Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sokaklara da “Merkez” Düzeni...

Yayınlanma Tarihi : 04 - 12 - 2015 : 09:11
Hürriyet Gazetesi’ndeki bir habere göre; belediyelerin, elektrik, doğalgaz ve telefon, internet benzeri hizmet hatlarını yel altından geçiren şirketlerin, arızaydı, yeni hat döşemesiydi, yenilemesiydi gibi nedenlerle şehirlerin cadde ve sokaklarının köstebek yuvasına dönmesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı el koyuyormuş.
 
Bu konuda hazırlanacak yönetmelik taslağına göre; şehirlerde gelişigüzel yapılan alt yapı sistemlerinin tek elden yönetilmesi hedefleniyormuş. Dolayısıyla, şehir cadde ve sokaklarının, her aklına gelenin tesisat veya teknoloji yenilemesi için, ayrı zamanlarda kazması önlenecekmiş.
 
Bugüne kadar alt yapı tamirlerine, yap-bozlarına ve teknolojik yenileme kazılarına yatırdığımız para ile, her kente dört başı mamur, kalıcı yapılar oluşturulacağı gerçeği bir kenarda dursun, biz yine dönelim Şehircilik Bakanlığı’nın “şehircilik düşünceleri”ne...
Bu proje de bir “Avrupa Birliği Uyum Yasaları”nın gereği midir bilemem. Ancak, bu mealde çıkarılan bir çok yasanın raflarda durduğunu, asla hayata geçirilmediğini, geçirecek alt yapı ve kadro olmadığını bilemem. Örneğin iki yıl önce yürürlüğe giren “Semt Pazarı Kanunları”na vaktiniz olursa bir bakın, iki yıldan bu yana pazarlarımızda en küçük bir değişim yaşanmadığını göz önüne getirin, çok iyi anlayacaksınız bazı kanunların bu ülkede geçmediğini.
 
Örneğin aylarca tartıştığımız bir “ekmeğin poşete girmesi” vardı. Kanun halen yürürlükte ve ekmeği poşete koymayanlara hatırı sayılık cezalar öngörülüyor. Bazı süpermarketler hariç, siz hiç ekmeğin poşette satıldığı bakkal gördünüz mü?
 
Pusuda Bekleyen Kanunlar...
En büyük korkum da şu; ya bu raflarda bekleyen kanunlar, bir talihsize uygulanırsa...
Bir başka örnek; ülkemizde fişsiz mal satmak yasak ve ağır cezai yaptırımları var... 
Yine büyük alış-veriş mağazaları hariç, siz hiç küçük alış-veriş merkezlerinin fiş verdiğine rastladınız mı?
Ama yine en büyük korkum; kabağın bir alış-veriş sonrası gariban bir bakkala, ya da gariban bir vatandaşa çarpacak olması...
Onun için, Şehircilik Bakanlığı’nın yeni yasa, yönetmelik hazırlığını da bu anlamda alıyor, şehirlerimiz için çok gerekli bir uygulamanın “raf kanun ve yönetmelikleri”nden biri haline geleceğini düşünüyorum. 
Biz vatandaşlar da, yaşadığımız kentlerin sokaklarında ayağımıza yamuk-yumuk kaldırım taşı takılmadan, bir yağmurda üzerimize çamurlu sular sıçramadan, sokaklardaki su 
birikintileri yüzünden seke seke yürümek zorunda kalmadan gezmeyi, dolaşmayı, işe gidip gelmeyi istemez miyiz?
 
Kocaoğlu’nun ‘İntikam’ Zamları
“Sayın Kocaoğlu, 1 Kasım seçimlerindeki hezimetin acısını, yaptığı zamlar ile İzmirlilerden çıkarmaya çalışmaktadır...”
Vay... Vay... Vay...
Muhalefete bak muhalefete...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, partisi CHP’ye, 1 Kasım seçimlerinde, 7 Haziran seçimlerinde daha az oy veren İzmirliler’i cezalandırma yoluna girebileceği ölsem aklıma gelmezdi... Muhalefetin aklına geldiğine göre...
Özgür, özgün, yapıcı muhalefet hepimizin arzusudur. Ülkemizin de buna, yani dillerden düşürülmeyen, ancak kafalara kadar ulaşmayan kardeşliğe, birliğe, beraberliğe, uzlaşmaya büyük ihtiyacı var... Peki aynı belediye meclisinin iki önemli üyesi olan, yukarıdaki lafın sahibi AKP Meclis Grup Başkan Vekili Bilal Doğan ile, aynı meclisin başkanı olan CHP’li Büyükşehir belediye Başkanı nasıl kardeş olacak? Nasıl olup da, birlik-beraberlik-kardeşlik içinde bu kentin insanının hayırına asgari müştereklerde buluşarak birlikte hizmet verecek?
Vallahi de, billahi de pes...
Ona tekme, buna tekme; konuya tekme, komşuya tekme... Eşe tekme, dosta tekme...
Bu ülke çoktan paramparça olmuş da haberimiz yok...
Gel de, “.... millet sizden ne bekler?” diye sitem etme...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN