Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Koskoca 90 Yıllık Parti Kendine Genel Başkan Adayı Bulamadı

Yayınlanma Tarihi : 01 - 02 - 2016 : 17:30
BEN HABER GAZETESİ 40.SAYI
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
Öncelikle sizden bir kurultay değerlendirmesi alabilir miyiz? Kılıçdaroğlu’nun tek adayla seçime girmesine rağmen örgüt genel başkana farklı bir mesaj verdi gibi. Sizce Kılıçdaroğlu bu mesajı almış mıdır?
Kurultay tek sesli bir kurultaydı. Önemli isimler devre dışı kaldı, bunlar biliniyor. Ancak bilinmeyen bazı iddialar ortaya atıldı. Ben bunlara CHP kanadının cevap verdiğini görmedim. Mesela Bedri Baykam bloğunda bir iddia ortaya attı. Dedi ki; “Mustafa Balbay’ın yeterli imzayı toplayamamasında Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin de katkısı oldu. O da çalıştı, kendi ekibine talimat verdi. Balbay’a imza vermediler, Balbay da aday olamadı ve kürsüde konuşamadı. Bunu da Kılıçdaroğlu Muharrem İnce’den istedi.” 
 
Şimdi bu çok farklı bir iddia. Balbay neden konuşturulmadı? Bunun sorgulanması lazım. Daha önce söylemiştim, CHP İzmir’i yordu demiştim. Artık şu an Türkiye’yi yorduğunu düşünüyorum. Çünkü bir söylemi bir söylemini tutmuyor. Aynı zamanda Sayın Kılıçdaroğlu tamamen farklı bir ekipleşmenin ısrarı içinde. Delege baktı ki aday yok. Kötünün iyisi olarak da Kılıçdaroğlu’nu gördü. Bu, Türk demokrasisi ve siyaseti adına düşünülmesi gereken bir konu. Siyasete neden insanlar girmiyor? Siyasette istediğimiz ve arzuladığımız insan kalitesini neden bulamıyoruz? Siyaset dar bir çerçevede yapılıyor ve o dar çerçeve içinde de geniş kitleleri tatmin edecek insanlar çıkmıyor. Esas sorun da burada başlıyor. Bu durum CHP’de bariz bir şekilde göründü. Koskoca 90 yıllık parti kendine genel başkan adayı bulamadı. Buldukları da ortaya çıkıp “ben adayım” diyemiyor. Çünkü sistem öyle bir kurulmuş ki kürsüye bile çıkarılmıyor insanlar. 
 
 
KILIÇDAROĞLU’NUN İŞİ KOLAY DEĞİL
Daha sonra da şu tartışıldı; Kemal Kılıçdaroğlu neden teşekkür konuşması yapmadı? Listeye karşı bir tepkisellik miydi bu? Bana göre o da listenin bu kadar delinebileceğini düşünmüyordu. Neredeyse yüzde 50-50 bir Parti Meclisi’ne sahip şu anda. Görünen o ki önümüzdeki günlerde PM’den dolayı Kılıçdaroğlu’nun işi pek de kolay gitmeyecek. Kılıçdaroğlu PM’yi bypass ederek bazı kararlar alabilir mi? O da tartışma konusu. Bence bu kongre bir umut kongresi değildi. Yine CHP bildiğimiz CHP. Ama özellikle Atatürkçü ve ulusalcı kesim gittikçe bu partiden uzaklaşıyor. CHP’de hala üstü kapatılmaya çalışılan bir Atatürk resmi olayı devam ediyorsa ve aydınlatılamadıysa bu şaibeyle CHP daha farklı bir çizgiye oturamayacak. Atatürkçü ve ulusalcı kesimin, Atatürk’ü sorgulayan bir CHP’yi hissetmesi durumunda elbette 2019 seçimlerinde farklı bir tepkisellikle karşılaşılabilir. 
 
 
 
ALAATTİN YÜKSEL HAKLI
İzmir’e bakacak olursak, CHP İzmir şu dönemde deyim yerindeyse kaynayan kazan. Alaattin Yüksel her ne kadar sükunet içinde olaylara yaklaşmaya çalışsa da kendisine açık bir saldırı var. Bu şekilde daha ne kadar devam eder sizce?
Burada Alaattin Yüksel’i daha haklı buluyorum. Özellikle Tacettin Bayır’ın tepki hoş değil. İzmir’de CHP gittikçe kaynayan kazan haline getiriliyor. Kaybeden CHP olur. Zaten kıyılara dayalı destekle ayakta duran, Anadolu’da olmayan bir parti olan CHP İzmir’de de sorgulanmaya başlarsa CHP’ye yazık olur. Siyasette aklıselim insanlar olmayınca, siyaset arenası olmaması gereken kişilere geçince geldiğimiz nokta da bu oluyor. CHP’nin artık İzmir’de kendi içindeki bu kavgaları bırakıp hizmet anlamında İzmirliye dönmesini tavsiye ederim. Çünkü 2019’a kadar İzmir, cumhuriyet tarihinde görmediği yatırımları alacak. O yatırımların da bazıları bitecek ve kurdele kesme savaşı olacak. Çünkü 2019 seçimleri her iki parti için de çok önemli. 3 seçim birden yaşayacağız. Bu döneme kadar geçen süreçteki algının yarattığı bir paylaşım olacak bu şehirde. Ya CHP bu paylaşımdan yine kazançlı çıkacak ya da AK Parti hiç ummadığı bir oy oranıyla farklı bir egemenlik elde edecek. Eğer CHP bu kavgacı tavrını bırakmazsa artık İzmirliler körü körüne CHP’ye oy vermeyebilir. 
 
 
 
FARKLI BİR AK PARTİ ALGISI OLACAK
AK Parti İzmir teşkilatı şu aralar biraz daha sakin gibi. Vekiller genelde zamanlarını Ankara’da geçiriyor, Delican da pek ortalarda görünmüyor. Bu sessizliği neye bağlıyorsunuz?
AK Parti şu anda bazı önem verdiği kanunları çıkarmaya çalışıyor. O yüzden bir meclis yoğunluğuna girdiler. Ama ben inanıyorum ki baharla birlikte çok farklı bir AK Parti algısı burada olacak. Çünkü onlarda CHP’de olduğu gibi bir kavga, paylaşamama, hizipleşme, aykırı söylem yok. AK Parti İzmir’de tek vücut olmuş gibi bir görünüm içindeler. Özellikle 2016 yılının sonlarına doğru AK Parti 2 yıllık bir atağa kalkacak diye düşünüyorum. 
 
BEN OLSAM ERKEN SEÇİME GİDERİM
Son dönemde kulislerde en çok konuşulan konulardan biri erken seçim. Başbakan Ahmet Davutoğlu her ne kadar bunu yalanlasa da siz önümüzdeki dönemde böyle bir ihtimalin gündeme geleceğini düşünüyor musunuz?
Türkçede bir laf vardır: Baskın basanındır. Ben bugün Sayın Erdoğan’ın ya da Sayın Davutoğlu’nun yerinde olsam erken seçime giderim. Eğer benim hedefim bu ülkede başkanlığı getirmekse… Ki Ak Parti’nin hedefi öyle. Bunun için şu anki mevcut parlamentoda buna destek bulamıyorsa… Siyaset en iyi zamanda en iyi hamleyi yapmaktır. Bundan daha güzel bir zamanlama olamaz. Bugün yapılan bütün anketlerde HDP baraj altında görünüyor. Özellikle Bahçeli’nin bu dayatmacı, antidemokratik tutumu gittikçe MHP’yi eritmekte. Sonbaharda yapılabilecek bir erken seçimde her iki partinin de baraj altında kalma ihtimali var. Bu da Erdoğan’ın hayali olan 400 milletvekiline yaklaşılacağını gösterir. CHP’nin yüzde 25 oyunu koruduğunu düşünürsek alacağı milletvekili sayısı 125-130 civarında. Bu da gösteriyor ki en kötü ihtimalle AK Parti anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa gelebilir. Hedefleri, kendi dönemlerinde başkanlık sistemini kurmaksa bundan daha güzel bir ortam olamaz. Davutoğlu Davos’ta bir cümle sarf etti yabancı iş adamlarına ve ekonomistlere. “Türkiye’de 4 yıl seçim yok” dedi. Bunu söylemekteki amacını biliyoruz. Yatırımcı gelmiyor şu anda Türkiye’ye. Siyasi istikrarsızlık belirtileri yatırımcıyı korkutuyor. O yüzden de Sayın Davutoğlu bu cümleyi sarf etme gereği hissetti. Ama Erdoğan’ın isteği karşısında Davutoğlu’nun bu söylemi ne kadar geçerli kalacak? Demirel’in de dediği gibi; dün dündür, bugün bugündür. 
 
2016 İYİ GEÇMEYECEK
Ekonomik anlamda 2016’ya dair öngörüleriniz neler?
Analistler ikiye bölünmüş durumda. Kimi diyor ki, 2016 iyi geçecek; kimisi de diyor ki iyi geçmeyecek. Bana sorarsanız ben iyi geçmeyeceğini düşünenlerdenim. Komşularımızla olan ilişkilerimize baktığımızda, dünyadaki petrol fiyatlarına baktığımızda, dünyadaki alım gücüne baktığımızda, turizm gelirlerimizi ve Rusya ile olan ilişkilerimizi göz önüne aldığımızda görünüyor ki Türkiye 2016’da beklediği kaynakları çekemeyecek. Sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor. Belli iflasların bile olabileceği söyleniyor. Bu bakımdan dolayı ben kötümser tahminlere daha çok ağırlık veriyorum. Temkinli olunmasında fayda var.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN