Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Yavuz Sultan hikayesi...

Yayınlanma Tarihi : 03 - 01 - 2016 : 00:58

Dinlerin hakim güçler ve özellikle de onların doymuş-doyurulmuş destekçileri tarafından alabildiğine kullanılması, elbet de son yılların “icadı” değildir. Bir önceki dinin, bir sonraki din “önceleri” tarafından alabildiğine kötülenmesi, o dinden soğutulmak için yoğun çabaların sarf edilmiş olması da...

Şimdi aktaracağım hikaye tam da bu cinsten ve Osmanlı tarihinden...

Semavi tüm dinlerce kutsal kabul edilen Kudüs, Yavuz Sultan Selim tarafından alındığı zaman ünlü Süleyman Tapınağı artık yerinde değildir. Sadece batı duvarı ayaktadır ve o da tonlarca çöp yığınları altında neredeyse kaybolmuş vaziyettedir.

Yavuz Sultan Selim, varlığını bildiği mabedin yerini merak etmekte ve mahiyetindekilerden bulunmasını istemektedir.

Oğlu Kanuni Sultan Süleyman ile şehirde dolaşırken, kan-ter içinde kalmış, başında koca bir sepet bulunan yaşlı bir Hıristiyan kadınla karşılaşırlar.

Padişah kadını durdurur ve başının üzerinde taşıdığı sepetin içinde ne olduğunu sorar:

-Gübre ve evimin çöpleri var.

-Nereye götürüyorsun?

Yorgun kadın Beth-Lehem’den geldiğini, iki günlük yol aldıktan sonra bu pislikleri eskiden Yahudiler’in kutsal mabedinin bulunduğu yere dökeceğini, bunun Hıristiyan din adamları tarafından emredildiğini ve yüzyıllardır 30 günde bir bu yere hayvan pisliklerinin ve çöplerin dökülmesi ile buranın yok edilmesine ve izlerinin tamamen örtülmesine karar verdiklerini anlatır.

Böylece, bir önceki semavi din Yahudiliğin, kutsal yapısı tapınağın, bin sonraki din “temsilcileri” tarafından yok edilip “kökünün kazınması” amaçlanmıştır.

Sultan araştırır, soruşturur ve yaşlı kadının söylediklerinin tamamen doğru olduğunu tespit ettikten sonra çevresindekilere emir verir:

Derhal bir çok kesecik hazırlayın, hepsinin içine altın ve gümüş sikkelerle doldurun ve şu gördüğünüz çöp dağlarının çeşitli yerlerine gömün. Halka da haber verin, altın-gümüş keselerini kim bulursa onun olsun...

 

Her kim ki Padişah'ı memnun etmek ister....

 

Kaplarla, kovalarla çöp yığınının çevresine koşan fakir halk, çöp dağlarını temizlemeye koyulurken, kendisi de eline kazma-kürek alıp, taşlaşmış yığınları dağıtmaya koyulur.

Kısa sürede amacına ulaşan Yavuz Sultan Selim şehrin dört bir yanına tellallar çıkartıp şu fermanını okutur:

Her kim Padişah’ı sever de onu memnun etmek isterse, yaptıklarına baksın ve onun gibi yapsın!...

Sonuç olarak on bini aşkın insan, 30 gün süreyle çalışarak o koskoca pislik dolu tepeyi düm düz etmiş ve “Kotel Ha Maraavi (Bet-Hamikdas’ın batı duvarı- ya da Ağlama Duvarı)” bugünkü haliyle dim dik ortaya çıkmış olur.

Bunu gören Yavuz Sultan Selim çok mutlu olmuş ve tapınağın eski yerinin güzelce temizlenmesini, duvarının da gül suyu ile yıkanmasını emretmiş...

Hepinize sağlık içinde mutlu yıllar, mutlu pazarlar dilerim...

Süleyman Tapınağı ile ilgili geniş bilgi sahibi olmak isteyenler, Google’a başvurabilirler....

YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN