Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Pasaport Dalgakıranı

Yayınlanma Tarihi : 23 - 01 - 2016 : 11:33
Aziz Kocaoğlu yazar-çizeri öyle sık sık arayan bir seçilmiş değildir.
Şüphesiz herkes gibi onun da kırmızı çizgileri var.
"Kırmızı" dediği de, ailesine ve kişiliğine hakaret, şahsıyla ilgili haddini aşan söylemlerdir.
"Kırmızı"sız yapılan eleştirilere, dozu ne olursa olsun, kızsa da, yazılanlar hoşuna gitmese de ses çıkarmaz, "yutkunmayı" tercih eder.
Hatta son yıllarda "yutkunmaktan" da vazgeçip tepkisini "gülümseyerek" vermeye başladığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Yeter ki yazar-çizer "art niyetli" olmasın.
Durun bir de önem verdiği gazeteci ve yazarların yanlış bilgilendirme ile kaleme aldığı yazı-yorum-eleştiri varsa, mutlaka telefonla arar.
Kibarca, "bu konuda doğru şu" diye başlayıp, yazılanlar ve kişisel yorumların satırına laf etmeden, bilgiyi paylaşır.
Son sözü de; "Abi sadece doğruyu bilmeni istiyorum" olur.
Düzelt, benim söylediklerimi de yaz gibi triplere asla girmez.
 
 
Pasaport Yat Limanı, daha doğrusu, İzmir Ticaret Odası'nın ihaleye girip aldığı Konak Pier ile Pasaport İskelesi arasındaki "dalgakıran" ile ilgili yazım için o ender aramalarından birini yaptı.
"Bilgilendirme yanlış" dedi.
Nasıl? diye sordum. Anlattı:
"Büyükşehir olarak Ekrem Bey'in (Demirtaş) Dalgakıran üzerinde yapacağı tesis ve etkinlikleri kapsayan projesine karşı değiliz. Engellemiş de değiliz. İstediğini yapabilir. Hatta kendisine Pier'den karşı dalgakırana geçiş için köprü izni bile verdik.
Geçen hafta yeni hazırladıkları projelerini getirip bilgi verdiler, tamam dedik."
Peki sorun?
"Sorun şu. Ekrem Demirtaş'ın Konak-Pier'den Pasaport İskelesi'ne kadar, kara tarafındaki sahil boyuna çivi çakması mümkün değil.
Çünkü İzmir Ticaret Odası ihaleyle Pasaport Limanı'nı değil, sadece karşı taraftaki 'dalgakıranı' aldı. Hatta Bakanlık kendisine 'denizi bile kullanma izni vermedi.
Bu nedenle dalgakırana, yat ve kayıkların bağlanacağı deniz içi rıhtım ve iskeleler ile çekek yerini yapamadı.
Ama 'yapamazsın' diyen kurum büyükşehir değil, bakanlıktır.
İzin alma koşuluyla (Bakanlıktan) belki su üstünde yüzer mavnalarla tekne bağlanacak bir kaç seyyar iskele koyabilir.
Yani Ekrem Bey'in dalgakıran üzerinde yapacağı yatırımlara engel falan olduğumuz yok. İsterse yarın hemen başlayabilir."
Yani yat limanı yapamaz mı?
"Bildiğim kadarıyla yapamaz.
Çünkü Bakanlık tarafından çıkılan ihale yat limanı olarak değil, sadece dalgakıranın kullanımıyla ilgiliydi. Ama Binali Yıldırım Bey, Ticaret Odası'nın önünü açar, 'yap kardeşim' derse, orasını bilemem..."
Karşılıklı "teşekkür edip" kapattık.
 
 
Şimdi bana düşen görev, "Büyükşehir Belediyesi bürokratları için yazdıklarımı geri çekmektir."
Ancak;
Dalgakıran ya da Pasaport Limanı; bu alan tartışmaların bırakılıp Konak Pier gibi bir kompleksle birleştirilip İzmir'e yakışır bir projeyle kente turistik amaçlı bir aktivite merkezi olarak kazandırılmalıdır.
Bunu Büyükşehir mi yapar, Ticaret Odası mı, Bakanlık mı; hiç önemli değil.
Yeter ki yapalım...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN