Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


CHP'deki Son 48 Saat

Yayınlanma Tarihi : 30 - 12 - 2015 : 13:03
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun, CHP İzmir İl Kongresi'ndeki "fırtınalı" çıkışı çok konuşuldu.
Hak verenler kadar, "haksız" diyenler de oldu.
Nitekim ben, "haksız" diyenler içindeydim.
Çünkü milletvekillerinin il ve ilçe kongrelerine müdahale etmesini, adaylardan birini desteklemesini doğal bulurum.
Yani, Tuncay Özkan ve Dr. Aytun Çıray'ın telefon ederek adaylardan Nevzat Kavalar için oy istemesi normal...
Belediye başkanlarının örgütü dizayn etmesi ya da etmeye kalkışması yanlıştır.
Bunu da Başkan Kocaoğlu'nun yüzüne açıkca söyledim.
Kızacak, köpürecek diye düşünürken gülümsediğini görünce, şaşırma sırası bana geldi.
Anlattı:
İl Kngresi'ne hakkım olmasına rağmen, asla ve asla karışmayacaktım. O konuşmayı da yapmayacaktım.
Ama beni mecbur ettiler.
Resmen tezgah kurmuşlar. Planlı programlı Aziz Kocaoğlu'nu yok etmeyi kafalarına koymuşlar.
Ben ezbere konuşmam.
Telefon açıp, "Aziz'i gömeceğiz, yok edip yerlerde süründüreceğiz. Sonu geldi" demek nedir?
Özkan'ın da Çıray'ın da bu söylemleri var. Bizim arkadaşlara söylüyorlar.
 
Sonrası daha ilginç:
Kongreden 48 saat önce arkadaşlar beni aradılar ve durumu bildirdiler; "bunların amacı Kavalar'ı desteklemek değil, seni yok etmek" diye uyardılar.
Uyuyan aslanı uyandırdılar yani...
O saate kadar arkadaşlar beni aday olması için Alaattin Yüksel'e baskı için iki kez göndermişlerdi.
Yüksel'i yüzü burada; ikna için her gittiğimde, "sakın aday olma" diye yanından ayrıldım.
Ama milletvekili arkadaşların söylediklerini duyunca, karar değiştirmek zorunda kaldım...
 
Aziz Kocaoğlu, kongredeki kumpası ve tezgahı şöyle özetliyor:
Belli ki aralarında anlaşmışlar.
Senaryo Yüksel Çakmur ile başladı.
Atilla Sertel durduk yerde şahsımı "beni ihbar eden İzbeton'da çalışıyor" sözleriyle yaşadığı olumsuz olayın içine çekmeye çalıştı.
Tuncay Özkan ise bu ekibin "tetikçiliğine" soyundu.
Dayanamadım, ağızların payını verdim...
 
Aziz Kocaoğlu'na göre ne Tuncay Özkan'ın ne de Dr. Aytun Çıray'ın, CHP'den tam üç dönem seçimle gelen bir belediye başkanını bu tür ayak oyunlarıyla devre dışı bırakmaya çalışmaya hakları yok.
Neden? diyorum.
Çünkü ikisi de bu partiye emek vermiş insanlar değil, diyor ekliyor:
"Sonradan içimize katılan insanlar. Oturdukları yerde oturmaları lazım.
İkisinin de gönlünde 2019 için Büyükşehir adaylığı yatıyor.
Olabilir. Hiç itirazım yok. Gireriz ön seçime herkes boyunun ölçüsünü alır.
İzmir'de göçmen kuşlara yer yoktur. Gelir geçerler.
Bir kere ikisinin de tabanları yok. Bu saatten sonra da bu mümkün değil.
Herkes haddini bilecek, gücünü bilecek...
Üstelik bütün gün Ankara'dalar. Genel Başkan ile her dakika beraberler. Çok istiyorlarsa genel başkanımızı ikna ederler, adaylık vizesini alırlar. Ama gelip İzmir çukurunda arkamdan işler çevirmeye kalkarlarsa, cevabını alırlar..." 
 
 
İlginç değil mi?
Kocaoğlu'nun son sözü şöyle:
"Ben CHP'nin İzmir'de seçim kazanmış bir belediye başkanıyım. Bu arkadaşlar da kontenjandan atanarak seçilen CHP milletvekilleri.
Bir milletvekili kendi partisinin Büyükşehir Belediye Başkanını bel altı laflarla kötüleyebilir mi?
Yapılan tamamen budur. CEvabı da verilmiş, bu iş burada kapanmıştır..."
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN