Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Peşini Bırakma Demirtaş

Yayınlanma Tarihi : 03 - 02 - 2016 : 09:18
İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye’deki terör ortamı nedeniyle hızla kan kaybeden kruvaziyer turizmini yeniden canlandırmak ve Ege’nin, İzmir’in gerçeklerini anlatabilmek için uluslararası kruvaziyer firmalarını abluka altına aldı.
Onlara İzmir’de, Ege’de bir sorun olmadığını, turlara devam etmeleri gerektiğini vurguluyor sürekli..
Demirtaş’ın bu girişimleri gerçekten takdire değer..
Herkesten farklı çabalarında da sonuna kadar haklı, çünkü..
 
Kruvaziyer turizmi onun elinde doğdu, büyüdü ve koşmaya başladı.
Kruvaziyeri İzmir’de sıfırdan yaratan bir numaralı kişi kendisidir.
Olağanüstü çalışmalarla kente yapılan sefer sayısını yılda 5’ten 300’lere kadar çıkaran öncü kişi bizzat odur.
İzmir’i ziyaret eden kruvaziyer turist sayısını 3 binlerden 500 binlere fırlatan başrol oyuncusu şahsıdır.
İzmir’in yıldızı kruvaziyerde son 12 yılda parladıysa, bu başarı ağırlıklı olarak kendisine ve İzmir Ticaret Odası’na aittir.
 
Dolayısıyla..
Kruvaziyer turizmi Demirtaş’ın gözbebeğidir, çocuğudur, parçasıdır.
Hiçbir engelin ona zarar vermesini kabullenemez.
Kabullenmesin de zaten..
Yoksa bu sıkıntıyla onun gibi başka uğraşan çıkmaz.
 
Siz de Demirtaş’ı yalnız bırakmayın
Hiçbir başarı durduk yerde elde edilmiyor.
Bir şeyleri yakalayabilmek ve onlarca rakibinizi geride bırakabilmek için çok çalışmak, cazibe yaratmak, yılmamak, tempoyu ve kaliteyi sürekli artırmak gerekiyor.
İzmir, kruvaziyeri geliştirmek için 12 yıl boyunca bunların çoğunu yerine getirdi.
 
İzmir Ticaret Odası ilk günden beri, kruvaziyer turizmle limana gelen her turistin 1 dolarlık ayak bastı ücretini ödedi.
Demirtaş ve arkadaşları, kruvaziyer firmaları ile tek tek görüşerek onları ikna etti.
İzmir’in payını artırmak ve kentin tanıtımını yapmak amacıyla uluslararası sergi, konferans ve kongrelere katıldı.
Dubai’den Miami’ye, Odessa’dan Mexico City’ye, Trieste’den Hamburg’a kadar çeşitli şehirlerde düzenlenen en az 35 kongreye, foruma, törene katılım sağlandı.
İzmir’de çok geniş kapsamlı Uluslararası Kruvaziyer Formu düzenlendi.
Her yıl 8 farklı dilde 150 bin adet İzmir Guide bastırıldı.
Kitapçıklar limanda turistlere ücretsiz verildi.
Gemi turistinin şehirde nasıl bir gün geçirdiğini anlatan ve İzmir’i tanıtan Kruvaziyer Tanıtım filmi çektirildi.
Film, gemilerde ve turizm fuarlarında DVD olarak dağıtıldı.
 
Bu çalışmalar sonunda İzmir hem 2011’de, hem de 2012’de Dünya Seyahat Ödülleri kapsamında “Avrupa’nın Lider Kruvaziyer Destinasyonu” ödülünü almaya hak kazandı.
O yüzden..
Önümüze çıkan engelleri aşıp, kaldığımız yerden devam etmek için tüm gücümüzü kullanmalıyız.
İzmir Ticaret Odası’nı yalnız bırakmamalıyız.
 
 
O Düğmenin İşi Çok Zor
Minibüslere imdat düğmesi konulacakmış, yolcular tehlike anında buraya basarak yardım isteyeceklermiş.
Tehlikenin tanımı yapılmazsa o düğmeye her dakika basılır. Trafikte devamlı tehlike saçıyorlar çünkü!..
 
Onlar Sana İnanmıyor ki
Manken Tuğba Özay, “uzaylılara inanıyorum, gri elbiselerle beni ziyarete gelmişlerdi, hala gözümün önündeler” demiş.
İyi de, niye bir daha geri dönmediler? Şarkıcılığa soyunduğunu duyunca dünyayı ebediyen terk etmiş olmasınlar sakın!..
 
Bizimki Masumane
 Liselerde ücretsiz dağıtılan ders kitaplarında Pisa kulesi Fransa’da, Avusturya da kıta olarak gösteriliyormuş.
 Ne var bunda canım.. Onlar da bizi derslerinde Arap ve barbar olarak gösteriyorlar, bir şey diyor muyuz!..
 
 
Balıkesir Ataklarını İzliyor musunuz?
Balıkesir Belediye Başkanı Edip Uğur’u göreve geldiği ilk günden itibaren yakından takip ediyorum.
İlk 6 ayını oldukça sessiz geçirdi.
Belli ki kentle, eksiklerle, yatırımlarla ilgili ders çalışıyordu.
Ama sonra meydana bir çıktı, pir çıktı..
Sorumlu olduğu Balıkesir ve ilçelerini proje yağmuruna tutmaya başladı.
Alt yapıdan üst yapıya, çevreden alışverişe kadar pek çok yatırıma girişti.
Üstelik bu çalışmaların hepsinin çapı oldukça büyüktü.
En son ise, Hollanda’dan dev bir anlaşmayla döndü.
Dünyanın en büyük liman işletmecisi olan Rotterdam Limanı yöneticileriyle 
tam 2.5 milyar liralık 
iyi niyet sözleşmesi imzaladı.
İmzaların iki hedefi var:
 
Bandırma Limanı’nı Rotterdam Limanı gibi yapmak..
Balıkesir’i ihracat üssüne çevirmek..
 
Bu işbirliği gerçekleşirse ve arzulanan liman düzenine geçilirse, işte o zaman Balıkesir’i kimse tutamaz.
 
Ve bunun adına
transfer diyorlar!
Karşıyaka Spor Kulübü’nün futboldaki haline gülsek mi, ağlasak mı?
Daha ligin ilk yarısında..
 
İki yönetim değişti.
4 teknik direktör değişti.
 35 futbolcu alındı.
 
Sezon sonuna kadar kim bilir daha neler olacak.
Artık futbolcu transfer edemezler, ancak yönetim ile antrenörler hala tehlikede!..
 
Transfer konusunu onlarca kez yazdım.
Transfer demek, takviye demektir.
Takımın iskeletinde eksik görünen ya da iyileştirilmek istenen bölgeye daha iyi oyuncu alınır.
Bu eksiklik de 3’ü, 4’ü geçmez.
Doğru transfer budur.
Eğer 10 futbolcu, 15 futbolcu, 20 futbolcu alıyorsan, senin elinde ne iskeletin var, ne oturmuş kadron, ne de istikrarın var demektir.
Bir kulübe her sene 30-35 yeni oyuncu transfer etmek, bırakın iskeleti, istikrarı, her şeyden önce mali yıkımdır.
Yönetimler bunu nasıl göremiyorlar, nasıl engelleyemiyorlar, aynı tuzağa nasıl düşüyorlar, gerçekten anlamıyorum, anlayamıyorum.
Üstelik sonuçları da ortadayken..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN