevgili gençler; birbirinize üşenmeyin mektup yazın!..
Yaşım altmış..
Ama, 17 yaşındayken platonik aşk yaşadığım kızlara yazdığım mektupları okudukça hala gülümsüyor, hala heyecanlanıyorum.
 
 
İlk aşkımı anlatmıştım.
Karataş/Asansör'de komşumuzdu.
Bu aşk ilk başta o kızın güzelliğine vurulmamla başladı.
Ama Kız Lisesi'nde yatılı okuyordu.
En iyi iletişim mektup yazmaktı.
Sürekli mektuplaşırdık.
Ruhunun derinlik ve inceliklerini öğrenmek için yazdığı mektupları satır satır defalarca okurdum.
Yüzünün güzelliğiyle başladı ama sonra ruhunun güzelliğine de aşık oldum.
Bu mektuplaşarak gerçekleşti.
Üşenmeyin lütfen siz de yazın.
İnanın sevdiklerinizi, arkadaşlarınızı hatta çocuklarınızı mektuplaşarak daha iyi tanıma fırsatı yakalayacaksınız.
 
Duru.. Durun...
Teknolojiyi bırakıp kağıt kalemle yazıp postayla gönderelim, demiyorum.
Mektupları word’de yazalım. Sevdiğimizin e-mail adresine o word dosyasını ekleyip
gönderelim.
Hard diskimizde 2 tane klasör açalım.
Word dosyalarını arşivleyelim. Tavsiyem C değil, D hard diskinde oluşturun, çünkü formatlamak
gerektiğinde genelde C siliniyor.
Klasörün biri "Sevdiğime mektuplar", diğeri de örnek olsun diye yazıyorum; "Aşkımdan gelenler" olabilir.
Ondan sizin mail adresinize gelen mektupları da burada saklayın.
Deneyin, pişman olmayacaksınız.
 
 
 
Gülümsemelik!..
Ders!..
 
Ünlü iktisat hocası üniversiteye yeni başlayan öğrencilerine ilk iktisat dersini vermektedir. Ve dersine şöyle başlar;
Arkadaşlar, size iktisat bilimini anlatmak için sadece on dakikanızı alacak ilk dersimi veriyorum. 
İktisat üç temel üzerine kurulmuştur.
Geri kalanı ise müfredatın detaylarıdır.         
İktisat biliminin üç temel öğesi şunlardır;
Ticaret, siyaset ve savaş.
Bir milyon dolar kazanmak isteyenler ticaret yaparlar.
Bir milyar dolar kazanmak isteyenler siyaset yaparlar.
Daha fazla kazanmak isteyenler ise savaş yaparlar.
 
Dostluk Bağları...
Kadınlara göre dostluk anlayışı;
Evli kadının birisi alışveriş yapmak üzere evinden çıkmış ve o gece evine dönmemiş.
Meraklanan eşi cep telefonu ile karısına ulaşınca, kadın bir arkadaşının evinde olduğunu ve orada uyumakta olduğunu söylemiş.
Sabah olunca koca meraklanmış ve eşinin en iyi ilişkiler kurmuş olduğu on arkadaşını ayrı ayrı arayarak, karısının orada olup olmadığı sormuş.
Eşinin en iyi arkadaşları olan on kadın da, arkadaşlarının kendi evlerinde olmadığını söylemişler!
Şimdi gelelim erkeklere göre dostluk bağlarına;
Bir erkek sabah işe gitmek üzere evinden çıkmış ve gece olmasına karşın evine gelmemiş.
Meraklanan kadın, bir şekilde eşine cep telefonu ile ulaşmış ve nerede olduğunu sormuş.
Erkek, bir arkadaşına uğradığını ve gece saatler ilerleyince orada yatmaya karar verdiğini ifade etmiş.
Kadın, bu izahattan tatmin olmamış ve kuşkuya düşünce kocasının en iyi dostları olduğunu bildiği on arkadaşını ayrı ayrı arayarak kocasının orada olup olmadığını saptamak istemiş.
Kocasının on arkadaşından sekiz tanesi; kocasının o geceyi kendilerinde geçirdiğini söylemişler.
İki tanesi ise kocan halen benim evimde uyuyor demiş!
 
Öğrenci Ali...
İlköğretim çağı öğrencilerinin eğitim gördbir sınıfta öğretmen öğrencilerine bir soru yöneltmiş ve yanıt istemiş;
İnsanlar için uyarıcı olan şeyler nelerdir?
Öğrenci Ahmet;
Kahve ve çay içmek uyarıcılık yapar.
Öğrenci Gül;
Bazı ilaçların uyarıcı etkisi vardır.
Öğrenci Ali;
Çıplak kadın bedeni uyarıcıdır.
Öğretmen, Ali’nin bu yanıtına sinirlenmiş ve sınıfta böyle bir benzetme yaptığı için defterinin bir sayfasına baştan sona kadar  “Özür diliyorum” yazarak yarın kendisine göstermesini istemiş.
Ertesi gün, öğretmenin gözü en ön sırada oturan Ali’yi aramış.
Bakmış ki Ali bu kez en arka sırada oturuyor. Ali'ye sormuş:
Ceza ödevini yaptın mı?
Ali yanıtlamış; 
Yaptım efendim.
Öğretmen gene sormuş;
Niçin ön sıradaki yerini bırakarak arka sıraya geçtin?
Öğrenci Ali yanıtlamış;
Akşam babama dünkü olayı anlattım ve sizin beni niçin cezalandırdığını söyledim.
Babam; bir erkek çıplak kadın bedenini uyarıcı olarak görmüyorsa, o erkek şöyle böyle bir erkektir.
O tiplerden uzak durmak gerekir dediği için, arka sıraya geçtim!..
İyi bir hafta sonu geçirmenizi dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN