Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir Film Festivali

Yayınlanma Tarihi : 23 - 11 - 2015 : 09:01
İzmir’e yerleşmeye karar verdiğim zaman sağımı, solumu öğrenmek istedim. İlk saptadığım gerçek, gösteri sanatları için yeteri ölçekte mekânların bulunmayışı idi.
Örneğin nüfusu üç milyonu aşkın İzmir’deki devlet tiyatrolarının toplam koltuk sayısı 230 kadardı... Aradan on beş yıl geçti; hala 230’dayız...
Sinema salonları ise geleneksel kültür değerlerinin toplulaştığı mekânlardan, örneğin caddelerden, meydanlardan ayrılıp, AVM’lerin ya tavan arasına ya da zemin katına göç etmişlerdi.
Kültürel konumu böylesine sınırlanmış bir kentte, 16 yıl üst üste kısa film festivali düzenlemek ve her yıl giderek kapsamı genişleyen bir estetik ve teknik yaratmak çok zor iştir.
Yusuf Saygı bu zor işi başarmıştır.
 
“Kısa Film Festivali” önceki gece, Kültürpark 1–B Holü’nde gerçekleştirildi. Bu girişimin adı, “festival” olarak sunulmasına rağmen, işin özünde bir yarışma olduğu açıkça görülüyordu...
Festival yönetmeni Yusuf Saygı, kısa film yarışması için bir ödüllendirme başlığı bulmuş ve ilginç bir tanımlama ile isimlendirmişti:
“Altın Kedi Ödül Töreni”...
Törende derecelendirilen kısa filmlerin yapımcılarına ödül olarak “Altın Kedi” heykelcikleri dağıtıldı.
Bu tören, televizyonlarda her yıl seyrettiğiniz Hollywood’un gerçekleştirdiği Oscar ödüllerinin neredeyse yüzde yüz uygulama benzerliği ile sunuldu. Bu türde bir törene, kalp kırıcı olmamamın bütün özenini göstererek bir tür Oscar ilhamının tören tekrarı diyebiliriz.
Tören düzeninde ödül alacakların, ödülü vereceklerin sahneye daveti, konuşmalardaki anlam ve biçim modeli, Oscar dağıtımının tam benzeriydi. İşin içine biraz felsefe, biraz sosyoloji, biraz da gelir dağılımı katma merakı, tam anlamıyla ve örnek değerleriyle bir Hollywood tekrarıydı.
Tek farkla: Tören oturma düzenli bir akşam yemeğinde gerçekleştirildi...
Neden?
Hollywood gösteri düzeninin tekrarında bir farklılık yaratmak için mi?
Eğer amaç bu ise, işin farkına varılamadı...
Yusuf Bey bu işi salonda, aslına uygun düzende gerçekleştirseydi, eminim etkinlik katsayısı çok daha yüksek olacaktı.
 
İzmir’de bu tür gösteriler için yeteri nitelikte kapalı salon bulunmadığı için, (yine) çok amaçlı kullanım mekânı haline getirilen Ahmet Adnan Saygun salonu kullanılabilir...
(Tek riski var: Bu tür ödül törenlerine açılmasının müthiş bir talep patlaması yaratacağı da dikkate alınmalıdır.)
 
Törenin iki ev sahibi vardı: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve festival yönetmeni Yusuf Saygı...
İkisi de konuşmalarında sinema sanatının, geleneksel ve çağdaş konumları çerçevesinde “neden kısa film” sorusuna temas etmediler.
Sinema sanatında ve onun nihai aşaması olan ödül dağıtma töreninde gelenekten ayrılan yeni tavrın (neden kısa film festivali konusu) açıklanmalıydı diye düşünüyorum.
Unutmayalım “kısa film” en az 100 yıllık bir geçmişten damıtılarak günümüze geldi.
Yusuf Bey’in konuşmasında birinci başlık bu olmalıydı...
 
Anlaşılıyor ki, seneye bu mevsim 17’nci töreni izleyeceğiz.
Her yıl festivale (yarışmaya) özgün bir değer eklenirse, buna “geleneksel” gelişme diyebiliriz.
Aksi halde tören kendini tekrar eden noktada kalır. Sadece filmler ve isimler değişirse, buna da gelenek değil, “tekerrür” denir...
Yusuf Bey’i kutluyorum... Dile kolay: 16 yıl aynı ısrar ve iradeyle “Altın Kedi ödüllerini” dağıtıyor...
Not: Festival törenlerinde bir kişi sahneye sadece bir defa çağrılır. İşi abartmanın alemi yoktur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN