Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hesaplaşma mı, Hamle mi?

Yayınlanma Tarihi : 26 - 01 - 2016 : 10:48
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İzmir Milletvekili.
Genel Sekreter Kamil Oktay Sındır, İzmir Milletvekili
Genel Başkan Yardımcısı Parti sözcüsü Selin Sayek Böke, İzmir Milletvekili
Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, İzmir eski Milletvekili.
Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, İzmir Milletvekili.
Geriye ne kaldı, sekiz kişi.
Buna Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ı da Genel Başkan Yardımcısı olarak ekleyince İzmir ve Ege'nin CHP Üst Yönetimi MYK'da temsil oranı yüzde 50'yi buldu.
Oysa 2014'te CHP Üst Yönetiminde tek bir İzmirli yoktu.
Ege'den "nazar boncuğu" gibi tek temsilci Aydınlı Bülent Tezcan'dı.
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin iktidar ve en güçlü olduğu tek kent olan İzmir'den kimseyi A Takımına almadı.
Ne Aytun Çıray, ne M. Ali Susam, ne Alaattin Yüksel, ne Musa Çam. ne Mustafa Moroğlu ne de diğerleri.
İzmir adeta yok sayıldı...
 
Bakıyorum son MYK'daki tercihten sonra, herkes "inek altında buzağı" arar gibi, partide 2014 yerel seçimlerinde aday belirleme aşamasında yaşanan olaylarının rövanşı üzerine senaryolar yazıyor.
Bu senaryoların en kanlısı; Aziz Kocaoğlu-Alaattin Yüksel ve Kamil Oktay Sındır ile ilgili:
"Bu ikili yapı, gece yarısı yarım saat içinde Bornova'da Sındır'ı Başkanlıktan ettiler. Adam Bornova Belediye Başkanı ilan edildi, adaylığı genel başkana istifa resti çekilerek son anda değiştirildi.
Eh şimdi 'mühür' Sındır'ın elinde. Olacakları siz düşünün artık..."
Erdal Aksünger için de benzer senaryolar söz konusu.
Muhatap yine aynı; Kocaoğlu-Yüksel ekibi...
 
İzmir'den CHP'nin yeni MYK'sına girenleri siyasi açıdan ele alırsanız bu senaryolar doğrudur.
Bugün olmasa bile, günü geldiğinde bir "hesaplaşma" söz konusu olabilir.
Ama "senaryo üretenler" ile "böyle bir beklenti" içinde olanlarla aynı görüşte değilim.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir'de sırf "Kocaoğlu-Yüksel" ekibine inat için böyle bir mesaj vermek istediğine katılmıyor ve inanmıyorum.
Çünkü genel başkan olarak buna ihtiyacı yok.
Peki ne?
 
CHP, sosyal demokratlar, ulusalcılar...
Kısacası sağcısından solcusuna tüm muhalefet için İzmir bir simgedir. 
AK Parti karşıtlarının simgesidir.
Benzer bir örnek ABD'de vardır.
Teksas Eyaleti'nin Houston kenti, Cumhuriyetçiler'in kalesidir.
Başkanlığı Demokrat Partinin kazandığı, tüm ABD'de ağırlıklı olarak oyları aldığı seçimlerde bile Houston, Cumhuriyetcilerin kalesi olarak kalmıştır.
Tıpkı İzmir gibi...
CHP MYK'sının İzmir ağırlıklı olarak belirlenmesi, önümüzdeki dönem Türkiye'deki siyasi yapıda kemikleşen "Muhalefetin başkenti İzmir" algısını korumak ve kollamak içindir.
 
Neden derseniz?
İzmir için CHP'liler siyasi söylem olarak "kalemiz" der.
AK Partililer ise, "ne kalesi İzmir'in tek kalesi vardır o da Kadifekaledir" algısıyla, karşılık verirler.
Binali Yıldırım'ın gelişiyle İzmir'de dengeler AK Parti lehinde gelişmeye başlamıştır.
Buna, 2019 için "bıçak sırtı" da diyebilirsiniz.
Kemal Kılıçdaroğlu sonuç olarak; muhalif "keleyi" korumak adına "yeni" bir süreç başlatmıştır.
Alaattin Yüksel gibi tecrübeli bir il başkanı ve yönetime aldığı 4 İzmir milletvekili Genel Başkan olarak kendisi, "İzmir bizimdir, bizim kalacak" hamlesidir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN