Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir Böyle Parlayamaz

Yayınlanma Tarihi : 04 - 12 - 2015 : 09:13
İzmir’deki imar planı iptalleri; kim haklı, kim haksız tartışmasını çoktan geride bırakmış durumda.
Çünkü sözkonusu uygulama, özünde ister haklı olsun ister haksız, neticede doğrudan kenti ve yatırımcıyı vuruyor.
Başka hiç bir şehirde duymadığımız itirazlar, ne yazık ki İzmir’de yatırımcının önüne ciddi engeller olarak çıkarılabiliyor.
Sürekli değişen, iptal edilen, yeniden düzenlenen planlar, girişimcileri doğal olarak isyan ettiriyor, dışarıdaki yatırımcıları da İzmir’den soğutuyor.
 
Peki, ne yapmalıyız?
Bu kötü talihten ve şöhretten nasıl kurtulabiliriz?
Bir işi baştan sona sorunsuz ve doğru yöntemlerle nasıl götürebiliriz?
Herhalde şu önerileri dikkate almakla yola çıkabiliriz:
 
— Meslek odaları, katkılarını ya da itirazlarını planların yapımı sırasında dile getirmeliler.
— Planlar bittikten, yatırımcılar inşaatlarını çıktıktan sonra gelen itirazlar, herkesi zarara uğratıyor.
—Planları hazırlayan yetkililer de, meslek odalarıyla işbirliği içinde, itiraza yol açmayacak şekilde çalışmalılar.
— Yamalı bohça gibi, yap-boz oyunu gibi sunulan planlara artık son vermeliler.
—Alt ölçekli planlar ile üst ölçekli planlar uyumlu olmalı.
— Yetkililer, kentin doğru planlanmasını ve doğru yöne doğru gelişmesini sağlamalılar.
—l İzmir’de artık tek sesliliği yakalamalılar.
Yoksa ne olur?
Olcağı şudur:
 
— İzmir denildiğinde yatırımcı kırk defa düşünür, yine de gelmez.
— İstihdam durur, binlerce iş imkanı ortadan kalkar.
— Bırakın dışarıdan yeni yatırımcı akmasını, eldekiler de İzmir’den kaçar.
—Zaten yüksek olan işsiz sayısı daha da yükselir.
—Girişimciler İzmir ile bağlarını keser, ilgilerini kaybeder.
— Bu tür krizler sadece firmaları değil, tüm kenti olumsuz etkiler.
 
O yüzden, nur topu gibi yeni kaosumuzu acilen aşmak zorundayız.
Yeni düzenlemeleri derhal devreye sokmak, yatırımcıya zaman kaybettirmeden yol vermek ve krizi mümkün olduğu kadar kısa sürede atlatmak mecburiyetindeyiz.
Tek çözüm, tek yol, işleri süratle düzeltmekten geçiyor.
Başka çıkış yolu yok çünkü..
 
 
Muhtarın Dediğini Yapın Kayaköy Kurtulsun
Bizim millet tarih-marih dinlemez.
5 bin yıllık geçmişi var, 8 bin yıllık mazisi var diye bakmaz.
Neyse ne der, yapar kaçak inşaatı, basar geçer.
Bu kabus zihniyet, şimdi de tarihi geçmişi 5 bin yıla dayanan turizm bölgesi Kayaköy ve Karakeçililer’i sarmaladı.
Oraları da için için yiyor.
Kaçak inşaatlar süratle yükseliyor, artıyor.
Kayaköy’de 300, Karakeçililer’de 500 kaçak yapı tespit edildi.
Bunlar belediye ekipleri tarafından mühürleniyorlar, çalışmaları engelleniyor, cezalar yazılıyor filan da, her şeye rağmen onların duracağını pek sanmıyorum.
 
Ama şunu da anlayamıyorum.
Bir değil, beş değil, on değil, tam 800 kaçak yapı çıkılırken yetkililer neredeydi merak ediyorum.
Neyse, orayı geçelim artık, olan olmuş bir kere..
Şimdi zararın neresinden dönülse kârdır.
 
Fethiye Belediyesi bu aralar kaçakların üzerine ciddiyetle gidiyor.
Umarım onları tamamen ortadan kaldırmadan pes etmezler.
Yoksa, ellerini çektikleri anda orada da ne tarih kalır, ne turizm.
Belki ciddi önlem için Kayaköy Mahalle Muhtarı’nın önerisini dinlemelerinde fayda var.
Muhtar, kaçak yapıların imar planı olmamasından dolayı peydahlandığını, oysa buraya korumalı bir imar planı getirilirse mücadelenin çok daha kolaylaşacağını söylüyor.
Bana göre çok haklı.
Belediye de kendisini bir duysun isterim.
 
 
Yüzde 3 Büyüme ile Avunalım mı?
Biz avunuruz belki ama dış gözler aksini söylüyor.
Mesela Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Genel Sekreteri Angel Gurria..
“Sakın yüzde 3’e yanılmayın, kanmayın” deyip, bizi şöyle uyarıyor:
 
— Türkiye bu yıl yüzde 3 civarında bir büyüme yakalayabilir.
—Ancak, bu yeterli değildir.
—Türkiye gibi bir ülke için yüzde 3’lük bir büyüme oranı “toparlanma” olarak tanımlanamaz.
—Türkiye “ben yüzde 3 büyüyorum, bu OECD ortalamasının yüzde 1 üstünde” deyip mutlu olamaz.
— Çünkü, Türkiye genç nüfusuna daha fazla iş yaratmak için daha hızlı büyümek zorunda.
— Gelişmiş ülkelerle arayı kapatması için hızlanması lazım.
— Ortalama hız Türkiye’ye yetmez.
 
İyi güzel de, nasıl olacak o hızlanma..
Bugüne kadar ancak bu kadarını yapabiliyorken, şimdi başımıza bir de Rusya krizi çıktı.
Hızı arttıralım derken, ister misiniz ileride yüzde 3’ü de arar hale gelelim!..
 
 
Buna Kimse İnanmaz
- İsrailli bilim adamları, kadın ve erkek beyninin birbirinden farklı olmadığını, aynı şekilde çalıştığını tespit etmişler.
- Mümkün değil, olamaz. Bu bilim adamları, eşleriyle bir çanta-ayakkabı tartışmasına girsinler de, görsünler bakalım beyinler eşit mi değil mi!
 
Uyanık Yönetim
- Altay’daki iddialaşmaya göre, takımın her galibiyetinden sonra bir yönetici saçlarını kazıtıyormuş, son olarak başkan da kazıtmış.
- Böyle iddiaya herkes girer. Takım o kadar az galibiyet alıyor ki, dar kadrolu bir yönetim kurulu bütün sezonu çıkartır. Sıkıysa yenilgisine iddiaya girsenize!..
 
Bizimkiler Çok Ballı
- Japonya’da belediye, rahat geçsinler ve ezilmesinler diye, kaplumbağalar için tren yollarının altına özel tüneller yapmış.
- Bakın, bizim kaplumbağalar ne kadar şanslı.. Tren yolumuz az diye, hiç böyle tehlikeler yaşamıyorlar!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN