Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Para Her Dilde Konuşur

Yayınlanma Tarihi : 17 - 11 - 2015 : 09:18
Ne ilginç konudur ki, “para her dilde konuşur” ve muhatabı da kim olursa olsun, bu her dili biliyormuş gibi anlatılanı can-ı yürekten dinler...
Türkiye’de de para konuştuğu zaman, kürsüdekinin kim olduğunun önemine ve değerine bakılmaksızın her kulak keskinleşir ve alesta kesilir.
Mesela, G-20 liderlerinin hatıra fotoğrafı çektirdikleri sahneleri televizyondan izledim.
Çok ağırbaşlı (bir sürü insan da asık suratlı diyor) Tayyip Bey bile, bu büyük tesirli fotoğraf hengâmesinde sürekli gülüyordu.
Hepsinin çehresinde, bayram yerinde penbe renkli pamuk helva almak için sıraya girmiş, mahalle çocuklarının neşesi vardı.
Neden?
Çünkü kürsüde para konuşuyordu.
 
Devletin başındakilerin, hazinedarlık keyfiyle para adına konuşmalarına çok alıştık. Mesela Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuştuğu zaman ilgiyle (merakla) izliyoruz; ama gıpta ile izlemiyoruz. 
Çünkü konuştuğu para, kendisinin değil...
Çünkü Türk milleti, patronu kıskanır veznedarı değil...
 
Ülkenin en varlıklı sanayi kuruluşlarından Koç Holding’in Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç, G-20 zirvesi öncesinde ilginç bir açıklama yaptı. 
Sosyalist terminolojiyle, kapitalizmi hedef aldı. Biçimsellikte nazik; ama manada aktif ve haşin bir ayıplama üslubuyla, bütün kapitalist meslektaşlarını hayrete düşüren açıklamalarda bulundu.
Diyor ki: “Eşitsizliğin ortadan kalkması için, kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından, eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir.”
Bu sözleri seslendirirken; mağduriyet telaşındaki işçi kitlesinin ekonomik mahrumiyetinden çok, iktisat ilminde artık en eski komünistlerin bile vazgeçmeye hazırlandıkları bir modeli tartışır gibi konuşuyordu.. Çünkü kapitalizmin evriminde Ziya Gökalp’ci “devlet kapitalizmi”, yeniden değer taşımaya başlıyor. Günümüzün ciddi tartışma başlıklarından birisi bu... Çünkü kapitalizmin acımasızlığını savunacak cesaretler sinikleşmeye başladı. 
Hiçkimse bunu sonuna kadar sürdürecek konumda görünmüyor.
Ali Bey burada haklı: Kendi holdingi ve birlikte sermaye sahipliğini paylaştığı aile büyükleri ve kardeşleri, toplumsal sorumluluk tarifleri (karşısında değil) çerçevesinde makulü savunmak zorunluluğunu hissediyorlar.
Örneğin Türkiye’de nazari iktisat doktrincileri, “devlet kapitalizmine” dönüşün savunmasına nazik lisan, ama kaba içerik eleştirisiyle yaklaşıyorlar.
Keşke Ali Bey bu sözlerini otuz yıl önce, özelleştirme ihtilaçlarının başlatıldığı dönemde söyleseydi.
Üç beş kuruş birikmiş parası olanlar, özelleştirme mallarının haraç mezat satıldığı yıllarda, ucuza kapatılmış ihalelerle Koç’u bile geçen servetlerin sahipleri oldular...
Ali Bey bugün bu hassasiyeti dillendiriyor olabilir. Üstelik Antalya Summit’te sunulması da dikkat çekici olmuş ve Ali Bey etrafında bir merak estirmiştir. Ama vicdan sızısı, baş ağrısı değildir.
Mesela neden TÜSİAD, bu bahis etrafında etraflı bir tartışma başlatmaz? İşadamlarının, devlet bürokrasinin, emekçi sendikalarının, esnaf örgütlerinin akademisyenlerin görüşlerini dinlesek ne iyi olurdu...
 
Önceki gün postadan bir kitap aldım: Adı FB...
Bu çalışma Feyyaz Berker Bey’in yaşam öyküsünü anlatıyordu. 
Kapitalist âlemin en zengin mensuplarının görüşleri aktarılıyordu.
Kitabı geldiği akşam okumaya başladım: TÜSİAD’ın kuruluş günlerine geniş yer ayırmışlardı. Vehbi Bey o tarihte TÜSİAD’ın onursal başkanıydı ve bir numaralı kapitalizm savunucusuydu. 
Şimdi torunu kapitalizm için “tu kaka” diyor...
Türk iktisadiyatında “nesiller boyu” gerçekçi bir iftihar değildir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN