Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Mukadder Hayatın Sonu

Yayınlanma Tarihi : 25 - 11 - 2015 : 09:14
Mukadder hayatın sonu, ilahi takdirin yeni bir safhasıdır.
Bu safhada ilk takdirin zemin ve mertebesi tayin olunur...
Ve bu muayyen zeminde, gaip âlemin hükmü başlar.
Bu hüküm ebediyetin ilk adımıdır...
Türk diplomasi yaşamının ve politik hayatın, seçkin şahsiyeti Kâmran İnan vefat etti...
***
Kamran İnan’ı, parlamento üyeliğim sırasında tanıdım. Adalet Partisi içinde uzun ve tesirli bir mücadele geçmişinden geliyordu. ANAP milletvekiliydi...
Çeşitli askeri müdahale biçimlerinin hepsinden, önemli bir şahsiyat ispatıyla kendini çekip çıkarmış ve her dönemde politikaya davet edilen bir siyasi şahsiyet olarak temayüz etmişti...
Süleyman Bey’in Adalet Partisi macerasında, öne çıkan bir doğulu devlet adamı hüviyetiyle dikkat çekiyordu. Diplomasi mesleğinde siyaset terbiyesi görmüştü.
Arvasi soyundan ‘‘Evlad-ı Resul’’ diye bilinen Demokrat Parti Bitlis Milletvekili Gaydalı Şeyh Selahattin Bey’in oğlu Kamran İnan, siyaset sahnesinin her aşamasında ve her kademesinde hatırı sayılan ve etkinliği hemen fark edilen bir seçkinlik simgesiydi.
***
Doğulu milletvekillerinin bütün vaktini geçirdikleri kuliste hiç görünmez, parlamentoyu bir sohbet ve çekiştirme zemini olarak değil, gerçekten parlamenter tariflerin riayetlerine uygun bir kürsü olarak değerlendirirdi.
Sıradan bir milletvekili manzarası sergilemedi. Sıradan iltifatlara itibar da etmedi.
Henüz ellisine varmadan, Dışişleri Bakanlığı’na atanması kararlaştırılmıştı. Sanırım hayatı boyunca aradığı ve beklediği talih yüzüne gülmüştü. Dışişleri Bakanı olacaktı. Ertesi sabah liste cumhurbaşkanının onayına sunulacaktı.
Ne olduysa o gece oldu. Listedeki görev unvanı değiştirilmiş ve Enerji Bakanlığı’na atanmıştı. Büyük sürprizdi... Kapris yapmadı ve kabinedeki görevi üstlendi.
Bu asabiyet içinde,1978 Adalet Partisi Büyük Kongresi’nde Süleyman Bey’in karşısına genel başkan adayı olarak çıktı; ama yarışı kaybetti...
Devamlı önünün kesildiğine inanıyor, fakat mücadele bahislerinin hiçbirini terk etmiyordu.
Sık sık siyasette ve diplomaside geçirdiği tecrübelerin özetini verirdi; “Yıllar içinde çok acı üç tespitim var; hainler, hırsızlar ve cahiller Türkiye’de prim toplar, hatta teşvik görür” derdi...
Tutkusu yüksekti. Hiçbir zaman laubaliliğe fırsat vermedi. Bütün ilişkilerinde muhatabı hangi hüviyette ve şahsiyette olursa olsun, hayatının disiplin ve ciddiyetini korurdu.
Bu bir asık surat değil; mesafeli oluşun gerçekçi tavır kararlılığı ve ciddiyetiydi...
***
Kamran Bey’i dün Hizan’da baba evinin toprağına tevdi ettiler. Böylece ruhun, bedene olan bağlılığı, âlemde sona erdi.
Artık kabrin sessiz ve aşikâr sükûnunda vakit ne ileri, ne geri alınabilir...
İlahi saadet ve sükûn Allah’ın rahmetindedir.
Allah rahmet eylesin...
Işıklar içinde uyusun...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN