Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Geleceklerini Görebilmek

Yayınlanma Tarihi : 11 - 01 - 2016 : 09:06
Türkiye’de siyasetçi için tarif aranırsa, söylenebilecek ilk teşhis “geleceklerini görebilmek” becerisinden mahrum olmalarıdır.
Geleceği görememek, bir tahmin yanlışlığı değildir. Bir meziyet eksikliğidir.
 
***
 
Ülkemizde bir anayasa garabeti var: Yıllardan beri mevcut anayasal yapının darbeci olduğunu söyleyip, düzenlemeyi perişan ediyoruz. Herkes birbirinin başının etini yiyor...
Böyle bir siyasal varlık tarifinde Türkiye, beş ay içinde iki seçim gerçekleştirmenin amacını, mutlaka gözden geçirmelidir.
Ama ülkenin bütün meselesi bundan mı ibaret?
Çok düzgün içerikli ve sağlıklı bir anayasa hazırlığı içinde, demokrasinin peşine düştüğümüzü göstererek, çok başarılı bir siyasi muhtevaya sahip olduğumuz iddia edilebilir mi?
Hayır!
Neden?
Çünkü anayasa hükümlerini düzgün yazmış olmak, düzgün yapılı bir siyaset zeminine kavuşmak anlamına gelmiyor.
 
***
 
Düzgün cümlelerle bir anayasa yazdığımızı düşünelim. İsterse; başkanlık sistemi, isterse parlamenter (yani sayın cumhurbaşkanımızın ifade ettiği fetiş içerikli) hükümet düzeni getirsek bile, istenilen demokratik huzur ortamını sağlamak mümkün olmayabilir.
Çünkü günlük hayatımızın içinde öyle garip uygulamalarla karşılaşıyoruz ki, düzgün demokrasi tariflerinin hiçbirisi kimseyi ikna etmiyor.
Devletinizin yönetiminde ister başkanlık, ister yarı başkanlık, ister parlamenter rejim egemenliği olsun, o devletin adliye teşkilatında uygulama ciddiyeti ve disiplini sağlayacak kadronun sınavında, kirpinin kaç oku olduğunu soruyor ve adaletin bekasını bu sorunun cevabına bağlıyorsanız, rejimin nitelik tarifinin ne önemi olabilir ki?
 
***
 
Örneğin, cumhurbaşkanlığı sarayını hangi mimarın çizdiğini bilmeniz gerekiyor. Aksi halde Adalet Bakanlığının Yazı İşleri Müdürlüğünde görev almanız söz konusu bile olamaz.
Böyle bir görevin sahibi olabilmeniz için, Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Camiinin hangi sene ibadete açıldığını mutlaka bilmeniz gerekiyor.
Daha nice mahiyeti gülünç soru var. Örneğin, pinpon topunun ağırlığı kaç gram olduğu gibi...
Farz edin başkanlık sistemine sahibiz. Bu soruya cevap vermek, ya da verememek halinde, rejimin başarılı olduğunu iddia etmek ve inandırıcı olmak mümkün olabilir mi?
Ne kadar komik bir durum yarattığımızı görebiliyor musunuz?
 
***
 
Başkanlık sistemine tutkunluğum yok. Toptan reddeden bir tercihim de yok.
Ama işin mantıklı olması konusunda, gündeme getirilmiş makul bir tartışma düzeyi de yok...
Örneğin, cumhurbaşkanı bütün imkan ve fırsatlarını kullanarak, başkanlık sistemine ilişkin talep ve telkinlerini canlı tutuyor.
Ve yapabileceği bundan ibaret...
Buna karşılık konunun hukuki ve idari düzenini kurmak ve uygulamak sorumluluğu, Başbakan Davutoğu’nun görev tarifi içinde yer alıyor.
Ama Davutoğlu da, bu konuda çok istekli ve müessir bir hüviyet içinde hizmet sergilemiyor...
Milletvekilleri ise, son noktada hangi kararı alacaklarının sabır ve selametine göre davranacaklardır. Müphem manzaradan siyaset üretmek mümkün değildir. Bu nedenle çok sayıda siyasetçi, şimdiden ağızlarını açıp bir şey söylemiyorlar...
Buna “zaman israfı” değil; “siyasetin iflası” denir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN