Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kendi Köyünde Seçilemeyenler CHP'de Milletvekili Oluyor

Yayınlanma Tarihi : 11 - 11 - 2015 : 17:35
BEN HABER GAZETESİ 38.SAYI
 
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
 
Öncelikle sizden genel bir seçim değerlendirmesi alabilir miyiz? Siz böyle bir sonucu bekliyor muydunuz?
İşin doğrusunu söylemek gerekirse kimse yüzde 49’luk bir sonucu beklemiyordu. Seçimlere son 3 gün kala arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerde, tek başına iktidarı beklediğimi söylediğimde bana kimse inanmadı. İzmir’de hava farklı olduğu için böyle bir ihtimali birçok İzmirli görmüyordu. Ama Anadolu’yu iyi biliyorsanız, Karadeniz’i iyi tanıyorsanız böyle bir sonucun çıkacağını tahmin edebiliyorsunuz. 
 
CHP’nin oyunu tahmin edebiliyor muydunuz?
CHP bir ivme yakaladı, oyları yükseldi, bu durum anketlere de yansıdı. Sonradan o oylar tekrar geri gitti. Yani yüzde 28-29’ları yakaladı ancak sonra tekrar 25’e geriledi. CHP, ekonomik anlamda 7 Haziran sürecinde güzel şeyler söyledi ama “7 Haziran’dan 1 Kasım’a neden gidiyoruz?”u topluma anlatamadı. Kemal Kılıçdaroğlu fazla meydanlara çıkmadı. AK Parti’de ise toplumu değişik katmanlara sürükleyen çok farklı isimler var. Ancak CHP’de aynı şekilde katmanları etkileyecek isimler göremiyoruz. CHP, belli olan kitlesel oylarla kendini milletvekili yapmaya çalışan isimlerden oluşmuş bir topluluk gibi geliyor bana. Baktığımız zaman AK Parti’nin milletvekili profiliyle CHP’nin milletvekili profili çok farklı. Hatta kendi köyünde seçilemeyenler CHP’ye gelip milletvekili oluyorlar. Bundan dolayı da CHP kaybediyor. 
 
 
BAHÇELİ NEYE “EVET” DER MERAK EDİYORUM
 
Peki MHP’nin yaşadığı ciddi oy kaybını nasıl yorumluyorsunuz?
Esasında kaybetmesi gereken tek kişi var o da Devlet Bahçeli. Bahçeli’nin bırakın Türk halkına saygısını, kendine oy verenlere, MHP’ye gönül verenlere birazcık saygısı varsa istifa etmeli. Bugüne kadar 14 tane seçime girdi, 14 seçimin de hemen hepsini kaybetti. Böyle bir lider, ki lider demeyelim biz kendisine, çünkü lider dediğin toplumu sürükleyen insandır, böyle bir genel başkan dünyanın hiçbir ülkesinde, Afrika’nın en ilkel kabilelerinde bile yoktur. Kendisine başbakanlık bile sunulan bir parti neden iktidara gelmek istemez ki? CHP büyük bir özveriyle dedi ki, “Gel başbakan ol! Yeter ki bu toplumun sorunlarını bize verilen görev doğrultusunda çözelim.” Buna bile çok sert tepki gösterdi Bahçeli. Bir genel başkan bu teklife bile “hayır” diyorsa neye “evet” diyecek çok merak ediyorum. Bunu daha önce de söylemiştim. “En sert tepkiyi İzmir verecek” demiştim. Gerçekten de en sert tepkiyi İzmir verdi. Burada 2 tane milletvekilliği kaybettiler. Sadece İzmir’de değil Anadolu’da da müthiş bir oy kaybettiler. Meclis’te 4. parti oldular. Bir genel başkanın istifa etmesi için daha nasıl bir gerekçe olabilir ki… Aynı zamanda geçmişte partisini baraj altında bırakmış bir genel başkan. CV’sine baktığımız zaman her türlü başarısızlık var. Buna rağmen halen “Genel Başkanlık koltuğunda oturacağım” diyor. 
 
 
İSTİFA GELMEZSE MHP BARAJ ALTINDA KALIR
 
MHP’den ihraç edilen Sinan Oğan’ın yeniden partiye dönecek olmasını nasıl yorumluyorsunuz? 
“Hayırcılık”ın ötesinde Devlet Bahçeli’nin MHP’ye yaptığı en büyük kötülük, kendinden sonra gelebilecek, önünü açması gereken, partisini daha ileri taşıyabilecek genel başkan adaylarını yok etmeye çalışması. Bu bana göre hem Türk milliyetçiliğine hem de ülkücülere yaptığı en büyük kötülüktür. Bir insanın en büyük amacı, eğer iyi bir yöneticiyse, kendisinden sonra o toplumları, o kurumları ayakta tutacak insanları yetiştirmektir. Ne yazık ki Sayın Bahçeli’de böyle bir nosyon da yok. Meral Akşener ve Sinan Oğan’ı partiden silerek zannediyor ki kendi saltanatı devam edecek… Bence artık devam etmesi mümkün değil. Çünkü yaşanan gerilemenin ardında bu iki ismin partiden dışlanmasının da büyük payı vardır. Eğer Bahçeli o koltuğu bir an evvel boşaltırsa bu partinin geleceğinde bu iki isim parlayacak. Eğer Bahçeli istifa etmezse bundan sonraki seçimde MHP’nin kaderi baraj altında kalmak olacak. 
 
 
KILIÇDAROĞLU KOLTUĞUN HEP UCUNA OTURUYOR
 
Sizce CHP’de olağanüstü kurultay bu aşamada gerekli midir?
Şu gerçeği unutmamak lazım, bugün CHP ne yaparsa yapsın maksimum geleceği oy oranı yüzde 30’dur Türkiye’de. Bu gerçeği kabullenmek zorunda artık CHP. Kemal Kılıçdaroğlu iyi bir insan, diyaloga açık biri, herkese çok saygılı ama benim gördüğüm kadarıyla iyi bir lider olamadı. Bir genel başkan o koltukta daha güçlü oturmalı. Kemal Bey dikkat edin söyleşilerde de hep koltuğun ucuna doğru oturuyor. Elbette CHP’de bir genel başkanlık yarışı olabilir. Ancak Devlet Bahçeli’nin “bırakmayacağım” dediği yerde, oyunu korumuş Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bunu istemek biraz haksızlık olur. Bu seçimlerle ilgili olarak işi en kolay parti AK Parti demiştim. Çünkü onların bir tek söylemi olacaktı; “Gördünüz mü yüzde 60 bir araya gelemedi. İstikrar için iyi düşünün.” Hakikaten de bu söylem tuttu. Türkiye 7 Haziran’da tarihi bir fırsat yakalamıştı, uzlaşma kültürünün yeniden yaratılması anlamında. Şu anda Türk toplumu “tek partiyle devam edelim yolumuza” dedi.
 
 
CHP İZMİR’DE 14 VEKİLLİĞİ HAKETMİYOR 
 
CHP’yi İzmir’de nasıl görüyorsunuz?
İzmir’de CHP adına büyük bir başarısızlık var. Ekstra milletvekili almaları onların başarısı demek değildir. Bu seçimlerde CHP’nin oyu yüzde 1 artıyor ama AK Parti’nin yüzde 6 artıyor. Seçim sürecinde burada her kesimle bir araya gelebilen bir Binali Yıldırım gördük. Ama CHP’den partisini sürükleyecek bir isim göremedik. Buna il başkanı da dahil. “Nasıl olsa ben seçiliyorum”un garantisi de görüldüğü için bu şehirde… Bu rehavetle birlikte CHP 7-7 14 tane milletvekili aldı ama hak ettikleri bir milletvekili sayısı değildir. Çünkü kontenjanlar başta olmak üzere İzmirli hiçe sayılmıştır. İzmirlinin hiçbir yerde görüşü, ne istediği sorgulanmamıştır. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN