Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Öğretmenim Oku Beni

Yayınlanma Tarihi : 25 - 11 - 2015 : 09:56
1981'den itibaren tam 33 yıldır 24 Kasım'ı "Öğretmenler Günü" olarak kutluyoruz.
1981, Atatürk’ün doğumunun 100.yıldönümüdür.
24 Kasım 1928 ise, ülkemizde ‘okur-yazar’ oranının artırılması için, okulların açılışının ve Gazi Mustafa Kemal'in Başöğretmenliğinin kabul tarihidir.
Kurtuluş Savaşı daha henüz sona ermemiştir.
1921'de ilk defa Ankara’da; "Maarif Kongresi" düzenlenir.
Bu kongrede Atatürk, eğitimle ilgili hafızalarda yer alan o sözü söyler:
''Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.''
 
 
Öğretmenler Günü tüm dünyada kutlanıyor.
Ama farklı tarihlerde.
Dünyanın büyük bölümü, Öğretmenler Günü UNESCO’nun tavsiyesiyle; 1994'den beri her yıl, 5 Ekim'de kutlar.
Amerika'da öyle.
12 Arap ülkesinde; öğretmenler günü 28 Şubat'tır.
 
 
Ülkemizde ilk öğretmen Okulu'nun açılışı 1848'dir. Adı da "Darülmuallim"dir.
Bu okul o tarihlerde, ortaokullara (Rüştiye) öğretmen yetiştirmek için kurulmuştur.
Öğretmenlerimiz bugün rahat ve mutlu değiller.
Çünkü Cumhuriyet tarihinde üzerinde en fazla oynanan, yaz/boz tahtasına çevrilen kurum öğretmen yetiştiren okullarımız olmuştur.
Dolayısıyla da öğretmenlerimiz.
Günümüzde, halen belli bir standarda oturtulmuş değildir.
Mesleğin yozlaştırılması için elden gelen yapılmaktadır.
 
 
Öğretmenlerimiz 780 binleri bulan sayılarıyla, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda, Türkiye'nin en büyük ordusudur.
Okullarımızda, tam 17 milyon 500 bin vatan evladınu bu öğretmenler okutmaktadır.
Şu hiç unutulmamalıdır:
Eğitime yatırım;
Bir ülkenin, geleceğine,
Gelecek asırlara olan yatırımıdır.
Bunun için;
Her şeye "cimri" olabilirsiniz?
Ama "eğitime" asla!
 
 
Ne Oldu Bize?
Uzun uzun yazmayacağım.
Çünkü çoğunuz bu kentte araç kullanıyorsunuz.
Bir dönem ne kadar mükemmeldi.
Kuralsızlar, trafik polisi ile kurallara uyduruluyordu.
Ne değişti?
Nereye gitti o kadar trafik polisi?
Buhar olup uçmadıklarına göre, o zaman birilerinin "sokağa" çıkmalarını yasaklamış olması gerekiyor.
 
 
Kentin en işlek caddelerinde ve ana arterlerde, artık saat 17'den sonra bile yasal olmayan parkları önleyerek trafiğin akışını hızlandıracak memur göremiyorum.
Ya ben görme özürlüyüm ya da onlar bir yerlere saklanıyorlar.
 
 
Rica etsem bir gün Mithatpaşa Caddesi'ne bir trafik ekibi bakabilir mi?
Hatay Caddesi (İnönü) de öyle. Hatta Balçova Ata Caddesi'ne.
Ya da kentteki tüm caddelere...
Sanki buraları, mağazaların, iş hanlarının, ticaret yapanların, serbest meslek sahiplerinin ya da onların müşterilerinin malı sanki.
Yürüyen araç trafiğine asla geçit yok.
İşgal altındalar.
Bir de TIR ve damperli kamyonlar.
Kent içindeki sayıları neredeyse ESHOT otobüslerinin sayısına ulaştı.
Vızır, vızır üstelik de çoğu direksiyondakinin "ayı"lığı yüzünden korku canavarları gibi son sürat yollardalar.
Solluyorlar, kaçmasan 40-42 tonluk demir yığını üzerine çıkacak.
Kim bunlara kent içinde bu cüreti bu bu yetkiyi veriyor? dedim.
Bakanlık onayıyla çalışıyorlarmış.
Yani, emir demiri keser durumu...
Ama yine de İzmir trafiği için yapılabileceklerin olduğuna inanıyorum.
Tıpkı, 7 Haziran seçimlerinden önce olduğu gibi..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN