Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dengemiz Fena Bozuldu Düzelmemiz Epey Zor

Yayınlanma Tarihi : 17 - 11 - 2015 : 09:16
Seçim yorgunluğunu üzerimizden attık, tatilden döndük.
Tatil ne de olsa insanı rahatlatıyor, tazeliyor, dinlendiriyor.
Biz de az çok “kafayı dağıtıp” yeniden kürkçü dükkanımıza döndük.
 
Ben bu sefer biraz uzaklara kaçtım.
Miami’de bir hafta geçirdim.
Ancak, taa oralarda garip bir tabloyla da karşılaştım.
Son yıllarda Türk siyasetinin, “Türk insanının dengesini nasıl bozduğuna ve nasıl büyük tahribat yaptığına” üzülerek şahit oldum.
 
Çeşitli şehirlerden bir grup Türk, gemi turuna çıkmışlar.
Kruvaziyerde tanışmışlar, sonra da zaman zaman sohbetlere dalmışlar.
Konu ister istemez son seçimlere ve Türkiye’deki siyasete gelmiş.
Herkes açıkça fikrini beyan etmiş.
Çoğunluk mevcut sistemi ve yönetimi eleştiriyormuş.
 
Fakat aralarındaki biri..
—Bu eleştirilerin haklı olabileceğini..
—Ancak şimdi yurt dışında olduklarından Türkiye’yi yerden yere vurmamaları gerektiğini..
—Yabancıların arasında bu meseleleri konuşmaktan ve memleketi eleştirmekten rahatsızlık duyduğunu söylemiş.
 
Vay sen misin bunu söyleyen?
Ortalık bir anda karışmış, “memleketi eleştirmeyin” diye tepki gösterene “satılık, hain” damgası vurulmuş, gerilim arttıkça artmış ve kavga pozisyonuna geçilmiş.
Gemideki 15 Türk herkesin gözü önünde birbirine girmiş.
***
Sonuç rezillik tabii..
Siyaset bizleri ne hale düşürdü böyle..
İnanılmaz durumdayız.
 
 
Keskin Birer Bıçak Gibiyiz
Kavgalı Türkler ile Miami havaalanında karşılaştım.
Meğer tur dönüşleri benimle aynı uçağa denk gelmiş.
Sinirleri hala tepelerindeydi.
Birbirlerinin yüzüne bakmamak ve uçakta yan yana oturmamak için görevlilere dil döküyorlardı.
Aralarında tanıdığım bir arkadaşım çıktı.
Gemide olan bitenleri o anlattı.
Üzgün, şaşkın ve mahçuptu.
 
Türkiye’deki siyasi ortam bizleri ne yazık ki bu hallere getirdi.
 
—Birbirimizden iyice koptuk.
— Sevgi ve saygıyı kaybettik.
—Keskin birer bıçak haline dönüştük.
—Artık ne konuşabiliyoruz, ne tartışabiliyoruz.
—Ortak buluşma noktamız bile kalmadı.
—Acılarımız da, sevinçlerimiz de farklılaştı.
—Karşıt fikirlere tahammülümüz bitti.
— Ya siyahız ya da beyaz.
—Diğer renkleri kaybettik.
 
Gerçekler acı, ancak maalesef böyle..
 
Bölünüyor muyuz Diye Soranlara..
Gemideki Türkler’in vaziyetini gördükten sonra iyice karalara büründüm.
Bir de “Türkiye bölündü mü, bölünüyor mu” diye soruluyor hala..
Vallaha öyle bir bölünmüşüz ki, aramıza sınır değil kalın ve yüksek duvarlar örülmüş.
O duvarlar ne duygu geçiriyor, ne sevgi, ne de saygı..
 
Ben o duvarların büyüklüğünü ve bizde yarattığı kopukluğu Miami’de bile gördüm.
Burada hala görmeyen varsa, gözlerini kontrol ettirsin derim.
 
Kim ne derse desin, Türk milleti fikren ve zihnen “üç parçaya” ayrılmış durumda.
O parçalar yeniden birleştirilebilir de, daha da ayrıştırılabilir de..
Bundan sonra atacağımız adımlar geleceğimizi belirleyecek.
 
Aslında tabloyu düzeltmek için hala fırsatımız var.
Türkiye’nin bütünlüğü ve yarını, siyasilerin güdeceği politikalara bağlı.
— Ya birbirimizden daha da kopacağız..
— Ya da yeniden kucaklaşacağız..
Ciddi ve keskin bir yol ayrımındayız.
Umarım, aklın yolunu bulmayı başarırız.
 
 
NBA’de Karşıyakalılar’ı Bilmemeleri Büyük Kayıp
Amerika’da Türkiye’nin esamesi okunmuyor.
Ülkemizin Avustralya’da olduğunu filan zannediyorlar, bizden o kadar bihaberler.
Oysa biraz haberleri olsaydı, hele hele Karşıyakalılar’ı tanısalardı, kendileri için çok daha yararlı olurdu.
Bunun nedenini anlatayım.
 
Tatildeyken Miami Heat ile Utah Jazz’in karşılaştığı NBA’daki basketbol maçına gittim.
Şahane bir ortam, mükemmel bir salon, harika bir atmosferdi.
Tahmin edeceğiniz gibi, üst düzeyde gösteriler de birbirini izledi.
Tabii ki maç da çok güzeldi, ev sahibi Miami son saniyede bir sayı farkla kazandı.
 
Ancak gelin görün ki, adamlar onca şova, onca gürültüye rağmen, maçta tezahürat yapmayı bilmiyorlar.
Tek tezahüratları, takımları hücum ederken “Let’s go Heat”, rakip hücumdayken de “defence” diye bağırmaları.
Başka numaraları yok.
Yadırgadım doğrusu.
Halbuki Karşıyakalılar’ı tanısalardı, salonda bir takım nasıl desteklenir, nasıl tezahürat yapılır öğrenirlerdi.
Tanımamaları onlar için büyük kayıp olmuş.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN