Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Garip Orhan Veli

Yayınlanma Tarihi : 08 - 01 - 2016 : 09:33
İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi, bu yıla başlarken, bir değişik örnek sergileyerek İzmir tiyatroseverlerinin karşısına çıktı: Ocak ayı içersinde her hafta bir oyun sergilenecek. Dört hafta içinde dört ayrı oyun...
Yılın ilk oyunu olarak Murathan Mungan’ın kaleme aldığı, “Ben bir Orhan Veli’yim” isimli tek kişilik eser sergilendi.
Mungan, yaklaşık 50 kadar Orhan Veli şiirini, kendi hayat anlayışı ve beğenisi doğrultusunda bir araya getirerek, Orhan Veli’yi farklı bir perspektiften, İzmirli tiyatroseverlerin beğenisine sundu.
 
Dekor, ışık ve kostüm konusunda bir bütünleyici yaklaşımın benimsendiğini hemen fark ediyorsunuz. Minimum masrafla, maksimum sunum arasındaki bütünlüğü ararken, sadece basit bir denge arayışı gözetmekle yetinilmemiş; yüksek sanatsal sergilemeler ön planda tutulmuştu. Metin belirlemede, Murathan Mungan’ın seçtiği şiirlerin çoğunda Orhan Veli’nin sanat değerleri ve eğilimleri en yüksek ölçekte korunmuştu.
Müzik seçiminde hissedilen baskın özellik, cumhuriyet dönemi, alaturka kültürünün öne çıkarılmasıydı...
Çok tercihli ve çok usta şairlik eğiliminin egemen olduğu, hiçbir sahne sanatında seçilen örnekler, sıradan zevkler olarak tezahür etmez.
Bir Garip Orhan Veli’de bu seçkin sanat ustalığının çok kalıcı ve olgun değerlerini izledik.
 
 
Orhan Veli gibi çok usta bir şairin, mükemmel ifade edilmiş şiir niteliklerinin, edebiyatımıza getirdiği yeni vezin ölçüleri (yani serbest vezin), oyunun akıcılığını yeniden biçimlendiren etkisiyle bilhassa dikkat çekici olmuş.
Ama gönlüm arada bir, Orhan Velinin aruz vezniyle ve hele hele özgün zorlayıcılığı olan, rubai vezniyle yazdığı şiirlerinden de mısralar dinlemeyi çok istedi.
Her şiirin birbiriyle bağlantılı olduğu noktada, akıcılığı zorlamamak amacıyla, güzel şiir bütünlüğünün öne çıkarılmasına özen gösterilmiş olduğunu bilhassa belirtmek istiyorum.
İşte bu özen, şairliğin oyun yazarlığına kazandırdığı ihtişamlı mısra ustalığıdır...
 
Oyunun sahneye konulmasında, müzik etkinliğini arttırmak ve şiirin tadına varılmasını sağlamak amacıyla, alaturka taksimler seçimi, isabetli olmakla beraber, sanırım biraz uzun tutulmuştu.
Her şiir grubunun icrasını takiben, tamamen Türk müziği etkinliği devreye sokularak keman, klarnet, ut, tambur, ney ve kanun taksimleri sunuluyordu.
Bu yaklaşım, “şiirde tenasüp” denilen uygun ve etkili bir tercih tarifi ve zarafeti içermekteydi.
Bu arada oyunun ileride sahnelenecek ihtimalleri için bir fikrimi de söylemek isterim. Merhum Bestekâr Şekip Ayhan Özışık’ın hicaz makamında bestelediği bir “Orhan Veli” şarkısı vardır ki, dinlemeye doyulmaz:
Adı, “Bir garip Orhan Veliyim; Veli’nin oğluyum” idi...
Dinleyip de etkilenmeyecek izleyici düşünemiyorum.
Hele arada, bir zeybek bölümü vardır ki, dinleyip de dizini vatan toprağına vurmayacak babayiğit göremiyorum...
 
Oyunu sahneye Tayfun Eraslan koymuş. Oyunda tek rol var: Ve Tayfun Bey oyun boyunca bu rolü, derin nefesli heyecanlar ve seviyesi çok yüksek sanatsal düzlemlerle seyirciye sunuyor. Adeta bize Orhan Veli’nin kırk yıllık dostluğunu yansıtıyor.
Işık, dekor, kostüm, hepsi kendisinin yönetiminde, farklı sanatkârların ortak eseri olarak temayüz ediyor.
İzleyicilerin çoğu gençlerden oluşuyordu. Böyle bir manzaranın şahidi olmaktan büyük mutluluk duydum.
En büyük sevinç olarak da bu gözlemimi yazmak istedim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN