Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Haydi Hep Beraber Kentsel Dönüşüme

Yayınlanma Tarihi : 14 - 01 - 2016 : 09:05
Kentsel dönüşümün yeniden tartışıldığı son günlerde, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Salih Yılmaz konuya ilişkin çok doğru saptamalarda bulundu.
Bir kere şunu kabul edelim ki..
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmaları aynen Yılmaz’ın dediği gibi “kaplumbağa hızıyla” yürüyor.
Bu hayati meselede oldukça “yavaş” ve “yetersiz” duruyoruz.
Oysa, dün verdiğimiz haberde de vurgulandığı gibi, İzmir; olası bir depremde 30 milyar dolarlık hasar yaşayabilir.
Kırılganlık açısından İstanbul’dan sonra “Türkiye’nin en riskli ikinci kenti” konumunda.
Dünya sıralamasında da “en riskli 42’nci şehir” olarak dikkat çekiyor.
Demek ki kentsel dönüşümde bırakın yavaş ve yetersiz olmayı, aksine diğer kentlerden “çok daha hızlı davranmak ve acele etmek” zorundayız.
 
İzmir’de depreme dayanıksız yapı stoğuna sahip, zemini sıkıntılı bölgelerin olduğunu herkes biliyor.
Dolayısıyla problem, diğer şehirlere oranla daha büyük..
Ancak buna rağmen, gecekondu sorunu yıllardır yerinde sayıyor.
Ciddi tehlike içinde olan sahil bölgeleri de aynen öyle duruyor.
Doç. Dr. Yılmaz’a göre, olası bir felakette asıl yüksek can kayıpları bu bölgelerden bekleniyor.
Çünkü, sahil şeritlerindeki ve körfeze yakın dolgu yerlerdeki binalarda beton dayanımları ve demirleri oldukça kötü..
Etkili bir depremde dayanmaları zor.
 
Anlayacağınız..
Tehlikenin boyutu ağırdan alınmayacak kadar ciddi.
O yüzden de Doç. Dr. Yılmaz yetkililere “hızlanma çağrısı” yapıyor.
Çağrıyı destekliyorum.
Artık laf üretmeyi bırakalım ve tüm gücümüzle kentsel dönüşüme girişelim.
Burada lokomotif görevi tabii ki hükümete ve devlete düşüyor.
Yerel yönetimlerle ortaklaşa çalışıp, özel sektörü de önlerine katıp, İzmir’i kentsel dönüşüm yolunda atağa kaldırmalılar.
Daha fazla vakit kaybetmeyelim.
 
Kim, Neyi, Neden Bekliyor?
—Madem deprem hasar potansiyeliyle İzmir kırılganlıkta ikinci kent..
—Madem 30 milyar dolarlık hasar potansiyeliyle ürkütüyor..
—Madem kentteki 1 milyon 50 bin konutun 315 bini dönüşüme muhtaç..
— Madem bunların yerine 800 bin yeni konut yapılması zorunlu..
—Madem İzmir gecekondulardan kurtarılmak isteniyor..
—Madem şehrin en önemli rezervi gecekondu bölgeleri..
— Madem kentsel dönüşüm inşaatla birlikte 300 yan sektörü de canlandırır..
 
O halde hamle yapmak için kim, neyi, niçin bekliyor?
O halde bu ekonomik ve sosyal katkıdan neden faydalanılmıyor?
O halde eldeki riskler niye avantaja 
dönüştürülmüyor?
Neden, neden, neden?
Bütün bu sorulara cevabı olan var mı?
 
Peki, Bunlar Yapılamaz mı?
—Binası depreme dayanıklı olan vatandaşlara da ek teşvikler verilemez mi?
—Deprem sigortası, depreme dayanıklı ya da dayanıksız ayrımı yapılarak ayrı primlerle değerlendirilemez mi?
—Depreme dayanıklı binaların prim yükü azaltılamaz mı?
— Bu vatandaş için ayrı bir  teşvik edici unsur olamaz mı?
 
Zaten İstesen de Oynatmazlar ki
— Galatasaray’ın orta yapamayan sağ kulvar oyuncusu Sabri, “Galatasaray’dan başka takımda oynamam” demiş.
— Oynamazsın tabii.. O tekniğe, onca eksiğe o kadar parayı başka hangi kulüp verir ki!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN