Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Savunma Haktır, Savurma Değil...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 12 - 2015 : 09:33
En ciddi içerikli tartışmalar bile, günlük münakaşa haline getirilirse işin önemi, ciddiyeti ve tesiri kaybolur.
Söylenecek söz sıkıntısı çekilmeye başlanır. Önceleri biraz gevezelik etkisiyle, sıradan sözler gündeme gelir. Sonra tartışmanın tesiri ve nezaketi elden kaçar.
Tesiri elden kaçarsa, her iki taraf da ağzına geleni söyler. Doğruyu söyleyecek etkinlik kalmaz. 
Nezaket elden kaçarsa, işin içine ahlaklı olmayan tavır ve ifadelerle yalanlar katılır. Olmayan şeyler yaşanmış gibi gösterilir. Tartışmaların taraf liderlerinin, aile kadroları da hedef alınarak, itham lisanı ve içeriği ağır, hatta ayıplı ifadelerle, seviyesiz ithamlara dönüştürülür.
İki gündür böyle bir vodvil yaşamağa başladık...
***
Putin’in “Türkiye yaptığına pişman olacak” tehdidi, ülke çapında kapsamlı tepki çekti. İki gündür dikkat ediyorum, başlangıçtaki müsamahakar tavır kayboldu. Yerini haşin ve gür sesli reaksiyonlar aldı.
Böyle ortamlarda tek bir kibrit çöpü her şeyi yakabilir...
***
Bu arada önemli bir husus, hata eylemi gündeme gelebilir. Herkes bu hassas konuda, mutlaka bir şeyler söylemeyeniyetlenir. 
Hele bir de eylemin üzerine yürüyenler, devletimizin ve siyaset hayatımızın, çok yüksek rütbeli eski siyasetçileri olursa, eyleme müdahil olmanın riski artabilir. 
Türk siyasetinin ve bakanlıklar aleminin, çok değişik hizmet alanlarında ve en yüksek rütbelerinde görevlendirilmiş olan siyasetçiler, bu olay üzerinde görüş belirtirken, dikkatlerini önemsemeyebilirler.
Nükte yapmak isterken, ölçüyü kaçırıp, olayın içeriğini ve biçimini saptırabilirler.
Örneğin eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Bey, “Putin biraz pişmaniye yesin” kendine gelsin esprisiyle, şu anda dünyanın en kritik ihtilafına “Karadenizli taşlama lisanı” ile cevap veriyor.
Bu kadar ciddi bir olaya, eski ve ünlü bir valinin verebileceği takdir hükmü bu mu olmalı?
Eski Adalet Bakanımız, eski Meclis Başkanımız Mehmet Ali Bey de “Putin’in lafı bize sökmez” diyor...
Hani, o kim ki bizim adımızı ağzına alıyor, der gibi üslup sergiliyor...
Bu münakaşayı başlatan da, sürdüren de Tayyip Bey’dir. Karşı tarafta da Putin yer alıyor.
Yani iki koç karşı kaşıya...
Hal böyleyken, gerideki kadroların devreye girip etkinlik sergilemeleri, “laf ola beri gele” değerini bile etkilemez... Baksanıza başbakan bile, bu konuyu tartışırken, Tayyip Bey’in müdahale üslubu ve hitap lisanı etrafında ağzını açıp bir şey söylemiyor.
Hatta dış işleri bakanımız, Rus dışişleri bakanı ile bir Belgrat tesadüfünde konuşurken, Ankara’nın değil açık seçik Tayyip Bey’in rezervlerini önemsemiş olarak görüşmeler yapıyor. Tayyip Bey lisanı dışında, tek kelime bile değiştiremiyor...
Dünyanın devleri ve sıradan ülkeleri, eminim ki bu olayda, Türkiye’nin haklılığını görüyor; ama cesaret gösterip, Türkiye’den yana tavır alamıyor. Belli ki Rusya ile ihtilafa düşmekten, ödleri kopuyor.
Böyle bir kadrodan destek gelmeyeceğine göre, Türkiye tek ağızdan, ama hakikaten tek kişinin ağzından, bu mücadeleyi sürdürmelidir.
Tayyip Bey bu işi tek başına üstlenmiş ise, inanın ki AKP kadrolarındaki her isim ve şahıs ne söylerse söylesin etkinlik sağlayamaz...
Bu bahiste ülkeyi sadece Tayyip Bey temsil edip savunuyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN