Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ölçüyü Kaçırmak

Yayınlanma Tarihi : 04 - 12 - 2015 : 09:13
Ölçüyü kaçırmak, aklı kullanmamanın sonucudur.
Kimi “akılsızlık”, kimi de “deneyimsizlik” der; ben açık deyimiyle “aptallık” diyorum...
Olayın somut tarifine geçmeden önce, geniş kapsamlı bir Putin tahlili ve tanımlaması yapmak gerekir...
Bana verilen sütun ölçüleri sınırlı olduğundan, geniş tahlile girişmek yerine, verilmiş hükümlerden aktarmalar yaparak konuyu değerlendirmek istiyorum.
 
Türkiye ve Rusya sadece iki kişinin lisanında, bütün dünyayı şaşırtan bir münakaşa eylemi gerçekleştiriyorlar.
Türkiye’de sadece Tayyip Bey, Rusya’da sadece Putin konuşuyor... 
İkisi de önlerine çıkan her fırsatı, her kürsüyü, her mikrofonu kullanıyorlar...
Ara sıra sahneye fırlayan figüranlar gibi, meseleye ilişkin şeyler söyleyen, örneğin Lavrov gibi, zaman zaman da başbakan Davutoğlu gibi kişiler görünse bile, değişen bir şey olmuyor...
Putin, Türkiye’yi “inletmek” istiyor ama ölçüyü kaçırdığının farkında olmadan ısrar ile gereksiz süre uzatması yaratıyor...
 
Tayyip Bey, Katar gezisinde fahri doktora aldığı üniversitenin kürsüsünü kullanarak, Putin’le olan tartışma konusunu güdeme getirdi. 
Detayları tartışmaya aldı. Putin’in Türkiye’ye yönelttiği suçlamaların asılsızlığını sıraladı.
Bütün dünya kamuoyunu bu tartışmanın içine çekerek, hüküm alanı genişletmesini, kendisi ve Türkiye lehine çevirmeye çalıştı.
Hatta fahri doktora kürsüsünü, bir tür uluslararası bilgilendirme zemini olarak kullandı. 
Örneğin “Esed gibi birinin yanında ne işin var” diye sordu.
Putin’in Türkiye hakkında gerçekle ilgisi olmayan ve makul hiçbir zihni ikna edemeyecek üslup ve tavırlarla olayın yaygınlaştırılmasını ayıpladı. 
İsmen kınadı. 
Hatta itham edecek ölçüde, kelimeler ve kavramlar seçerek açıklamalarda bulundu.
 
Öyle görülüyor ki Putin, benzer bir zeminde veya kendi evinde cevap vererek, olay üzerindeki tartışma inatçılığını sürdürecek ve sınırlarını genişletecektir.
Peki, bu böyle sürer mi?
Bugüne kadar sergilenenler akla uygun şeyler değildi. Üslubun ve tavrın böylesine garip öğeler içeriğinde seçildiği dikkate alınırsa devam edebilir.
Örneğin Putin’in sözcüsü Peskov, NATO’nun doğuya doğru genişlemesine karşı, misillemede bulunacaklarını açıkladı.
Karadağ’ın NATO’ya davet edilmesini uygun bulmadıkları yönünde değerlendirdi.
NATO’nun askeri altyapısının sürekli doğuya doğru genişlediğini savunan Peskov, “Bu duruma karşı yanıt verilmemesi mümkün değil. 
Güvenliğimiz ve çıkarlarımız doğrultusunda, misillemede bulunacağız” dedi.
Türkiye’nin basılı ve elektronik sayfalarında “Putin çıldırdı” diyecek kadar, ileri götürülmüş sertlikte ithamlara yer veriliyor. 
Belli ki cesaretini, Tayyip Bey’in sert üslubundan ve temas ettiği açıklama başlıklarının isabetinden alıyor.
 
Putin’in NATO’ya karşı takındığı tavır, bir süre sonra hafifler. 
Hatta bu konuda Rus müsamahası, Karadağ konusunda NATO genişlemesini hızlandırabilir.
Ama Türk-Rus ilişkilerinin, sadece iki lider kelimeleriyle özetlenen hırslı ve hırçın açıklamalarının bir süre sonra anlamı kalmayacaktır.
Rusya, eğer Türkiye üzerinden çevreye gözdağı vermeyi denemek istiyorsa, buna abesle iştigalin garip manzarası denebilir.
Putin etrafa olumsuz enerji yayma konusunda gemi azıya almış gibi saldırıyor da saldırıyor...
İşte Türk - Rus ilişkilerinin bugünkü izahı budur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN