Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ankara-İzmir Farkı...

Yayınlanma Tarihi : 07 - 01 - 2016 : 09:01
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis’nin muhalefet kesimini biliriz ki, yönetimi her fırsatta eleştirir. Hatta bazı meclis üyeleri eleştirecek konu bulmak için İzmir turuna çıkar. Eleştiri üsluplarını beğenmesem de, hatta bu konuda eleştirel yazılar yazsam da, İzmir turuna çıkmalarını, vatandaşla bire bir temasa geçmelerini, belediye yönetiminin aksattığı taraflara dikkat çekmeleri açısından faydalı bulurum.
Otobüs, su, atık bedellerinin yüksek olduğunu söylerler, aktarma sistemini eleştirirler, kapanmayan çukurları gündeme taşırlar.
Dediğim gibi; bu yöntem, yönetimin eksikliklerini göstermek bakımından iyi bir uygulama.
Gönül ister ki; İzmir’in Ankara’da tıkanan projelerinin, yaşadıkları kente daha fazla devlet yatırımı gelmesi için de nefes tüketsinler; yıllar önceden hükümet sözü olan Metropol Müze, Agora kazılarına yeterli devlet desteği, İzmir Körfezi’nin derinleştirilmesi, Aydın Otoyolu’nun İstanbul Karayolu’na doğrudan bağlantısı, Buca Kaynaklar’da içindeki aletlerle çürüyen mezbahanın Büyükşehir’e devri, İzmir’in el konulan mallarına, göstermelik de olsa sahip çıkma gibi, belediye meclis üyelerinin muhalefet etmekten başka görevleri olduğunu da hatırlasalar...
Sözün burasında; bizim Belediye Meclisi muhalefetinin hoşuna gitmeyecek, ancak İzmir’de ulaşımdan şikayet eden vatandaşlara teselli olacak bir alıntıya yer vermek istiyorum.
Ankara’da oturan Gazeteci Mehmet Necati Güngör yazmış...
 
''Beddua Durakları...''
Ankara’nın Or-An semtinde oturuyorum.
Aşağı-yukarı her gün Kızılay’a Belediye otobüsleri ile gidip gelirim.
Saymadım ama, Or-An ile Kızılay arasında 50’den fazla otobüs durağı var.
Bu duraklardan otobüse binen insanlarda müthiş bir kızgınlık görüyorum. İnsanlar, kızgınlıklarını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ‘e bedduada bulunarak açığa vuruyorlar.
Kızgınlıklarının nedeni, duraklarda dakikalarca otobüs bekleyip, gelen otobüslerin ise hınca hınç dolu olmaları nedeniyle balık istifi gibi taşınmaları.
“İnsana saygı yok” cümlesiyle başlayan yakınmalar, beddualar, kızgınlığın derecesine göre uzayıp gidiyor.
Bedduanın şiddeti, bu kış kıyamete durakta bekleme süresiyle doğru orantılı.
Hükümet, 65 yaş ve üstü için ücretsiz taşıma uygulamasını başlattıktan beri otobüsler insan yığınıyla dolu. Duraklarda bekleme süresi de bir o kadar uzadı.
Güzergâhta yeni AVM’ler, yeni siteler, yeni yerleşim yerleri toplu taşımaya olan talebi patlama noktasına getirmiş ama, otobüs sayısı o oranda artırılmamış.
Bir de, “iktidara oy vermediğimiz için cezalandırılıyoruz” kanaati var.
Çok yaygın bir şekilde dillendiriliyor.
 
Ankara, parasız hizmet verdiği insanların onurlarıyla oynuyor.
Cihaza kart okutulduğunda, herkesin duyabileceği bir şekilde “65 yaş...” sözü yankılanıyor otobüslerde.
Özellikle kadınlarımız bu uygulamadan hayli şikâyetçi.
Malûm; kadınlarımız yaşlarının açığa vurulmasından hoşlanmazlar.
İstanbul ve İzmir’de böyle değil. Kart okutulduğunda insanların yaşları teşhir edilmiyor cihazdan... Sadece “bip” sesi çıkıyor, o kadar.
Melih Bey bunu ANKARA’da özellikle yapmıyor.
Belki, yaşları açıklanınca insanların binmekten vazgeçeceğini hesaplıyordur.
Ne sebeple olursa olsun, yanlış ve onur kırıcı bir uygulama.
Üstelik, beddua yağdırıyor!
Nereden bakarsanız bakınız, ters tepiyor.
Biz uyarıyoruz. Çare bulmak yöneticilerin işi.
Cihaz, benim kartımı “BASIN” diye okuyor.
Bazen, arkamdakilerden uyarı aldığım da oluyor:
“Amca, kartınızı basın!..”
 
Bence; İzmirliler olarak halimize şükredelim... En azından otobüslerimizde “Yaşlı Ayşe Hanım aramızda!... “ ya da, “Bedavacı Hüsnü bey otobüsümüze teşrif etmiş buluyor...” gibi rencide edici anonslar yapılmıyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN